23 Temmuz 2010 Cuma

satırlara dökülen..

kendi özgürlüğümün içinde boğuluyorum..ölmeden boğulmaktan yoruluyorum..
mutsuz değilim, huzursuz da değil..sadece pişmanım..
pişman olduğum için de olsam pişman,bitecek kendime düşmanlığım..
yalnız değilim..
yaradan yaratıyor demekki, istediğince..
yalnız kalmaktan korkmayanı da görsünler diye..
yalnızken yalnız değilim..
film şeridi hayallerim, okunmaktan bitap kitaplarım, dinlemekten harab şarkılarım var benim..
yalnız değilim..
çay bile dost bana..
ne yalan söyler, ne uzak durur, ne trip atar ne hayal yıkar..
koyarım bardağıma, içmediğimi dökerim..
ben yalnız değilim..
hangi koltuk bıkar benden, hangi yastık ağlatır,
ben ağlamak istersem, yastık bana hazırdır..
hangi pencere eskir, ben baktıkça..
hangi elbise çürür..
hangi dost kızmış bana,
umrumda mi ki sanır..
annem,babam..canım cananım..
sandım ki onlar hep olacak varlığım..
anladığımda yaşlar döküldü gözümden,onların yaşına,yaşlarımla hürmeten..
yalnız değilim..yalnızlığı istemeye olur hüsranım..
sana beden beden büyük gelişim,bana küçük geliyor..
seni sıkmayan büyüklüğüm, beni nasıl yoruyor..
biraz erişsen nolur,
biraz çıkmaya çalışsan..
inmekten yorulan ben..
ya bir gün bırakırsam..
çok değil istediğim, dünya fani bilirim..
bir daktilo, bir oda kitap,
bir koli sigara, bir de kırmızı şarap..
kalemim olsun yeter..kağıdı bulamasam da,
duvar bile olur bana defter..
ahizeli telefon, bir de duvar kağıdı..
ahşap eski bir masa,
bir de banka hesabı..
fani dünya bilirim..üzüldüğüm boşuna,
geçmiş zaman olur ki,
şimdi gönlümde yara..
eskitilmiş duygular beni neden üzmüyor,
istediğim geçmişse, neden geri dönmüyor?
bile bile yazılan,
kader değil de nedir..
benim kendi yazdığım ,kendi kalemimdendir..

BU SICAKTA EVDE YAYILIP FİLM İZLEMECE-2..

BUGUN de iki film bitirdim, 3.filme geçmezden önce bi post patlatayım garii dedim:)
yarın kısmetse ZOİTSAM bana gelecek..inşallah bir aksilik çıkmaz, zira son zamanlarda plan yaptıkça gerçekleştiremez olduk..SENİ BEKLİYORUM ZOİM..
çay kahve ve brunch temalı ( herşeyi ve durmadan yeme,içme):)  keyfiyle pekişen bol sohbetli bi gün olacak inşallah..yüz maskesi yapıp, korku filmi izleyeceğiz, dalgın bi anımızda birbirimizin yüzüne bakıp çığlık da atacağız muhtemelen:) bu senaryo,zoime aittir, msn yazışmalarımızdan araktır:))

izlediğim filmlere gelince;
1- BÜŞRA..
Büşra, sinemaya gidip izleme fırsatı bulamadığım ve merak ettiğim bir filmdi..beklentimin altında çıktı ya da benim beklentim çok yüksekti..l dont now:)
ailesi muhafazakar ve dış görünüşüyle de türbanlı olan genç kız Büşra'nın , marjinal,genç ve yakışıklı bir yazar ile ilginç tanışma öyküsüyle başlıyor..din,namus,dostluk,aşk ve saplantı gibi alışılagelmiş öğelerin olduğu filmde, şuan benim de tam adlandıramadığım bir yavanlık vardı..
izlemeyenler izlesin derim ama tekrar izler miyim , sanmam..

2- BÜYÜ..
işte yine beklentilerimi alt üst eden bir türk korku filmi..okan yalabık,ipek tuzcuoğlu,özgü namal gibi beğendiğim oyuncuların böyle bir filmde nasıl olup da oynadıklarını hala düşünüyorum doğrusu..film,genelde hatta yüzde 90 gece geçtiği için, bana korkular değil hafakanlar bastı..korktum mu? hayır..korkmayı bekliyor muydum ,evet..
izlemeye çok gereksinim duyulmayacak da olsa, eh bunu da izledim tatmini, elde kalan tek yarar olduu..

dehşet sıcak günler yaşıyoruz..allah dışarıda çalışanlara,hastalara ve yaşlılara kolaylık versin..amman dikkat edelim..bol su ve çok hafif yemekler ile günü geçirelim ve olabildiğince sık duş alalım..

20 Temmuz 2010 Salı

İZLEDİĞİM FİLMLER..

BU ARA SÜREKLİ FİLM İZLEYESİM VAR..
fakat yabancı filmler değil arzuladıklarım..eski,çok eski bir de geçen sezonun türk filmleri ve yeşilçamlardan bazıları..hergün 1 film izlemek istiyorum..tv bağımlısı olmamakla beraber, aslında bişi izlemekten çok haz almam..okumak her zaman beni daha çok cezbeder ve tatmin eder..lakin, nunu'nun en son bizde kaldığı gece, filmler hakkında konuşurken, nunu nun,gelişmekte olan film kültürü beni etkiledi ve bir heves film izleyesim geldi..
yeni nesilde olduğu gibi kardeşim nunuda da film ve sezon filmleri izleme tutkusu mevcut..
dediğim gibi, beni isteklendiren kesinlikle sezon dizileri ya da filmleri değil, tabii şimdilik..
uçurtmayı vurmasınlar, dul bir kadın,eğreti gelin,berlin in berlin,duvara karşı,büşra,güneşi gördüm vb..karışık bir film paletinden gitmekteyim..çok eski,eski ve geçen sezon türk filmleri gibi..
pazar günü GECE,MELEK VE BİZİM ÇOCUKLAR adlı filmi bulup izledim internetten..bu 2.izleyişimdi ve gözlerimi kırpmadan izledim yine,ortalarına doğru eşim de dahil oldu..sansürsüz ,kesintisiz şekilde izledim ve herkese de tavsiye ediyorum..
candan erçetin,rahmetli uzay heparı, rahmetli derya arbaş gibi güzel ve farklı kimliklerdeki oyuncuların yer aldığı bu film, daha ziyade sokak jargonuyla işlenmiş..istanbulun arka sokaklarında yaşanan uyuşturucu,kavga,fahişelik,travestilik ve barlar ögeleriyle insanlığı,sevgiyi ve yardımseverliğin de harmanlandığı farklı bir film..
bugün de EĞRETİ GELİN adlı filmi izledim..nurgül yeşilçay ın başrolünü oynadığı filmde metin akpınar ve birçok türk sineması duayeni var..
eski anadoluda, evlenme çağındaki erkeklere, evlilik hazırlığı yapmak üzere ücret karşılığı tutulan, bir nevi odalık gibi, bilgili-görmüş geçirmiş kadınların tutulduğu " eğreti gelin"lik kavramını çok güzel işlemişler..
filme sezen aksu'nun "eğreti" şarkısı da eşlik ediyor..bu filmi de 2. izleyişim oldu ve yine çok beğenerek izledim..farklı ve kesinlikle izlenmeye değer bir film..
izledikçe, izlediğim filmler hakkında kendi yorumlarımdan başka hiçbir kaynaktan yorum almadan post hazırlayacağım..
            şimdi sırada GÜNEŞİ GÖRDÜM ve UÇURTMAYI VURMASINLAR adlı türk filmleri var..

BALKON..

güzel kelimedir balkon..
dün geceyarısı balkonda ardı ardına sigara içtim, türk kahvesi de yakıştı yanına tabii..
serin serin esen rüzgar, saçlarımdaki teri kuruttu..
balkonda yaşayabilirm, diye düşündüm ömür boyunca..
evimin iki balkonu var..biri küçük, diğeri büyükçe..
sevmiyorum balkonlarımı..
hayalimdeki balkon değil ..
ön balkonda salata,domates,nane,maydanoz,fesleğen,biber ekili..arka balkon çamaşır ve ıvır zıvır balkonu..
istiyorum ki balkonda yaşayayaım..
balkon..bal- kon..balkonda yaşamak sanki bala konmak gibi..
1.katta oturmanın avantajları:
- istediğiniz zaman, başkasının yüzüne tükürür gibi balkondan aşşağıya tükürebilmek..
- yolduğum kurumuş yaprakları aşşağıya atabilmek..
- halı , havlu silkeleyebilmek..
- anahtarı evde unutursan, biraz zorla da olsa balkondan içeri giribilme ihtimali..
- markete yakın olmka,, ilk kat olduğu için, bir kat merdiveni inip çıkmaya üşenmemek..
1.katta oturmanın dezavantajları :
- ilk çalınan zil olmak,adres,şahıs,vs.. sorulan kat..
- bişey isteyenlerin ve satıcıların ilk size dadanması..
- üsttekilerin ve dış kapının gürültüleri..
- üsttekilerin sofra bezi vs.. silkelemesi..

nereden esti bilmem..gece balkonda bunları düşündüm..ve birçok şey daha bittabi..
solmuş yaprakları yoldum, toprakları havalandırdım..salatalık kopardım yedim..fesleğeni sevdim,elimi kokladım..
insan balkonda yaşar mı , yaşar, dedim..

17 Temmuz 2010 Cumartesi

dün ve bugün..

önceki gece yani perşembe gecesi, arkadaşlar toplanıp yine güzel bir "eller havaya" düzenledik Alkaya Restaurant'ta..bu kez daha kalabalıktık..buz gibi biralarla, canlı türk sanat müziğinin keyfini çıkardık..yeni tanıştığımız kişilerde vardı arkadaş grubumuzda bu kez..güzel ama kısa süren bir geceydi..zira ortamdaki geç yatmaya müsait tek çift, ben ve kocam idi:)
ertesi gün dr. randevum olduğu için erken kalktık, sürüne sürüne:)
belim ile ilgili tek iyi gelişme, ağrımın dayananılır hale gelmesi, birkaç gündür..
oradan eski dükkan komşumu görmeye gittim, yürüyerek..öğlene kadar dertleştik, lafladık..
öğleden sonra kardeşim nunu, tatile gideceği için, feribota, onu geçirmeye gittik annemle..ben yine oraya kadar yürüdüm..
limanda annemle çay keyfi yaptık ve sohpet ettik..  (not:canım annem, seni seviyorumm..)
oradan yine yürüyerek babamın yanına gittik,orada babamla ve eski çalışan ile lafladık akşama kadar..
eh akşam olunca da , " bari sabahtan beri dışarıdayım, bu akşam da annemlerde yemeğe kalalım" diye zekice :) düşünerekten, rotayı annemlere çevirdik..bu kez yürümeyerek:))
dün, anlaşıalcağı üzere ,günün teması yürüyüş idi ve acayip ter attım..iyi de oldu..
gece geç geldik eve..3 gecedir olduğu gibi yine sıcaktan uyuyamadım..sabah 10 da anca kalkabildik..
bugün de işlerimi hızla ve aklımdakileri yapıp rahatlayarak bitiriverdim..



14 Temmuz 2010 Çarşamba

son bikaç gündür,bedenime yaptığım iyilikler ve kötülükler..

  artılar :
- iki gündür, birer adet pınar kutu süt içmek
- iki gecedir yoğurt yemek
- iki gecedir sarmısak tüketmek
- iki gündür normalden daha fazla su ve madem suyu içmek
- iki gündür vücudumu ev temizliğiyle aşırı yormamak,dozajında temizlik yapmak
- iki gecedir (yeni eklenen yardımcı antidepresan dolayısıyla da olsa) uyanmadan uyumak

 eksiler :
- gün günden daha çok sigara içmek, misal 2 pakedi aşmaya başlamak
- hareketsizlik, pc başında çok oturmak
- son iki günde cips,bisküvi ve fazla hamur işi yemiş olmak( bu sıcaklarda resmen felce teşvik)
- son günlerde geç uyanmak,dolayısıyla eşimi işe kahvaltısız göndermek ve zincirleme olarak da mutsuz hissetmek, vicdan yapmak ..

13 Temmuz 2010 Salı

hala istiyoore ,hala daha yapmıyoore..

- hergün ceviz,fındık,badem,kuru kayısı yemeyi
- spor yapmayı
- diyet yapmayı
- bol su içmeyi
- evi cam kapı temizlemeyi
- yeni dekor malzemeleri almayı ve/veya üretmeyi
- ara sıra aramam gerekenleri, sırf arana zorunluluğundan mütevellit gerginlik yüzünden ,ertelemeden aramayı  (oha cümleye bak, demek serbest)

bissürü şey vardı aklımda, demek ki en çok koyanları bunlarmış bana..bunları hatırladım da yazdım..aklıma gelirse gene yazarım..psiko blogger hepinizi öperrr:))

nilay fenalarda..

izel in fenalardayım, şarkısı vardı, illa ki hatırlarsınız..bikaç gündür nereden dilime dolandıysa onu söyleyip duruyorum..az önce de indirdim..zor gelmeseydi de buraya da ekleseydim, hani siz de dinleyebilseydiniz..
yazarken düşündüm de, izel burada sevgilisine bir anlık gafletle ihanet eden bir kadının ağzından söylemiş bu şarkıyı..sözleri bu minvalde aman haaaa..ben sadece kendim fenalardayım, yanlış anlaşılmaya..tık tık tık maşallah..
SEVGİLİ ZOİM yorum bırakmış önceki postuma faakt ne ben onun yorumuna cevabımı yayınlayabildim ne de onun haftasonu güzel gezisine ve akepe :) başlıklı postuna yorum bırakabildim..blogger bu ara biraz sorun mu yaşatıyor,ne ?
large bir gün geçiyor dediğim gibi..evi adam akıllı temizledim,nevresimler değişti,banyo temizlendi,çamaşırlar yıkandı asıldı vs..duş aldım ve bu ,günün 2. demlediğim çayı..
çay eşliğinde sevdiğim blogları okumaya bayılıyorum..
misal SARDUNYA çok yazsın istiyorum..ZOİ,VİNTAGE BİSCUİT,NİL ERTÜRKvs.. çok yazsınlar ben de çok okuyayaım istiyorum..
elimde dün kardeşim nunumdan çarptığım 1 kitap ve 3 dvd mevcut..
yeğenim taha bu gece de hastanede yatacak..
şimdilik bu kadar..
ben bornozla demli çay keyfi yapmaca..
rabbim bu alev alev sıcakta çalışanlara sonsuz kolaylıklar versin.amin.

SON 10 GÜN..

son 10 gündür bloguma post giremedim..
bugün ziyadesiyle large bir güne adadım kendimi..zira son 10 gün, oldukça vakitsizdim..
bugünü tepeden çakma topuzum,siyah şortum,collezıone match poınt tişörtüm ve çıplak ayaklarımla parkeye basarak geçirmek istiyorum..tekli koltukta,tişörtümün içi -doline sprey ve voltren emulgel- ile dolu, dışı ise yastıklarla bezeli..önümde iki paket sigara, koca bir demlik çay, cam kapı açık,yatak bile toplanmamış, kahvaltı etmek yerine karşıdaki marketten kendime güzel bir kaşarlı sandwiç ısmarladığım, evet baştan da dediğim gibi oldukça large bir gün olsun bugün..
önceki hafta en son ctesi günü yazmışım..ctesi akşamı muhtemelen içerek geçmişti, pazar günü ise eşimle dolaşarak geçmiştir, yanılmıyor isem..
ptsi günü lise arkadaşım kadim dostum esraların konakta, havuza davetliydim ve çok güzel bir gün geçirdim..kakao yağına bezenmiş halde, malak gibi yattık 5 saat ve sadece 15 dakika havuza girdik..
salı akşamı dostum parçaçı ,eşim ve ben alkayada geceyarısına kadar içerek ve laflayarak geçti ve ertesi gün yani çarşamba köye gitmeye karar verdik..fidanlar büyümüş,hava iyice güzelleşmiş,salatalıklar karpuzlar kavunlar yenecek kıvamda..bol gezinti, bol temiz hava, bol organik meyve sebze ve kedi köpekle sarmaşmayla geçen 2.günün akşamı eve dönüş yaptık..hava inanılmaz yağmurluydu zaten..o gün kandildi,serap teyzeye uğrayıp köy ekmeği bıraktık, annemlere geçtik,kahve içtik lafladık ve eltimin babasınn kalp krizi geçirerek yoğun bakıma alındığını öğrendik..gece 22 gibi hastaneye gittik, 01 suları eve döndük..ertesi gün evde geçti..cuma günü dr. kontrölüm vardı..bol bol kan verdim ve tahlil sonuçlarımda önemli bişi çıkmadı..tekrar çağırdılar ptesiye, yani düne..
cuma dr dönüşü eşimle annemde kahvaltı ettik ve kardeşimle tekrar dr a gittik..oradan da bize geldik, nunum bizde kaldı o gece..04 e kadar oturduk, anestesi adlı filmi izledik,kitap okuduk, lafladık, alışveriş yaptık,yemek pişirdik ve yedik,kahveler çaylar içtik..ertesi gün yani ctesi akşamüstüne kadar da malak gibi yayıldık koltuklara, sonra nuray gitti,mangal partisine davetliydi zira..bu hafta da erdek ve avşa turuna çıkıyor..ah gençlik, güzel şeysin:))
ertesi günü yani pazar eşimle yine malak gibi saat 18 e kadar koltuklarda yaymaştık ve tv izledik,gazete okuduk,spagetti pişirdik,çay kahve içtik ve bunalıp yürüyüşe çıkmaya karar verdik..
çekirdek ve lays cips eşliğinde yürürken :) telefon çaldı ve dostum parçaçı yeni ve ciddi kız arkadaşıyla tanışmamızı rica etti..hoop eve geldik, duş al giyin falan, onları da alıp alkaya restauranta gittik yine..
güzel bi geceydi çok içmedik tadında bıraktık ve gece 1 suları onları da evlerine bırakıp evimize geldik..sonraki gün yani dün sabah 9 dan gece 11 e kadar hastanedelerdeydim..bunaltı geldi..
sabah yine bi dünya kan verdim,sonrasında smear testi yaptırdım ,çok korkuyordum ama geçti şükür..smear test parçam patalojiye gönderildi ve sonuç 3 hafta sonra çıkacak..hormonlarımda ufak düzensizlikler mevcut, şimdi de dahiliyeye gitmem gerekecek ama erteliycem bikaç gün..ordan annemlere geçtim, yemek yedim bişiler okudum ve tekrar üniversite hastanesine geçtim, tahlil sonuçlarımı aldım..orada dostum serap ve evgen abimle karşılaştık ve birlikte çarşıya tost yemeğe gittik..ordan beni saat 16 daki randevum için devlet hast.sine götürdüler, çıktığımda saat 17 idi..eczacı arkadaşımla lafladık ve üst komşumuzun kalp krizi geçirip çorlu şifa ya kaldırıldığını öğrenmemle, canım yeğenim tahamın yüksek ateş sebebiyle yaşam hastanesine yatırldığını öğrenmem arka arkaya oldu..rotamı devlet hastanesinden hemen yaşam hastanesine çevirdim ..bu arada alışveriş, banka ödemelerini de hallettim..yaşama vardım ve bebeğimin kolu serumluyken onunla oynamaya çalıştım..elçomla biraz market elişverişi yapıp,eve döndüğümüzde saat 20 sularıydı ve hemen yemeğe giriştim..eşimle yemek yedik ve hemen tekrar yaşam hastanesine bebeğimi ziyarete ve oyuncak götürmeye gittim..gece 23 suları eve döndüm ve bu kez de üst komşum hastaneden çıkarılmış, ailesiyle o geldi, aşşağıya inip hasbıhal ettik ve eve çıktım..gece 1 suları da uyuduk..inanılmaz yorucu ,üzücü ve hastane ile dolu bir gündü, buna şükür tabi..

   şimdi gideceğim dr listesi şöyle:
- eşim için doktorumuz nörolog emel hanıma,
- bel kontrolüm için doktorum nüget hanıma,
- eşim için fizyoterapistimize,
- 23 gün sonra psiyatrım mehmet beye,
-  3 hafta sonra smear sonuçlarım için üniversite hastanesine ,
- en kısa zamanda da iyi bir dahiliye dr.una ..

hofff..bişi demek istemiyorum..buna şükür..



köy ve diğer fotolar için ayrıca bir foto postu hazırlayacağım..çav çavv..

3 Temmuz 2010 Cumartesi

KELİMELER..EN SEVDİKLERİM..


PABUÇ - LİBERAL - MEŞRUBAT - TEMAŞA - PİŞİRMEK- AROMA - İSTASYON - DETERJAN - ŞIK  - HUKUK - SOHBET - ÇİLEK - VUSLAT - LEB'İ DERYA - SALON SALOMANJE - MECMUA-RESİTAL - MASKULEN - FOTOĞRAF - ILIK - CAMEKAN - NAZLI - LEZİZ- İNAYET - İPEK - DUDAK - PİŞEKAR- ASİL- LETAFET- NEZAKET- PUDİNG- YEMİŞ - VİRÜTİK- MUHALLEBİ - TABLO - LİMONİ - YAĞDANLIK - KARAF- KADEH - BERJER - ÇİKOLATA - KAKAO - MARGARİN  - PORTFÖY - PRANGA - PERSPEKTİF - BUĞDAY - BASMAKALIP - ENTARİ - TECELLİ - KONAK - RİTÜEL - ŞANZELİZE - MERMER- PAMUK- BRONZ - MUVAFFAKİYET- SALAMURA - YALIN - GÖLET  - ŞAHESER- ŞAPŞAL - LABİRENT -
DEBDEBE - AĞDALI  - NÜFUZLU -FAZLACA - İKLİM- KAHVE - ORGANİK - DOKU- ETAMİN - FEYLESOF- TESPİH - TAHLİL- 
NOKTALI VRGÜL..
ÜÇ NOKTA.. 

SEVİYORUM..SEVMİYORUM..

HAYATIMIN " SEVİYORUM" LARI:
-iki kişilik türk kahvesi pişirmeyi,
-yeni kitaplara dokunmayı,koklamayı,
-delicesine çamaşır yıkamayı,verneli,omoları..
-yeni yıkanmış çamaşırları onmilyon sepet olsa da asmayı,
-tasavvuf ,aşk ve Allah konuşmayı,
-hangi mevsimde yağarsa yağsın, yağmuru,
-tatlı pilicim Taha'mın beni ıslak ıslak öpmesini,
-babamın chopper'ını..
-annemin sabrını ve güzelliğini,
-kardeşim nunumun cool oluşunu,yüksek çıtalarını,
-kocamın bana sarılmasını,
-arka balkona astığım çamaşırların rüzgarda sallanırken yarım saatte hem kuruyup hem de doğal ütü olmasını,
-ferhat göçer,funda arar,kıraç ve sezen aksu'yu..
-sigaram bittiğinde,evde zulalamışsam, onu hatırladığım anı,
-günaşırı yeni çarşaf sermeyi ve miss gibi içine gömülüp kitaplara boğulmayı,
-banyo yapmayı ve saçımın hep şampuan kokmasını,
-sık güncellenen blogları,
-hiç olmazsa, 100 metre varken, sağa/sola sinyal verebileneleri,
-dedikodu yapmamayı ve dinlemeyi,
-thomas tow'dan önceki elidor'u..
-zihnimden sürekli geçen altyazıları okuyup şaşırmayı..

SEVMİYORUM'LAR:
-habersiz gelen misafiri,
-çok şey bildiğini sanıp,onların yerine utandığım insanları,
-hayvanları sevmeyenleri,
-sokağa çöp atanları,
-terlemeyi,
-seyehatlerde midemin bulanmasını,
-hertürlü düşüncesizliği,
-ter kokan insanları,
-topladığım çamaşırları katladığımda yerleştirmeyi,
-sürekli sigara içip kültabağını ağzına kadar dolduran ve kültabağı gibi kokanları,
-ukalaları,
-yüz günde ancak iki satır yazan blogları,
-thomas'tan sonraki elidoru,
-herkesin avon satmasını,
- (-de ve -da) gibi ayrılması zorunlu ekleri ayırmadan yazanları..
-sinyal vermeden sağa ya da sola dönüveren iki ayaklı hayvanları,
-evlendirme programlarını ve sürekli onları izleyip bide anlatanları,
-türk kahvesi pişirirken cimrilik yapıp azıcık kahve koyarak,aslında bulaşık suyu kaynatanları..
SEVMİYORUUUMM..


SU ÜSTÜNE YAZI YAZMAK..

SU ÜSTÜNE YAZI YAZMAK..ŞEYH MUHYİDDİN ŞEKUR'UN TADI KALPLERDEN SİLİNMEYECEK ESERİ..
TASAVVUF İLE İLGİLENEN HERKESİN OKUMASI GEREKEN, ISRARLA TAVSİYE ETTİĞİM HARİKULADE BİR YOLCULUK KİTABI..
İDEFİX'TE, KARGO DAHİL 12 LİRA..
BAŞKACA YAzACAK BİR ŞEY BULAMIYORUM BU KİTAP HAKKINDA..NE ÖNSÖZDEN NE DE ARKA KAPAKTAN ALINTI YAPABİLDİM, HİÇBİR YAZI, KİTABI ANLATMAMA YETMEYECEK..
RUHUNA SAĞLIK MUHYİDDİN ŞEYH..

1 Temmuz 2010 Perşembe

cosmopolitan temmuz sayısı..


fotoya yazılan yazılar..aman da ruhum şenlenmez mi?..teşekkürler zoitsam..

not: zoitsam öğretti bana:) ben tekno-bilmez bir bloggerim bazı bazı..öptüm seni zoi..

dün akşam..

nilaykıvandün akşam, iki yıldır tanıdığım fakat tüm kalbimle söylüyorum ki, canımdan can, kardeşimden kardeş olan sevgili dostum SERAP ve eşi  EVGEN abimi yemekte ağırladık..
 önceki gün yaptığım ve bayılarak yediğimiz,dolayısıyla bitiveren çikolatalı ıslak kekten yaptık,dostlarıma sunmak için..fekaaat, herşeyin ilk yapılanı ve acemice yapılanı güzeldir ya, aynı malzemeler, aynı el, aynı fırın yaptığı halde, aynı pasta olmadı maalesef..eşim de dün yaptığımı daha çok beğendi..
yine de yedik çok şükür..
gece 22,30 da ancak gelebildiler sevgili dostlarım..ellerinde benim en sevdiğim hazır köfte ve döner paketleri ile..evgen abi, bunların toptancılığını yapıyor..zaten öyle de konuşmuştuk gündüzden..
çorba, pilav,meze,tatlı benden..köfte ve döner onlardan..hemen pişirip soframıza kurulduk..
can dostlarım olduğu için sofraya çok özenmedim dersem, yalan olmaz..normal bir sofraydı işte, çok şükür güzelce doyduk,sohpet ede ede neşeyle yedik..saat 02,30 a kadar dertleşip konuşarak harika bir gece geçirdik..
dostların nerde nezaman karşısına çıkacağı belli olmuyor insanın..serap, benim yan dükkan komşum idi..hala orada..hala benim kapısı kilitli dükkanıma bakıp içleniyor..
can dostum,yufka kalpli kardeşim,tatlım..seni çok seviyorum..sen bu satırları okumayacak olsan da..seni çok ama çok seviyorum..iyi ki varsın..not: akşam fotolamayı unuttum canlarımı..geçen yıl, serabımın doğumgününden kalan ,onun işyerinde evgen abimle onu çektiğim iki fotosunu koyayım dedim..
allah mutluluğunuzu daim etsin kardeşim ve abim..


yağmurda dinlenesi gelegelen ! şarkılar listesi..

- davut güloğlu / yine yağmur yağıyor..
- metin şentürk / yağmurun sesine bak..
- ahmet kaya / söyle yağmur söyle..
- neşe karaböcek / yağmur..
- gökhan kırdar / yağmur..
- yılmaz erdoğan / ben yağmur ağladım..
- yaşar / seni severdim..
- yaşar / benim bütün rüyalarım seninle..
- yaşar / kör bıçak..
- zerrin özer / o yaz..
- sezen aksu / ünzile..
- sezen aksu / gel barışalım artık..
- sezen aksu / ah istanbul..
- levent yüksel / karaağaç..

liste uzar gider..nilay kaçar..
şarkılar, kitaplar, uykulu gözlerim, fincan fincan demli çayım.. beni bekler..
..o mahur beste çalar, müjganla ben ağlaşırız....

DEVE VE KUŞU :))

GEÇEN cumartesi günü, eşimin köyüne giderken, eşim arabada, bi arkadaşına uğrayacağımızı söyledi..bu arkadaşını,benimle tanıştırmak istediğini,ama genç yaşında kamburu çıktığını ve kocaman da kirpikleri olduğunu söyledi gülerek..

ehehe  bu  koca kirpikli ve kamburlu arkadaş deve ve onun kadim dostu deve kuşu çıktı  :)))))