2 Ocak 2011 Pazar

EAT, PRAY, LOVE (ye,dua et,sev)

dün,sabah 04 e kadar zoimle msn de muhabbetin dibine vurduktan sonra, İzmir'de,Forum İzmir'i gezerken, D&R ziyaretimizde,Nuray ablamın hediye ettiği "uçurtma avcısı"nı okurken , bıraktım kendimi uykunun tatlı kollarına..
sabah 13.30 suları uyandım ve bugün çoktandır izlemek istediğim filmi, YE,DUA ET,SEV'i izledim..çok hoştu.. Julia Roberts'ın yemek yeme sahnelerine, o kocaman ağzını tatlılıkla şapırdatmasına mest oldum.bence terapi niteliği taşıyan bi film..film için olumsuz bir eleştiri yapacak olursam, bu ,sadece, Liz'in her karşısına çıkan ve hoşlandığı erkekle iki dakika için de sevgili olması:))
hem sabun köpüğü gibi hafif,hem de terapi gibi iyileştirici ve düşündürücü etkiler bıraktı bende film..tam da içsel yolculuklarımda ,aracımı sürerken gaza sonuna kadar basmışken..ehh,bu da evrenin çekim yasasının bir güzelliği..sadece iste,ne gerekiyorsa karşına çıkıyor zaten..


film,8 kasımda gösterime girmişti ama ben ancak 2 ay sonra izleme fırsatını bulabildim..tıpkı, "uçurtma avcısı"nı da okumaya geç başladığım gibi..

2 yorum:

Judy Abbott dedi ki...

neyse bari filmi beğenmişsin, ben uyumuştum sinemada:)

NİLMOON dedi ki...

judycan, film kültürüm asla senin kadar değil..ben daha ziyade, o an yaşadığım hayatın,düşünce ve duygularımın beni hangi filme çektiğine göre seçim yapıyorum..asla tutkulu bir sinemasever değilim..sana o konuda hayranım mesela..film konusunda belli bir ibren var,ciddi bir birikimin var..bridget jones'i hala ve hala izliyorum ben,düşün yani :)))
film konusunda çok seçiciyim,zira sadece istediğim filmleri izliyorum..hahahah..sevgiler..