23 Temmuz 2010 Cuma

satırlara dökülen..

kendi özgürlüğümün içinde boğuluyorum..ölmeden boğulmaktan yoruluyorum..
mutsuz değilim, huzursuz da değil..sadece pişmanım..
pişman olduğum için de olsam pişman,bitecek kendime düşmanlığım..
yalnız değilim..
yaradan yaratıyor demekki, istediğince..
yalnız kalmaktan korkmayanı da görsünler diye..
yalnızken yalnız değilim..
film şeridi hayallerim, okunmaktan bitap kitaplarım, dinlemekten harab şarkılarım var benim..
yalnız değilim..
çay bile dost bana..
ne yalan söyler, ne uzak durur, ne trip atar ne hayal yıkar..
koyarım bardağıma, içmediğimi dökerim..
ben yalnız değilim..
hangi koltuk bıkar benden, hangi yastık ağlatır,
ben ağlamak istersem, yastık bana hazırdır..
hangi pencere eskir, ben baktıkça..
hangi elbise çürür..
hangi dost kızmış bana,
umrumda mi ki sanır..
annem,babam..canım cananım..
sandım ki onlar hep olacak varlığım..
anladığımda yaşlar döküldü gözümden,onların yaşına,yaşlarımla hürmeten..
yalnız değilim..yalnızlığı istemeye olur hüsranım..
sana beden beden büyük gelişim,bana küçük geliyor..
seni sıkmayan büyüklüğüm, beni nasıl yoruyor..
biraz erişsen nolur,
biraz çıkmaya çalışsan..
inmekten yorulan ben..
ya bir gün bırakırsam..
çok değil istediğim, dünya fani bilirim..
bir daktilo, bir oda kitap,
bir koli sigara, bir de kırmızı şarap..
kalemim olsun yeter..kağıdı bulamasam da,
duvar bile olur bana defter..
ahizeli telefon, bir de duvar kağıdı..
ahşap eski bir masa,
bir de banka hesabı..
fani dünya bilirim..üzüldüğüm boşuna,
geçmiş zaman olur ki,
şimdi gönlümde yara..
eskitilmiş duygular beni neden üzmüyor,
istediğim geçmişse, neden geri dönmüyor?
bile bile yazılan,
kader değil de nedir..
benim kendi yazdığım ,kendi kalemimdendir..

Hiç yorum yok: