30 Haziran 2010 Çarşamba

tükettiklerim..

doğumgünümden kalan bikaç foto..

doğumgünümden kareler..komik bikaç foto..o gün kardeşim nunum bendeydi..öğlen, cilt bakımı yaptık..foto çektik..sonrasında ise histerik olarak algida twister yedik..anı olarak kalsın istedim blogumda ..

BUGÜNLERDE OKUDUKLARIM..

MUZAFFER BUYRUKÇU 'YU 2003 YILINDA KÜTÜPHANEDE KEŞFETMİŞTİM, BÜTÜN KİTAPLARINI OKUDUM, TAA Kİ BU İKİ KİTABI KALANA KADAR..BUNLARI BULUP OKUMAK DA BUGUNE KISMETMİŞ..NERMİN ABLADAN EDİNDİM BU KİTAPLARI, ÖDÜNÇ ALDIM..SADECE İÇLERİNDE BENİM OLAN, MEVLANA'DAN DÜŞÜNDÜREN SÖZLER, ADLI CEP BOY KİTAP..GEÇEN GÜN DİASA MARKETTE BULDUM ONU RAFLARIN ARASINDA, HEMEN KAPTIM TABİ..
TUNA KİREMİTÇİ İLE YILDIZIM BARIŞMADI NEDENSE, ELİME ALDIĞIM HER KİTABINI OKUYAMADAN GERİ KOYDUM..O DA BUGÜNE KISMETMİŞ İŞTE..GİT KENDİNİ ÇOK SEVDİRMEDEN, BELKİ MODASI GEÇMİŞ BİR KİTAP OLDU, OKUMA LİSTESİ İÇİN..
ŞUAN GECE YATARKEN TERCİHİM, TUNA KİREMİTÇİ..KÜÇÜK KİTAP LAMBAM İLE OKUYORUM, UYKUM GELİNCE YERİMDEN KALKMA ZAHMETİ OLMADAN HEMEN SÖNDÜRÜP YATAĞIN ALTINA KOYUYORUM EL YORDAMIYLA KİTABIMI..SENELERDİR BÖYLE GİDİYOR..
ÖLÜM VE ÖTESİ İSE, KORKU FİLMİNİ ARATMAYACAK NİTELİKTE..FAKAT TEK FARKLA, HEPSİNİN GERÇEK OLDUĞU FARKIYLA..MUTLAKA BULUNUP OKUNMASI GEREKEN BİR ESER..YAZIM DİLİ BİRAZ AĞIR,- ALIŞKIN OLDUĞUM İÇİN BENİ ZORLAMADI..HERKESİN OKUYAMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM ÇÜNKÜ ÖLÜM VE SONRASININ HAKİKATLERİNDEN AYRINTILI OLARAK BAHSEDİYOR..YİNE DE BULUN VE OKUYUN DERİM..

29 Haziran 2010 Salı

NEFİS ISLAK KEK TARİFİ İÇİN BAKINIZ :)

Bugün güne, site sakinlerinin sakillerinden mütevellid sinirli başalyınca ve bel ağrım da had safhalara varınca,ıslak kek yapiim bari ,dedim)) ne alaka demeyin..kakao ve kakao ile yapılan herşey (misal çaklıt:))biz insanların endorfin hormonlarını çılgınca tetikleyip, pollyanna moduna sokmuyor mu?
evde,  halis muhlis keçi sütüm vardı 2 litre..tazeyken tüketmenin yolları, bizim evde, maalesef sütü direkt içmekten geçmiyor..bol bol sütlü tatlı ve türevleri vasıtasıyla süt tüketebiliyoruz biz, ikinci elden yani..
hal böyleyken, eh canım da neeezamandır yemediğim şöyle ıpıslak yoğun ve pamuk gibi yumuşak bir kek isteyince, google amcada tarifler aramaya koyuldum..zira blogroll'ümde olan ya da binlercesini takip ettiğim yemek blogları bile kesmedi beni..gele gele Derya Baykal ile alakalı bir siteye girdim..http://deryabaykal.com/idi sanıyorum..şuan tekrar aradım bulamadım, yanlışım varsa affola..neyse..oradaki tarif tam istediğim gibiydi..portakal ağacı,sibelin kahvesi ve bu derya hanım sitesi arasındaki ıslak kek tarifleri arasında med-cezir yaşarken, hadi dedim, bunu yapayım..
yahu böyle nefis bir kek yapabildiğimi bilsem, daha önce yapmaz mıydım hiç ?

MALZEMELER:
3 yumurta
1 buçuk su bardağı toz şeker
1 buçuk bardak süt
2 paket vanilya
2 çorba kaşığı yoğurt
yarım paket margarin
yarım fincan sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
2 bardaktan iki parmak fazlaca un..

YAPILIŞI :
- yumurtaları ve şekeri, mikser ile 5 dakika çırpın..kremamsı bir doku elde edin..
-margarini eritin..
- un ve kabartma tozu haricindeki tüm malzemeleri karıştırın..mikser ile de 3 dakika kadar çırpın..
- bu karışımdan 1 büyük bardak ya da bir buçuk su bardağı kadar ayırın ( üstünden azıcık için :))
-ayırdıktan sonra kalan harca, unu ve kabartma tozunu da ekleyin, güzelce yedirin birbirine..
- 180 dereceli mini fırında 25 dakikada pişti, pişirme süresini yine kendi fırınınıza göre ayarlayın..
-kek pişince bıçak ile çentikler atmak suretiyle minicik delikler açın kekin heryerine..misal 15 delik..
- ayırdığınız sosu üzerine dökün, üzerine bir bardak daha süt dökün hatta yetinmeyip benim gibi 1 bardak daha süt dökün.. oha'larınız kabulumdür:))
allahım sana geliyorum, diyerek yeyin sıcakken..
gnam gnam..görüşürz..gnam..

28 Haziran 2010 Pazartesi

HZ. MEVLANA ..

Hz.MEVLANA
Hz.Mevlâna Celaleddini Rumi 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisin de yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.

Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir.
Yaklaşık 1040 lı yıllarda Horasan Tuğrul ve Çagrı beyin yani Selçukluların hakimiyeti altına geçmiştir.Horasan bir Türk şehri olmuştur.
Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır.Konya o devirde Selçukluların başkentidir. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.
Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.
Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.
1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.
Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.
Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.
Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu Sarayının Gül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.
Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.
Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını" görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.
Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.
Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.
Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.
Bu nu bazıları yanlış anlamış tekrar dünyaya gelmek anlamında yorumlamıştır Mesnevilikte ölümden sonra tekrar bir başkası olarak dünyaya gelmek diye bir saçmalık yoktur.
Kim olursan gel ……felsefesi Müslüman olduk tan sonra gel , yoksa Ota, Maymuna inan da gel degildir.
Meslevilikte sema bir tür ayin dir ama bu bir ibadet degildir kimse bunu yanlış anlayıp namaza,oruca gerek yok diye algılamasın.
Bir rivayete göre Hz.Ebubekir sevindigi bir anda Allaha şükür etmek için ellerini semaya açıp kendi etrafında dönmüştür bu sema da ondan kalmıştır.En dogrusunu Allah bilir.(Kaynak Faruk Hemdem Çelebi) Hz.Mevlananın 22.kuşak torunu.
Mesneviligi Hz.Mevlana nın ölümünden sonra oglu Sultan Veled kurdu.
Türkiyede Aile kütügü tam olarak bilinenen eski iki aile vardır, biri Osmanlı ailesi digeri Çelebi ailesi yani Hz.Mevlananın ailesi dir.
Çelebi demek: efendi, nazik ,kibar ,okuma yazması olan, kişi demektir bu bir ünvan olarak kullanılmıştır.
Hz. Mevlana Türk müdür?
Mevlana arapça bir kelime olup Türkçe karşılıgı Efendimiz dir.
Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.
Rumi Rum diyarından olan demektir, Anadoluya eskiden Rum diyarı deniliyordu ve Anadoluda yaşayanada Rumi denilirdi..
Horasan 1040 dan sonra Türklerin hakimiyetine geçmiş ve Türkler toplu halde bu bölgelere yerleşmiştir.
Hz.Mevlana yaklaşık olarak 167 yıl sonra dünyaya gelmiştir ve dogdugu yer bir Türk şehridir.
Mevlevi tarikatı tam bir Türk tarikatıdır.
Hz.Mevlana nın Babası Belh den ayrılmış Selçuklu devletine gelmiştir demek oluyor ki ya Türk tü yada Türk leri çok seviyordu .
Hz.Mevlana nın Şiir leri Farsca dır ama bu onun Türk olmadıgını kanıtlamaz, çünkü o devirde edebiyatın zirvesi Farsçadır.Selçuklu ların devlet dili Farsca dır, konuştugu dil Türkçedir ama bu onların Fars oldugunu göstermez.
Şunu da belirtelim Hz.Mevlana nın bir Türk veya bir Afkan olması hiç bir şeyi degiştirmez o bir ırka sıgmayacak kadar büyük bir evliya ve Allah dostudur.

26 Haziran 2010 Cumartesi

yusuf ile züleyha..

NAZAN BEKİROĞLU'nun kaleme aldığı  YUSUF İLE ZÜLEYHA..bir dostumun tavsiye ettiği ve hemen o günün gecesinde sipariş verdiğim kitap..İDEFİX'ten satın aldım ve her zamanki gibi kargo yine 1,5 günde geldi sayılır..hızlı ve çok güzel korunaklı pakedi içinde..bir çırpıda ounup,biraz rafa kaldırılıp sonrasında altını çize çize okunası bir kitap..tavsiye ederim..din,aşk,aile,esaret ve güzellik öğelerinin bolca bulunduğu nefis bir gerçek hikaye bu..

çekmece düzenleme- 2. çantalarım..



önceki gün, dolap, çekmece vs.. düzenlerken, çantalarım aklıma geldi..nerdeyse evlendiğimden beri, çanta dolabımı hiç kurcalamamıştım..eski bikaç çantamı attım, severek kullanmıştım ve miatlarını doldurmuşlardı yıpranarak..
çantalarıma genel olarak baktığımda 3 kriteri kıstas aldığımı gördüğüm, satın alırken:
1- kahverengi olması..kahverenginin de sütlü kahve ve fındık kahve tonlarında olması..
2-neredeyse bavul tipine yakın büyüklikte olması..kilomdan ve obsesyonumdan ötürü, hem büyük ve gösterişli çantaları seçmişim hem de herşeyi yanımda taşıma obsesyonum ile bol gözlü ve geniş çantalar seçmişim..
3- deri kalitesinin orta ile iyi arasında olmasına dikkat etmişim..marcello nun çantalarından almışım genelde..diğer markalar collezione,koton ve marcello arasında yine..

siz nasıl çantaları seversiniz?

25 Haziran 2010 Cuma

hayırlı cumalar..

Dün çekmece içlerini eşeledikten sonra, bugün de ,belimin ağrısından 1 haftadır düzgün yapamadığım temizliği yapmaya karar verdim..akşam da eşimin işlerini hallettik, çanta dolabımı boşalttım, atılacakları attım, ilaç dolaplarını ayıkladım..yine bi torba atılacak şey çıkardım..madem atıcam, niye alıyorum..madem alıyorum,niye atıyorum:)) hoopp tataaa mürsel:)))

şimdi güzel bi duş alıp, cuma saatinin tadını duayla çıkarmaya çalışıcam..
HERKESİN CUMASI HAYIRLI OLSUN..
RABBİM CUMA BEREKETİNE HASIL ETSİN HEPİMİZİ..

24 Haziran 2010 Perşembe

ÇEKMECE TEMİZLİĞİ


bunlar attıklarım..bir sürü ıvır zıvır birikiyor zamanla..çok alıyorum, kullanmıyorum,ya veriyorum ya atıyorum işe yaramıyorsa..




BUNLAR DA DÜZENLENMİŞ HALLERDEN BİKAÇ FOTO..
bu aynalı makyaj kutusu babamdan hatıra ..içinde makyaj malzemeleriyle almıştı bana,belkı 15 sene oluyor..evlenınce evıme de getırdım onu..

19 Haziran 2010 Cumartesi

NİLMOON - HEDİYE ÇEKİLİŞİ YAPIYORUM..TOPLANIN KIZLAR..

kızlar..malum yaz geldi, hala vaktimiz var güzelleşmeye, selülitleri gidermeye,sıkılaşmaya..
nezamandır farklı bir konuda çekiliş yapmak istiyordum..bunlar geldi aklıma kütüphaneme yeni eklenmişlerdi ve ben kullanmadım hiç..
2 adet cd, bondrollü olarak tabii..ve Maria Shaw'dan AŞK KİTABI..
toplam 3 ürün..
HEDİYE 1) 1. cd = selülitle savaş..içeriği: jimnastik,kolay uygulanabilir masaj ve beslenme önerileri ve uzman tavsiyeleri..puanlama,selülit sporu,bacaklar, kalçalar,basenler,kollar,karın..vücut kitle indeksi hesaplama konularından oluşuyor..
HEDİYE 2 )2. cd = zen tekniği ile zayıflayın: nefesi doğru kullanarak kilo verme,egzersiz ve form tutmak için nefes teknikleri..
HEDİYE 3 ) Maria Shaw - aşk kitabı : aşk kapınızı ne zaman çalacak, kahramının hangi burçtan, yıldızlar ve ruh ikiziniz vb..konuları ustaca kaleme almış..gün yayıncılık..
GELELİM YAPMANIZ GEREKENLERE .
1- İZLEYİCİM OLUN..
2- BLOGUNUZDA ÇEKİLİŞİMİ VERİN ..
3- BU POSTA YORUM BIRAKIN..
BLOGU OLMAYANLAR AD, SOYAD,MAİL BİLGİLERİ İLE KATILSINLAR LÜTFEN..
HERKESE BOL ŞANS..
HAA BU ARADA, SON GÜN : 16 TEMMUZ 2010..
HERKESE ŞİMDİDEN BOL ŞANS..


KAZANAN ARKADAŞIMIZ : ÖZGE OLDU,hediyelerini elden vereceğim,katılım çok azdı, yeni blogger olmam hasbiyle..ileride daha farklı çekilişler yapmak dileğiyle..

18 Haziran 2010 Cuma

türlü türlü kaç türlü:)

delikizincenesi vesevecen in canları mısır çekmiş yahuu..mısır postum hasbiyle..çok sevdiğim iki blogger hatun..okumaktan çok keyif alıyorum..
yemeğimiz basit : türlü..
soğan,patates,patlıcan,biber,kabak,domates,az salça,1 kesme şeker, 1 tutam tuz,2-3 diş sarmısak ve küp küp doğranmış tavuk etleri çok yakışıyor..önce kendi haline bırakarak kısık ateşte güzelce kavrulsunlar.kısık ateste, azaz azar su ekleyerek pişirin yiyin gariii...afiyetler..
sıcak yaz günleri için , hem besleyici hem de hafif bi yemek..hatta yanına sadece soğuk güzel bir cacık ile bile güzel bir akşam yemeği olur..

mısır


..mısır sever misiniz? ben bayılırım..közlenmişine de haşlamasına da..hımm..

KÜÇÜK APTALIN BÜYÜK DÜNYASI, PUCCA GÜNLÜK..

Resim yazısı ekle
BLOGUNU SEVEREK TAKİP ETTİĞM, BAZEN OKURKEN GÜLMEKTEN GÖZÜMDEN YAŞ GELDİĞİ VE HİÇ BİTİRMESİN İSTEDİĞİM PUCCA, BİLİYORSUNUZ KİTAP ÇIKARDI..

elimden bırakamadan 1 günde okuyuverdim keyifle..siz de alırsanız, düşüncelerinizi paylaşın a dostlar..:))

17 Haziran 2010 Perşembe

NİVEA CALM&CARE sensitive roll-on, ayrıntılı post..

nivea'nın o soft, opamuksu tatlı kokusunu sevmeyen çok az kişi vardır..ben de çok severim..hele ki, annemle benim "süt" diye tabir ettiğimizbeyaz renkli kokuları ,ferah ve temizlik duygusu uyandırır bende hep.. 8çarpı4 markasının da süt renklisini çok sık kullanmakla beraber,niveayı da sırf kokusu için almışlığım vardır..
dün hediye gelenlerden biriydi, önceki postumda da yazdığım gibi, bu roll-on..bir roll-on'dan beklenemeyecek kadar ,iyi bir performansı olduğunu düşündüm ve sizinle paylaşmak istedim..
bu sabah ev işlerini yaptıktan sonra duşa girmeden evvel, terliyken bir süreyim ,dedim..terle ilgili asla koku sorunum yok çok şükür..fakat terliyken parfüm,roll-on vs.. sürülmemesi gerektiğini hepimiz biliyoruz..denedim ve harika bir kokuya büründüm..duştan sonra da temiz vücuda çok daha yakıştı bu ferah koku..nivea nın sabit kokusundan farklı olarak ,bu yeşil kapaklı cici ürüne biraz da tatlımsı bir koku eklenmiş..
en önemli detay ise, CİLT YENİLENMESİNE DESTEK SAĞLADIĞI VE ALKOLSÜZ OLDUĞU..koltuk altı traşından sonra kullanıldığında , özellikle, cilt yenilenmesine destek olduğu yazıyor ambalajında,vurgulu bir şekilde..
içindekiler : pro vitaminB5, hammamelis..hepsi bu..alkol yok, cilde destek var, nefis bir ferahlık hissi var..tavsiye ediyorum ve bitirince yine alacağım ürünlerden biridir diyorumm..

DOOMGÜNÜ POSTUU:) HEDİYELERİM..

BOL FOTOLU Bİ POST OLACAK..çok şükür:)) iyi ki doğdum, maşallah :)) hehehe..dün kardeşim geldi öğleden sonra, cilt bakımı yaptık, patates salatası yaptık, bol bol dondruma yedik, twister'a taktık çok fena, 3 er 5 er götürdük..akşama doğru yemek hazırlıklarımızı yaptık..eşim geldi pastamla:) yemek yedik, şerefime 1 er bira tokuşturduk..annemler geldi akabinde ve tüm hediyelerimi açtım....dehşet sıcak bi geceydi ve terden şırkıslak olduk..ocak ayında doğmadığıma pişmanım..velhasıl doğumgünüm yine çalan telefonlar,gelen mailler, kapımı tıklatan komşular,eş,dost ve sevgili ailemle hatırlanarak geçti, çok şükür..rabbim herkese daha güzelini versin inşallah..işte fotolar..ben kaçtımm..