23 Ağustos 2010 Pazartesi

başlığı yok..başı üşüyen satırlarımın..

iyi mi , kötü mü olduğunu bazen anlayamaz ya insan..
şeytanın işidir bu,derim..
aksilik arasan saymakla bitmez..
ya güzellikler, görmemizin çok kolay olduğu..
cızırdaya cızırdaya tarıyorum hayatımı..nerden ne bulup yakalasam diye..
antivirüs programı gibiyim..
virüsler buluyorum hücrelerimin derinliklerinde..
karantinam öyle dolu, öyle dolu ki..
nereye kopyalayacağımı bilemiyorum,
veriyorum besini veriyorum besini ,besleniyor virüslerim..
program tararken zihnimin dosyalarını,
hep virüs bulmuyor ..
güzellik de buluyor, mükemmelik de..
kopyalayıp hayatıma yapıştırmam gerekiyor..
atalet mi engelliyor, huzur mu batıyor, kısmet mi olmuyor..
dosyalarımda unutulup kalıyor..
istediğim şeyler var, arzuyla çok çok..
kimin yok ki mirim, diyorum, karşı iskemleye geçip, ikinci ben ile..
***************
canım kek istiyor..
iyi pişmiş, ev keki..
yanında bergamotlu çay ve mümkünse bi dost..
o olmazsa okumadıgım bı kıtap ..
biraz ofset kokusu, biraz tutkal..
yağmurlu hava..
istanbul..
bergamut kokusu..
*******
tanımadan aşık olduğum eyy caanım istanbul..
canım çay çekiyor..
bi de istanbul..
*******
hangi kahve kokususun sen..
hangi yaprağa düşen ciy..
hangi gözsün, ne renksin..
içimdeki,
çık artık dışarı..
*******
doğmamış bebeğe don biçerim ben,
karışmayın ,
biçerim..
kim karışır hayallerime..
varsın ben , hayalimdeki gibi olayım..
varsın ben istanbul olayım..
istanbul ben olsun..
karışsın, kaybolsun..
yedi tepesinde de seviştiğim,
yedi tepesine yedişer kurşun sıktığım..
kim karışır, benim bu yürek..
kim karışır,
istanbula..

1 yorum:

zoitsa dedi ki...

mis gibi ev keki miss gibi bergamotlu çay..iki gülüş arası muhabbet..tek ihtiyacımız olan belki de..çok mu şey arıyoruz ki