30 Ağustos 2010 Pazartesi

saat 03..biten pazar ve uykusuz nilmoon..

oldukça gezintili bir pazar oldu bu..
üzerine bir kitap daha devirdim ve saat 03 ü yaptım..
(kitap : yazar nora romi: sanırım seninle uzun uzun konuşmamız gereken şeyler var kürşatçığım..)

bugünün bakımı : ayak bakımı..pedikür,ayak peelingi ve bol nemlendirici ve vazeline bulanmış,pamuklu çorap içindeki huzurlu ayaklar..
bugünün gazeteleri : sabah, hürriyet, posta
bugünün en çok içileni : çay,sonsuza kadar çay..
bugünün kitabı : nora romi : bakınız üst bölüm..
bugünün duygusu : laflamak,takılmak..


bugünün kokusu : jonshon baby oceans




bugünün ayakkabısı : pembe ruganlarım..


bugünün sevimlisi . kocam..


bugünün nesnesi : bardak


bugünün arzusu : ölene kadar kitap okumak ..

28 Ağustos 2010 Cumartesi

bugünün sağlıklı yaşam listesi..

sabah : 1 bardak su, 2 dilim tam buğday ekmeği, yarım yağlı beyaz peynir, ruşeymli maydanozlu ve naneli domates salatası

ara : 1 küçük şeftali

2. ara : bir avuç beyaz leblebi..
gün içinde : çokça şekersiz bergamotlu çay
**********

 
bugünün bakımları:

- saç bakım kürü
- ılık duş
- manikür..

BEYAZ LEBLEBİ VE FAYDALARI..

Çeşitli rahatsızlıkları giderdiği bilinen leblebi nohuttan elde edilir. Genellikle sarı leblebi olarak bilinen bu tür leblebinin öğütülmesi yada havanda dövülmesiyle leblebi unu elde edilir.


Şekerle yada kuru üzümle karıştırılarak yenilebilen ve son derece lezzetli olan leblebi unuyla, kimi yörelerde leblebi helvasıda yapılır. Üçüncü kavurma sırasında kabukları çıkarılmayan bu tür leblebi sakız leblebisi adıyla anılır


Leblebinin faydaları: Anne sütünü artırır. Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır. Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar vücuda yararlıdır. Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına yardımcıdır.


Leblebinin yapılışı: Leblebi yapmak için öncelikle ateş tuğlası, tava ve karıştırıcıdan oluşan bir kavurma ocağı gerekir. Eleme işleminden geçirilen nohutlar önce ayrılır. İlk kavurma işleminden sonra sıcak olarak çuvallara doldurulup iki gün dinlendirilir. İkinci kavurmadan sonra yine iki gün dinlendirilen nohutlar kuru bir yere serilerek 15-20 gün bekletilir.Bu kavurma ve dinlendirme işlemleri leblebinin kalitesi açısından çok önemlidir. Son aşama olan üçüncü kavurmadan sonra ise nohutların kabukları ayrılır. Leblebinin acılı, tuzlu yada karanfilli türlere dönüşmesi bu son kavurma aşamasında belirlenir.

YEŞİLÇAY VE FAYDALARI..

KAYNAK : http://www.sagliksifa.com/488-Yesil-Cay-ve-Faydalari.html




Bu makalede Yeşil Çayla ilgili bilmek isteyeceğiniz tüm orijinal bilgiler bulunmaktadır. Fakat aşağıda bahsedilen faydaların sadece bir kısmı bilimsel araştırmalara dayanmaktadır.

Geri kalanı ispatlanamamış iddialardır. Bu bakımdan yeşil çayın faydaları ile ilgili okuduklarınızı uygulamanız halinde oluşacak olumsuz durumlardan sitemiz sorumlu değildir. Bağışıklık sitemi zayıf olanlar, herhangi bir kronik rahatsızlığı olanlar doktoruna danışmadan yeşil çay kullanmamalıdır.

Örneğin Troid hastaları yeşil çay kullanımında kendi iradeleri ile hareket etmemelidir. Kesin olan bir şey varsa o da yeşil çayın doğru hazırlanıp tüketildiği takdirde sağlığa son derece faydalı olacağıdır.






Yeşil Çay nedir? Nasıl yapılır?


Camellia sinensis yapraklarından üretilir. Siyah çay ile aynı bitkiden üretilir fakat gördüğü işlem çok farklıdır. Yeşil çay kısa bir işlemden sonra fermantasyona uğramadan fazla oksidasyona uğramadan kullanıma hazır hale getirilir, ancak siyah çay daha çok kavrulur ve fermantasyona uğrar bu da siyah çayın içindeki antioksidanları kaybetmesine yol açar. Yeşil çay içindeki kateşin maddesi, yeşil çay çok işlem görmediği için kaybolmaz bu madde özellikle polifenolle birlikte çok etkilidir. Yeşil çay yaklaşık 5000 yıldır Çin’de, Japonya’da ve Hindistan’da tıbbi amaçlarla kullanılmıştır.






Yeşil Çayın içindekiler(etken maddeleri):


Yeşil çay içindeki aktif maddeler kateşinler, epigallokateşin gallat (EGCG) gibi flavonoidler, polifenoller vardır. E vitamini açısından zengindir, Yeşil çay da krom, manganez, selenyum ve çinko gibi ve bazı phytochemical bileşikler karotenoidler, tokoferol, askorbik asit (C vitamini), mineraller bulunur. Güçlü bir antioksidandır içerisindeki mükemmel bileşenler sağlıklı yaşam için doğanın bize sunduğu armağanlardır.






Yeşil çay nasıl kullanılmaldır/ yeşil çayın hazırlanışı


Yeşil çay ya da yeşil çay extratı satan bazı firmalar günde 12 bardağa kadar içilebileceğinden bahsetmiş olabilirler bu sayıya çıkmanızı asla tavsiye etmiyoruz. Hatta toz halindeki yeşil çay ekstratlarini kullanmamanız daha sağlıklı olacaktır. Zira karaciğerinize yük binebilir onun yerine yaprak halinde satılan yeşil çayları kullanınız. Bir büyük fincana 1-2 çay kaşığı yeşil çay atabilirsiniz. Yeşil çayı kaynatmayınız yeşil çayın üzerine kaynamış su ekleyerek demleyiniz, demlenme süresi 2 dakikadan az 6 dakikadan fazla olmamalıdır.(bu konuda çeşitli görüşler mevcuttur) İçerisine şeker koymayınız(şekersiz içemeyenler ekleyebilir) Şeker yerine bal koyabilirsiniz ayrıca yeşil çayınıza nane ya da zencefil de ekleyebilirisiniz. Yemeğin üstüne Yeşil Çay içmeyiniz sabah aç karınla ve yatmadan önce aç karınla içerseniz çok faydalıdır. Bilmediğiniz kalitesine inanamadığınız yeşil çayları almayınız.


Yeşilçayın faydaları aşağıda sayılacaktır fakat içerek tüketmenin dışında yeşil çayın şu şekilde faydaları da vardır. Yaralı bölgeye tampon yapabilirsiniz, gözleriniz şişmiş ise bir beze yeşil çayı koyup soğutur gözlerinize koyarsanız şişlikleri indirecektir. Yeşil çayınız poşet çay ise direk buzdolabında bekletip kullanabilirsiniz. Ayak mantarı için ayağınızı ılık yeşil çay içerisinde bekletebilirsiniz Yeşilçayın anti bakteriyel ve antiviral özelliğinden dolayı bir çok alanda kullanılabilir, yeter ki kullandıktan sonra kullandığınız bölgeyi durulamayın.










Yeşil çayı günde kaç fincan içmeliyiz?


*Hiç içmeyenler En az 1 fincan içmelidir.


*En mantıklısı günde 2-3 Fincan içilmesidir


*5 fincandan fazlası size zarar verebilir.


Bu konuda benim en çok güvendiğim kaynak 2002 yılında başladığı araştırmayı 2006’da tamamlamış olan Japon bilim adamı Kuriyama’nın tavsiyesidir. Kuriyama herkesin günde en az bir fincan yeşil çay içmesini öneriyor günlük iki ya da 3 fincan çayın çok faydalı olacağını söylüyor 5 fincana kadar zararı yok.


Uyarı: Yeşil çay asla aşırı sıcak içilmemelidir. Antioksidan içerdiği için yemek borusu kanseri oluşumunu hızlandırabilir






Yeşilçayın Faydaları:






Yeşilçayın faydaları hakkında bilinenler son yıllarda yapılan araştırmalarla daha da artmıştır. Japonların uzun yıllar yaşamasının temel nedeni olarak yeşil çay tüketimi gösterilmektedir. Yeşil çayın bir tedavi yöntemi olmadığı destekleyici alternatif bir yöntem olduğu unutulmamalıdır.






Yeşil çay insan ömrünü uzatır ve insan sağlığına çok faydalıdır!


Diyet yapanlar muhakkak kullanmalıdır!


Anti hipertansif etkisi, anti bakteriyel etkisi, antiviral etkisi ve nöroprotektif etkisi vardır.


Uyarı:Şimdi yeşil çayın 30 dan fazla kanıtlanmış faydasını aşağıda okuyacaksınız fakat vakti olamayanlar için en önemlilerini belirteyim


Kalp rahtsızlığı olanlar, Obezite, Parkinson, Alzheimer gibi hastalıklar bazı kanser türlerinde yeşil çay çok ama çok faydalıdır.


Japon bilim adamı Prof. Shinichi Kuriyama 4 yıl süren bir araştırmadan sonra yeşil çayın kalp hastalıklarına iyi geldiğini keşfetmiştir. Kuriyama’nın Japonya’daki Tohoku University in Sendai adlı üniversitesinde yaptığı yeşil çayla ilgili araştırmalara göre: (ilk 6 madde)


Günde 5 fincan ve daha fazla yeşil çay içenler günde 1 fincandan az Yeşil Çay içenlere göre tüm hastalıklardan ölme oranları % 16 daha düşüktür. Yani Günde 5 fincan çay içenlerin ölüm riskleri %16 daha azdır.


Günde 5 fincan çay içen kadınlar diğer kadınlara oranla %31 oranında kalp hastalıklarından korunmuş olurlar.


Bu da demektir ki kadınlar yeşil çayın sağladığı faydalar konusunda, erkeklerden daha avantajlıdırlar.


Yapılan bu araştırmaya göre Siyah çayın da çok az bir faydasının olduğundan bahsedilmiştir fakat yeşil çay kadar etkili antioksidanlar içermemektedir.


Yeşil çayın Kansere faydası olduğu tespit edilmiş fakat Kardiyovasküler rahatsızlıklar (kalp hastalıkları) konusunda çok daha etkili olduğu belirlenmiştir.


Yeşil çayın içindeki Polifenol adlı antioksidanlar Kalp hastalıkları için son derece faydalı eşsiz bileşenler içerir


Kalp hastalıklarını önlemede ve yavaşlatmada yeşil çay içenler içmeyenlere göre %26 daha az risk taşımaktadırlar.


Bakteriyel ve viral hastalıklara karşı direnç sağlar


Nörodejeneretif hastalıkların önlenmesinde etkilidir.


Alerjilere iyi gelir


Artrit’ e iyi gelir


Kemik- mineral yoğunluğunu arttırır


Bağışıklık geliştirmeye yardımcı olur.


Grip belirtilerini ve soğuk algınlığının yok etmede önemli bir yardımcıdır.


Meme, pankreas, yumurtalık, kolerektal, ağız, kolon ve prostat kanseri gibi çeşitli kanser türlerine karşı müdahalede yeşil çay faydalıdır.


İltihapları ve ödemleri engeller


Diyabetle mücadelede yeşil çay size faydalı olabilir.


İnmeleri engellemede etkilidir.


Zindelik verir.


Kan basıncını düzenler


Obezite ve damar hastalıklarında dengeli beslenme ve egzersizle birlikte uygulandığında çok faydalı sonuçlar vermektedir


Şeker hastalığını önlemede son derece faydalıdır.


Alzheimer hastalığına ve hafıza bozukluğuna faydası araştırılmaktadır.


Parkinson hastaları için muhakkak kullanılması gereken bir bitkidir.


Diş çürümesini engelleyicidir.


Serbest radikallerden vücudu korur.


Lösemi’de gerileme sağlar

Böbrek taşlarının düşürülmesinde etkilidir.

Yorgunluğun önlenmesi etkilidir

Berberi hastalığının tedavisinde kullanılmıştır.

Migreni hafifletir

Ağız kokusunu giderir

Boğazımıza ferahlık hissi verir.





Yeşilçayın Kanıtlanamamış Faydaları:

1- Multipl skleroz tedavisinde faydalıdır

2- Alzheimer ve Parkinson hastalığını durdurmada faydalıdır

3- Hücre bozulmalarını engellemede faydalıdır

4- Yeşil çay içmek, total kolesterol düzeylerini düşürür, iyi (HDL) kolesterolü düzenler, kötü kolesterolün (LDL) düşürülmesini sağlar. (Bu maddeden emin değiliz bir çok ciddi site kolesterolü düşürdüğü yazmakta)

5- Ekstradan kalori yaktırdığı söylenmektedir. (Aslında mevcut vücut yağlarını metabolizmayı hızlandırarak yaktığını söyleyebiliriz ama bu bize fazladan bir dilim ekmek yeme hakkı vermez)

6- HIV virüsüne karşı etkisi tam bilinmemektedir





Yeşil Çay’ın zararları:

Sık idrara çıkma, Bulantı, kusma, uykusuzluk gibi zararlar söz konusu olabilir. Kafeine hassasiyeti olanlar içmemelidir.

He ne kadar kalp hastalıklarına iyi geliyor olsa da kalp, böbrek hastalıkları olanlar, psikolojik rahatsızlığı olanlar, pıhtılaşma sorunu yaşayanlar ve kanser hastaları doktorlarına mutlaka danışmalıdırlar. Hamile kadınlar, bebek emzirenler doktorlarına muhakkak danışmalıdırlar. Yeşil çayın erkeklere zararlı olduğu konusunda bazı sitelerde bilgiler var fakat araştırmamızda bu tür bilimsel bir bilgiye rastlamadık sadece kadınların yeşil çaydan organizma olarak daha çok faydalandıklarını söyleyebiliriz.





Püf Noktası: Yeşil çayın içindeki kafein uykusuzluk yapıyor ve bazı hastaların kafein alması yasaktır. Bu nedenle yeşil çayın kafeinini azaltmak için yeşil çayı ilk demlediğiniz zaman 30 saniye bekleyip oluşan demi döküp tekrar demlersiniz, böylece kafeinin zararlı etkisini bir nebze de olsa ortadan kaldırmış olursunuz fakat kahvedeki kafeine göre yeşil çaydaki kafein miktarı çok daha azdır. İlk demi dökmeniz antioksidanların varlığını da azaltacaktır.

HURMA VE FAYDALARI.

Ramazan sofralarının vazgeçilmezi hurmanın birçok faydası olduğunu biliyor musunuz? Son yıllarda yapılan araştırmalar, hurmanın kalp damar hastalıklarından ve kanserden korunmada etkin rol oynadığını gösteriyor. Peki, hurmanın faydalarını biliyor musunuz?
Sema Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hayrettin Mutlu, hurmanın lif, mineral ve fenol açısından çok zengin olduğunu ayrıca sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum, demir, fosfat gibi mineralleri de barındırdığını söyledi. Hurmanın birçok faydası bulunduğunu belirten Mutlu; düzenli olarak tüketildiğinde kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu özellik taşıdığını sözlerine ekledi.
Hurma;
• Protein içerir.
• Protein, yağ ve karbonhidrat (üçünü bir arada) içeren tek meyvedir.
• Vücudun yaşlanma belirtilerini azaltır.
• Saf hurma cildi besler, hamilelik ve güneş lekelerini yok eder.
• İçerdiği demir sayesinde, kansızlığa iyi gelir.
• B1, B2 vitaminlerinin bir arada bulunmasından dolayı karaciğeri kuvvetlendirir.
• Boğaz ağrısına, öksürüğe iyi gelir.
• Kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
• İçerdiği bol fosfor ve kalsiyum ile kemik hastalıklarına karşı koruyucu özellik taşır.
Orucun hurma ile açılması halinde, oruçtan dolayı insanın üzerinde oluşan halsizliği de içerdiği şeker oranı sayesinde hemen gidermektedir.


Sadece Ramazan’da yemeyin, her zaman tüketin!
Ramazan sofralarının meyvesi olarak bilinene hurma, hâlbuki her zaman tüketilmesi gereken bir yiyecek. Şeker oranı yüksek olmasına rağmen kilo aldırmayan bir yapıya sahip. Özellikle suda çözünebilir lif içeriği yüksek olması, hurmanın sindirim sistemi rahatsızlıklarını (kabızlık, gaz vb) önlemeye ve gidermeye yardımcı olduğunu ve günlük hayatın getirdiği stres ve yoğun temponun verdiği yorgunluktan kurtulmak için her gün hurma yemenizde fayda var dedi.Türkiye’de Akdeniz, Batı ve Güney Anadolu bölgelerinde yetiştirilmektedir. Hurmanın meyvesi tatli ve besleyicidir. Şeker oranı taze hurmalarda % 60–65 kurumuş hurmalarda ise % 75–85 civarındadır.






Meyve şekeri içerdiği için, sanılanın aksine şişmanlatmaz. Yoğun tempo yüzünden kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız bol bol taze hurma yiyin.


Hurmanın içerdiği Demir, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve bu da hamilelikte kansızlığın engellenmesini ve bebeğin gelişimi için hayati önem taşıyan kandaki alyuvarlar dengesinin uygun hale gelmesini sağlar.


Hurmada bulunan oksitsin maddesi de, modern tıpta doğumu kolaylaştırıcı bir ilaç olarak kullanılmaktadır.

SAĞLIKLI YAŞAM PROGRAMI..

bir haftadır yine aksattım blogumu..zira yine hastalıklarla mücadeledeyim..faranjit,tonsilit ve ağır bel ağrısı ile uğraşırken eşim de göz neslesi, tonsilit başlangıcı ve ağır grip oldu..buna şükür..evimiz, abartısız  ilaç ile dolu.200  kutudan fazla ilaç mevcut..hastabakıcı gibi hissediyorum zaman zaman ve bu sinir bozuyor tabii ki..herşey allahtan,herşeye şükür, diyelimm..
bel ağrım son raddesine ulaştı..iki büklüm haldeyim..kilo veremeden de ne olduğum iğneler ne onlarca ilaç, maalesef fayda edemiyor..
antidepresanlar,doğum kontrol hapları ve diğer tüm kimyasallar , zaman içinde kalıcı kilo almamı ve eskiye nazaran cok daha az yediğim halde, kilo veremeyip hatta daha da almama neden oldu..
dün gece ağrı ile kıvranırken, artık buna bir dur demek gerektiğini hatta çok geç bile kaldığımı hatırlattım kendime..
bugunden itibaren kısmetse, sağlıklı yaşam adına elimden ne gelirse sonuna kadar yapmayı planlıyorum..allah sabır ve irade versin..

gelelim programımın temel noktalarına :
- bol bol su içmek
- gün içinde iki tatlı kaşığı ruşeym tüketmek
- acıktığımda ve canım tatlı istediğinde ; hurma,beyaz leblebi, meyve tüketmek
- tam buğday ekmeği kullanmak
- olabildiğince yürümek ve hareket etmek
- bol maydanoz ve bol taze nane tüketmek
- günde iki fincan yeşil çay içmek
- ıhlamur ve diğer şifalı bitki çaylarını tüketmek..

programımın ana noktaları bunlar..
kibrit kutusu kadar peynir falan diye listeler asla yapmayacağım..
amacım sağlıklı olmak ve artık tedbiri elden bırakmamak..
bol bol yazarım umarım..
tavsiyeleriniz varsa lütfen paylaşın..

RUŞEYM VE FAYDALARI..

Öncelikle, ruşeymin ne olduğıu konusundan bahsedelim. Ruşeym, kelime anlamı olarak, buğday özü anlamına gelmektedir. Buğdayın işlenerek, una dönüştürülmesi sürecinde, özel ayrıştırma işlemleri sonucunda, 1 tonundan sadece, 1 kilogram elde ediliyor. E vitamini deposu olan ruşeym, gramlarla satılıyor.








KULLANIM ŞEKİLLERİ : Ruşeym, soğuk süt veya yoğurt ile karıştırılabiliyor, taze ya da kuru meyveye ilave edilerek zenginleştirilebiliyor. Çorba, salata gibi yiyeceklerin üzerine serpilerek kullanılabiliyor. Yemek pişirirken baharat yerine vitamin olarak kullanabilecek bu ürün, aynı zamanda dünya mutfağındaki çeşitli yemek tarifleri için tercih ediliyor


RUŞEYMİN (BUĞDAY ÖZÜNÜN) FAYDALARI :


Mükemmel Bir Afrodizyaktır : Ruşeym Doğal afrodizyak özelliğine sahip. Yakın zamanda ruşeymden vitamin tabletleri üretimi de planlanıyor.


Yaşlılığı Geciktirir : İçerdiğ, E vitamininden dolayı, yaşlılığı geciktirici özelliği ve vücutta hücre zarının dayanıklılığını sağlaması dolayısıyla bağışıklık sistemini destekleyerek kanserin önlenmesinde önemli rol oynar. Mükemmel bir E vitamini deposudur.


Kalp için Çok faydalıdır : Ruşeymin koroner kalp hastalığı riskini azaltması, pıhtı azaltıcı etkisiyle kanın akıcılığına, diyabetli hastalarda damar tıkanıklarının önlenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.


Sinir Sistemi için çok faydalıdır : Ruşeymin sinir sistemi hastalıklarında olumlu etki gösterdiği, gözde katarakt oluşumunu geciktirdiği biliniyor.


Güzelliğinize Güzellik katar : Doğanın bu altın sırrı güzelliğe de güzellik katıyor. Özellikle de cilt kırışıklıkları için birebir. Hem kırışmayı önlüyor, hem de azaltıyor.


Kısırlık için faydalıdır : Buğdayın embriyosu olarak nitelenen Ruşeym, kısırlık tedavisinde etkin olarak kullanılıyor.


* Buğday özü, (Ruşeym) her yaş grubunda kullanılabilir. Yemek pişirken, baharat yerine buğday öüzü katılabilir.


* E vitamininin yaşlılığı geciktirici özelliği ve vücutta hücre zarının dayanıklılığını sağlaması dolayısıyla bağışıklık sistemini destekleyerek kanserin önlenmesinde önemli rol oynadığı, bu açıdan zengin olan ruşeymin koroner kalp hastalığı riskini azaltması, pıhtı azaltıcı etkisiyle kanın akıcılığına, diyabetli hastalarda damar tıkanıklarının önlenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.


Ruşeymin sinir sistemi Hastalıklarında olumlu etki gösterdiği, gözde katarakt oluşumunu geciktirdiği, cildi güzelleştirip kırışıklıkları önlediği ve kısırlık tedavisinde etkin olarak kullanıldığını bilimsel çalışmalarla tespit edilmiştir.






• KALP-DAMAR SAĞLIĞINI SİNİR VE SİNDİRİM SİSTEMİNİ KORUYOR,


  .KİLO KONTROLÜNE YARDIMCI, KOLLESTROLÜ DÜŞÜRÜYOR,
• KAS GELİŞİMİNE, BÜYÜME ve CİNSEL GELİŞİME YARDIMCI OLUYOR,
• HASTALIKLARA KARŞI DİRENCİ ARTTIRMAYA, SAĞLIKLI SAÇLARA, CİLDE VE GÖZLERE SAHİP OLMANIZA YARDIMCI OLUYOR,






RUŞEYM TAM BİR VİTAMİN,


VE MİNERAL DEPOSUDUR.


BUNUN YANINDA BİR ÇOK


HASTALIĞI ÖNLEMEDE


ETKİLİ AMİNOASİT VE OMEGA 3-6-9 YAĞ


ASİTLERİ İÇERİR.






İNSAN VÜCUDU İÇİN GEREKLİ OLAN TEMEL BESİNLER NELERDİR?






VİTAMİNLER






MİNARALLER






AMİNOASİTLER






DOYMAMIŞ YAĞLAR






Tüm bu gerekli maddelerin ve daha da fazlasının RUŞEYM’in


doğal içeriğinde olduğunu biliyor muydunuz?






PEKİ BİZLER BU ÖNEMLİ BESİN MADDESİNİ YETERİNCE KULLANIYOR MUYUZ






HAYIR!






TÜM DÜNYADA SAĞLIKSIZ OLDUĞU KABUL EDİLMESİNE RAĞMEN ÜLKEMİZDEKİ BEYAZ EKMEK ALIŞKANLIĞINDAN DOLAYI EKMEK UNU YAPILIRKEN RUŞEYM MAALESEF AYRILMAKTADIR.






BUĞDAY, RUŞEYMLE BİRLİKTE KLASİK YÖNTEMLE ÖĞÜTÜLDÜĞÜNDE, RUŞEYMİN İÇERDİĞİ BESLEYİCİ YAĞLAR 2-3 GÜN İÇİNDE BOZULMAKTA ve UNU ACILAŞTIRMAKTADIR.






BU YÜZDEN UN FABRİKALARINDA


RUŞEYM AYRILIR, KULLANILMAZ.






İŞTE BU NEDENLE BEYAZ EKMEĞİN


BESLEYİCİ DEĞERİ YOK DENECEK


KADAR AZDIR.






NE YAZIK Kİ, BİZİM RUŞEYME


EN KOLAY ULAŞACAĞIMIZ


YER OLMASI GEREKEN


EKMEĞİN İÇİNDE






YOKTUR!






YEDİĞİMİZ EKMEKLER


RUŞEYMSİZ OLDUĞU İÇİN


SADECE KARIN DOYURMAYA YARAMAKTADIR.






PEKİ BESLENMEDE BU KADAR ÖNEMLİ


MADDELERİ İÇEREN RUŞEYMİ EN ÇOK


TÜKETTİĞİMİZ EKMEKLE BULUŞTURMAK İÇİN


NE YAPMALIYIZ?






YAPILACAK ŞEY RUŞEYMİN BESLEYİCİ YAPISINI BOZMADAN AYRIŞTIRIP EKMEĞİN İÇİNE KATMAKTIR.






BU İŞLEM İÇİN DÜNYADA BİLİNEN EN İLERİ TEKNOLOJİ SUPERCRITICAL CO2 AYRIŞTIRMA YÖNTEMİDİR.






TÜBİTAK 2006 YILINDA TÜRKİYEDE YENİ TEKNOLOJİLERİN GELİŞTİRİLMESİ PROGRAMI ÇERÇEVESİNDE SUPERCRİTİCAL CO2 TEKNOLOJİSİNİN TÜRKİYE’DE UYGULANMASININ ALTYAPISINI HAZIRLAMIŞTIR.






ARTIK BU TEKNOLOJİ SAYESİNDE BU DEĞERLİ BESİN HAZİNESİ SAĞLIKLI BESLENMEMİZİN HER ALANINA YAYILIYOR VE YAYILMAYA DEVAM EDECEK.






RUŞEYMİ BİRAZ DAHA YAKINDAN


TANIYALIM






RUŞEYMİN YAPISINDA


18 AMİNO ASİT


10’DAN FAZLA VİTAMİN


8 MİNERAL 913 PROTEİN BİLEŞİMİ


OMEGA 3


OMEGA 6


OMEGA 9 YAĞ ASİTLERİ PREBİYOTİK ENZİMLER


BULUNUR






RUŞEYMDE BULUNAN BAZI VİTAMİNLER:






A • B1 • B2


• B3 • B5 • B6


• C • D • E


• FOLİK ASİT


• SELENYUM


• KO-Enzime Q10






MİNERALLER:






FOSFOR • SODYUM


• ÇİNKO • KALSİYUM


• MAGNEZYUM • DEMİR


• MANGANEZ • POTASYUM






AMİNOASİTLER:






TRİPTOFAN


TREONİN İZOLÖSİN


SİSTİN


TİROZİN


ARGİNİN


FENİL ALANİN


GLUTAMİK ASİT


ASPARTİK ASİT


• LİZİN • HİSTİDİN


• ALANİN


• LÖSİN


• GLİSİN


• PROLİN


• SERİN


• VALİN


• METODİN

25 Ağustos 2010 Çarşamba

hiç..

bu gecenin ana duygusu . hiç..hiçlik..
dondurucu kış geceleri, içime giydiğim içlik kadar kaşındırıcı ve rahatsız : içlik..
içlik, içten olmaktan değil, sade ve sadece "içte" olmaktan geliyor..
hiçlik de öyle..sade ve sadece hiiç..
***********
bugün farklı bir deneyim yaşadım,  belime, bilir  misiniz bilmem, eski usül bardak çekme yöntemi uyguladı..geçici olarak ağrım geçti..şuanda  jele buladığım cildimin altında sızım sızım sızlayan ve sancıyarak ağrıyan yine yine yine bir belim var..
***********
gece rüyamda, rahim ağzı kanseri olduğumu ve hastane odasında bir doktorun bunu bana pervasızca söylemesini gördüm..ağlayamadım ..çocuğum olmayacak diye korktum..hastane çalışanları ekmek gibi su gibi bahsettiler başıma geleceklerden..kemoterapi bile görmeye başladım..rüyamda bile hastalık acı ve ağrı iile uğraştığıma değil,rüyalarımda bile yorulduğuma yanıyorum..
***********
sabah emin in nrolog kontrolü vardı, kalp tetkiklerinin sonuçlarını götürdük..biten ilacımı aldım,sonrasında seraplaydım..
***********
bu gecenin içeceği : süt ve lipton sallma çay..
bu gecenin zararlısı : bol sigara ve çikolata parçalı bisküvi..
bu gecenin izlenilen filmi : moonlight
bu gecenin duygusu: belirsizlik,bilinmezlik,hiçlik..
bu gecenin kokusu : alo deterjan ve yağ sökücü kokusu..
bu gecenin iyi tarafı : yarın yeni bir güne başlayacak olmayı ummak..
bu gecenin sığınağı: allah,tespih ve zikirler..


NOT: bu karikatürü elço yollamıştı bana..ilk gördüğümde katılarak güldüm..aradan zaman geçti ve bu yazıya şuan koyacak resim ararken, dosyalarımda buna rastldım..gülmedim, gülemedim bu kez..hatta acı duydum desem cok da abartmış sayılmam..zavallıca buldum şimdi bu karikatürü..trajikomedik buldum..
önünü nasıl görüyorsa,hayatı öyle bilen bi hayvan..herkes böyle olabiliyor..olabiliyor..
hatta, böyle değil miyiz zaten hepimiz..

23 Ağustos 2010 Pazartesi

kalıp sabun ve yün banyo keseleri..


dalan
markasını çok sevdiğimi daha önceleri pek çok kez belirtmiştim..hatta firma yetkilisi ile görüşmelerde bulunmuştuk ve sağolsunlar bana o güzel hediye setlerinden göndermişlerdi..bereketli ürünler, öyle ki ,hala kullanıyorum, bol bol tükettiğim halde..
aşşağıda resmini görmüş olduğunuz pembe paket dalan banyo terapi,güllü olan sabunu kullanıyorum suan ve memnunum..

dalan markasının zeytinyağlı ürünleri, özellikle tavsiye ettiklerim arasındaydı fakat bu terapi sabunlar, eski hamam kültürünün tadına bakmanızı sağlıyor ve oldukça ekonomik fiyatlara ,pir-ü pak olmanın keyfini yaşatıyor..

değinmek istediğim asıl konu, artık duş jellerini kullanmadığımdır..evdekileri de bi şekilde tükettim ve artık asla duş jeli kullanmayı düşünmüyorum..

duş jelleri öyle revaçta ki ,her şeklini ve herşeylisini bulmak mümkün..avon mesela, onlarca çeşit duş jeli ile oldukça revaçta..nivea,palmolive,duru,adidas.. onlarca markanın çok güzel duş jelleri var ve bittabi bende yıllardır kullandım bunları..amacım onları kötülemek değil, asla yanlış anlaşılmasın..

fakat ne kadar iyi olursa olsun , hiçbir duş jeli, kalıp sabunlar kadar ferahlık ve temizlik hissi vermedi, veremedi bana..etrafımdaki bikaç arkadaşım da aynı görüşteler ve biz artık tamamen kalıp sabun kullanıyoruz..

herkese tavsiye ediyorum..ayrıca yeni nesil banyo kese ve liflerinden de vazgeçtim..sadece dalan markasının ipek banyo kesesini ve elimin altında halühazırda olan envai çeşit ve şekildeki örgü keseleri kullanıyorum artık..kalıp sabunlar ile, yünlü anneanne keseleriyle liflenip, çocukluk anılarımızı tazeleyelim..

hahahahah..

zenci adamın biri, yurtdışına çıkacakken, pasaporunu kaybettiğini görür..arar tarar bulamaz..
yolda yürürken, o da ne, yerde bi pasaport..açar bakar, leonardo di caprio nun olmasın mı pasaport..hemen kapar pasaportu, leonardo nun fotoğrafını söker, kendi resmini yapıştırır..vakit gelir, havayollarına gider..
hava yolları görevlisi de , bizim Temel..sıra ile pasaportları kontrol etmekte..
sıra bizim zenciye gelir..şaşkınlıkla, bi zenciye, bi pasaporta,bi zenciye bi pasaporta bakar..
diğer görevli olan Dursun a seslenir :
- ula dursuuun, bu titanic yandı muydu, battı muydu daa....

başlığı yok..başı üşüyen satırlarımın..

iyi mi , kötü mü olduğunu bazen anlayamaz ya insan..
şeytanın işidir bu,derim..
aksilik arasan saymakla bitmez..
ya güzellikler, görmemizin çok kolay olduğu..
cızırdaya cızırdaya tarıyorum hayatımı..nerden ne bulup yakalasam diye..
antivirüs programı gibiyim..
virüsler buluyorum hücrelerimin derinliklerinde..
karantinam öyle dolu, öyle dolu ki..
nereye kopyalayacağımı bilemiyorum,
veriyorum besini veriyorum besini ,besleniyor virüslerim..
program tararken zihnimin dosyalarını,
hep virüs bulmuyor ..
güzellik de buluyor, mükemmelik de..
kopyalayıp hayatıma yapıştırmam gerekiyor..
atalet mi engelliyor, huzur mu batıyor, kısmet mi olmuyor..
dosyalarımda unutulup kalıyor..
istediğim şeyler var, arzuyla çok çok..
kimin yok ki mirim, diyorum, karşı iskemleye geçip, ikinci ben ile..
***************
canım kek istiyor..
iyi pişmiş, ev keki..
yanında bergamotlu çay ve mümkünse bi dost..
o olmazsa okumadıgım bı kıtap ..
biraz ofset kokusu, biraz tutkal..
yağmurlu hava..
istanbul..
bergamut kokusu..
*******
tanımadan aşık olduğum eyy caanım istanbul..
canım çay çekiyor..
bi de istanbul..
*******
hangi kahve kokususun sen..
hangi yaprağa düşen ciy..
hangi gözsün, ne renksin..
içimdeki,
çık artık dışarı..
*******
doğmamış bebeğe don biçerim ben,
karışmayın ,
biçerim..
kim karışır hayallerime..
varsın ben , hayalimdeki gibi olayım..
varsın ben istanbul olayım..
istanbul ben olsun..
karışsın, kaybolsun..
yedi tepesinde de seviştiğim,
yedi tepesine yedişer kurşun sıktığım..
kim karışır, benim bu yürek..
kim karışır,
istanbula..

22 Ağustos 2010 Pazar

pazar..

ve yine bi pazar..

bu pazarın şarkısı: portofino..

bu pazarın duygusu, sadelik..
bu pazarın gazeteleri, haber türk,sabah,new york times..
bu pazarın içeceği sallama çay ve gerçek sütlü nescafe gold..
bu pazarın bakımı, yüz için yoğun cilt bakımı..

bu pazarın şanslıları, kaka dolu pis suyu değiştirilip,cillop akvaryuma kavuşturulan obez balıklarım..

bu pazarın meyvesi, kavun..tatlı/sert..

bu pazarın eksisi, ağır grip ve şiddetli bel ağrısı..

bu pazarın yemeği, dışarda yenilebilecek herhangi bir menü..

bu pazarın ulaşılamayanı, coşku

bu pazarın yazarı, orhan pamuk

bu pazarın ev hali, genel temiz, derin kirli,eli yüzü düzgün çekidüzenli..

bu pazarın nesnesi, kağıt..

ı found my love in portofino..


 I FOUND MY LOVE İN PORTOFİNO..DİNLEYİN..DİNLERKEN SADECE "AŞK"I DÜŞÜNÜN..


ı found my love..
ı found my love..
ı found my love..
portofino..


ister, dalida'dan, ister pink martini'den ..ama mutlaka VİTTORİO PALTRİNİERİ den..mutlaka portofino..

20 Ağustos 2010 Cuma

meyvalı sabun ve yöresel bebek magnet, edirne..





edirneye gidilir de, meşhuur meyvalı sabun ve magnet-ahantarlık yöresel bebeklerden alınmaz mı?

edirne post-2..


                eşimin sağlığı iyi ..soran herkese çok teşekkürlerr...

buralardayımm..

selam ..
yorum yazanım bile yok ,zoimden başka:(
epeydir salladım blogumu..
çiçek böcekle dolu ve anaokulu sınıf süslemesi gibi olan blogumu sadeleştirdim..
hastayım,evdeyim..bademciklerim fena şiş,belimdeki ağrı bezdirici derecede,geciken reglin onulmaz pms leriyle meşgul olan bedenim ve ruhum,iki gündür bol ilaç ve bol çay kahve/sigara eşliğinde, pc karşısında pinekliyorum..blogdan bloga koşuyor,o com. senin,bu com. benim zaplıyorum..ehiehi..

 

bugün de evdeyim..1000 miligramlık penos antibiyotik, diclomed jel,hipuroid jel ve etodolak tablet, prozac ve therafluu eşliğinde, koyu bi demlik çay ile kimyasala bulanmış bünyem ile blog blog sürtücem..

15 Ağustos 2010 Pazar

EDİRNE POSTU - 1..

bol fotoğraflı bir post..
5 gündür yine bloguma bakamadım..
zira tüm hafta Edirne'deydik..
nöroloğumuz, eşimi, buradan edirne araştırma -üniversite hastanesine sevk etti..
pazartesi günü sabah 5 suları yola çıktık ve o gece geç döndük..
pazartesi günü eşimin eko kardiyografisi çekildi..ve kalbine bağlanacak olan ekg holter cihazı için, perşembe gününe randevu verildi..burada, yine sağolsun doktor olan kaynımın bir telefonu ile kolayca işlerimiz halloldu..

pazartesi ekokardiyografiyi çektirdikten sonra, sonuçların gayet güzel olduğunu da görüp sevinince, kendimizi hemen ESKİ CAMİİ VE SELİMİYE CAMİİ'ne attık..kapalıçarşılarından ufak tefek bikaç alışveriş yaparak tur attık..
SELİMİYE gerçekten büyüleyici ,enfes bir camii..
maneviyatından ötürü, özellikle ramazan ayında buraya gelip, namaz kılmanın ferahlığıyla içimiz çok rahat olarak evimize döndük..

..