29 Kasım 2011 Salı

SOKAKTAKİ KÖPEK DOSTLARIMIZ SORUYOR : KÜPELERİMİZ NERDE ??



RUMELİ EKSPRESS'in 6. ve 7. sayılarında, çok ses getiren bir haber hazırlayıp yayınladık..
blog arkadaşlarımdan çoğu, kedi-köpek besliyor, ciddi derecede hayvansever ve vicdanlı insanlar..

sizinle de paylaşmak istedim yazı dizisinin özellikle 2.bölümünü..
bu bölüm, 7. sayıya aittir ve belediyeye açık mektup niteliği de taşır..

ne insanların ne de zavallı dostlarımız,sokak hayvanlarının mağdur edilmediği bir Tekirdağ,bir Türkiye,bir dünya diliyorum.....


Sokaktaki Köpek Dostlarımız Soruyor : Küpelerimiz Nerede?

Küpesiz Sokak Hayvanları Dosyası Devam Ediyor...

Taraflı Gazete -Yıl : 1 Sayı : 7 - 28 Kasım 2011

Geçtiğimiz sayıda konunun sadece sokak hayvanlarının küpesiz ve dolayısı ile sağlıksız olduğu yönünde haber
yapmıştık. 

Bunun üzerine gazetemizi arayan yetkililerle, konunun muhataplarıyla ve konuyu detaylı bir şekilde bilen
uzmanlarla konuştuk. Kanunları ve bu kanunlar çerçevesinde nelerin yapılması gerektiğini, asıl sorumluların kimler
olduğunu araştırdık. 

Sokaktaki dostlarımız için kanunlarla belirtilen asgari şartlar uygulanana dek bu dosyayı
kapatmayacağız.

Sokak Hayvanları İçin Yürürlükte Olan Kanun Diyor ki;

Bu İşi Yapacaksın!

6. sayı haberlerimizi okuyan bazı yöneticiler rahatsız olmuş olacaklar ki, konunun kanun kapsamında olmayan
muhataplarını bizimle irtibata geçirerek açıklama yaptırdılar.Biz Rumeli Ekspress olarak, sorumluluk
sahiplerinin aramalarını tercih eder ve bu konuda ne yapabiliriz ,diye fikir sormalarını isterdik.
Fakat niyet; eksik ve hataları düzeltmek olmayınca bizler de konunun ciddiyetini,kanunları atlayanlara kanunlarla anlatmaya bu sayımızda da devam ediyoruz. Bu yüzden elimizde bulunan çok sayıda
küpesiz köpek fotoğraflarını,yayımlamak yerine, birkaç kanunu sizlerle paylaşmayı uygun gördük. Çünkü, yükümlülük sahibi olanın önce kanunu bilmesi, sonra o fotoğrafları görmesi gerektiğini düşündük. 

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 6. maddesinin dördüncü fıkrası “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır.
Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle
alındıkları ortama bırakılmaları esastır” demektedir. Aynı kanuna göre çıkartılan 12.05.2006 tarih ve 26166 sayılı resmi gazetede yayınlanan Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesi ise; 

b) "Belediyeler; Geçici bakımevine gelen hayvanları öncelikle Ek-2 deki Sahipsiz Hayvan Kayıt Defterine
kaydederek müşahede altına almakla, gerekli tedavilerin yapılmasını, kısırlaştırıp aşılanmasını ve işaretlenmesini müteakip, alındığı ortama bırakmakla, geçici bakımevlerine gelen hayvanların sahiplenilmesi
için yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yapmakla,

 c) Bölge ve mahallerindeki, özellikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, işaretlenmesi ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, alındığı ortama geri bırakılması ve sahiplendirilmelerinin yapılması için hayvan geçici bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm
faaliyetlerde yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile belediye veteriner hekimlerinin koordinasyonunun sağlanmasıyla, ilgili hususlarda gerekli tedbirleri alır. ”

Aynı yönetmeliğin 20. maddesi “ (1) Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar aşağıdaki esaslara göre
toplatılır:



 c) Eziyet edilmeden toplanılacak veya toplattırılacak sahipsiz hayvanlar, nakliye araçlarında kafesler içerisinde geçici bakımevlerine kısırlaştırılıp ve aşılattırıldıktan sonra tekrar geri bırakılmaları için nakledilir. Toplanan hayvanların nakil esnasında herhangi bir zarar görmemesi için tüm önlemler alınır.

 d) Geçici bakımevlerinde on gün süre ile gerekli duyurular yapıldığı halde sahiplendirilemeyen hayvanlar kontrolleri, aşıları ve tıbbî müdahaleler ile kısırlaştırılmaları yapıldıktan ve operasyon yaraları kapandıktan en az yedi gün sonra kayıt altına alınıp, müdahale görmüş olduklarını gösteren işaretleri üzerlerinde olacak şekilde veteriner hekimin onayıyla alındıkları ortama geri bırakılır." demektedir. Kanunda görüldüğü gibi, maddeler, yükümlülükler çok açık. Sahipsiz sokak hayvanlarını alacaksın, aşılayacaksın, kısırlaştıracaksın ve bunları yaptığına dair işaretlemeyi (küpeleme) yapıp hayvanı alındığı yere bırakacaksın. Bunu yapacaksın ki bizde günde 3 defa değiştirdiğimiz evimizin önündeki mama kaplarını gönül rahatlğıyla dolduralım, onlarla
çiçe rahat yaşayalım. Sevmekten çekinmeyelim, çocuklarımıza veya herhangi birisine zarar vermelerinden
korkmayalım. Geçici hayvan bakımevinin açılmasının büyük faydaları vardır evet ama çözüm; hayvan bakımevlerinden nasıl rant sağlanır diye düşünmekte değildir. Çözüm yerel yönetimlerin kanunları bilmesinde ve acilen uygulamaya koymasındadır. 



DÜŞÜNCE VE YORUMLARINIZ BENİM İÇİN,BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ..SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ARKADAŞLAR ??

5 yorum:

zoitsa dedi ki...

beslenmeleri bile zoraki ve gönüllüler sayesinde oluyor çoğu bakımevlerinde.Bu tüm illerimizin belli başlı sorunu.Çoğu il barınağında veterineri bırak görevli bile yok.Çok doğu bir konuyu ele almışsınız en azından herkes kendi ilindeki barınakları düzeltmek için baskı uygulasa belki de bir çok şey değişir.Elinizi taşın altına koyduğunuz için çok teşekkür ederim kendi adıma.İnternet üzerinden yayın yapabildiğinizde bu yazıyı tüm mecralarda paylaşmak dileğiyle.

NİLAY (nilmoon) dedi ki...

zoim canım iyi ki varsın sen

iyi ki bu kadar duyarlısın, iyi ki bu kadar özelsin..

inş. online olarak yayında olacağız yakında..iki kelamın öyle değerli ki...

inşallah faydası olur gazetenin bu konuda zavallı dostlaırmıza..:(((


sen ciddi bir hayvansever ve hayvanlar uğruna nelerle uğraştığını bildiğim, vicdanına çok güvendiğim nadir kişilerdensin, iyi ki varsın gerçekten, iyi ki..

viva dedi ki...

canim bencede gercekten bu duruma devlet artik bir el atmali, öyle sadece gönüllü mönüllü nereye kadar, her türkiyeye gidisimde sok oluyorum, bazi yerlerde sirf köpek var diye aksam millet disari cikmaya korkuyor, hayvanlarada yazik, ac susuz dolaniyorlar ortada...yani almanlara yok gevur falan diye kizanlar var, ama yeminle hayvanlara cok düskünler, disarda bir tane tek basina köpek göremessin, ya birine aittir, yada bakim evindedir hayvanlar, bence öylede olmali yani. Devlet+gönüllü insanlar is birligi yapmalari gerek bence! : )

NİLAY (nilmoon) dedi ki...

vivacım duyarlılığına çok teşekkürler..evet yabancı devletler ve millerler zaten insana da hayvana da çok değer veriyorlar çoğunlukla..
hayvab sevmeeyn insanları da sevemez der biz özlü söz, ne doğrudur..
sağolasın..

Neşetuana dedi ki...

T.C. kanunlarında hayvan haklarına dair bir çok yasal düzenleme var aslında. biraz insanların vicdansızlığı ve ihmali de çoğunlukta gibi.
Bu konuda bireysel olarak bizlerin de sorumluluğu olduğu gibi en büyük görev belediyelere düşüyor sanırım. Çok da zor bir iş değil, hatta basit olarak nitelendirilebilir, ama işte insanların vicdanına parmak basmak yerine tırnak batırmak lazım, düzelebilmesi için..

konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederim.