31 Ekim 2011 Pazartesi

teşekkürler : hepsiburada.com ///// şikayet : deıchmann

isteyerek yazmıyorum ,keşke yazmama gerek kalmasaydı..

önemli..gerekli..başkaları da okumalı, bilmeli..

susma-sustukça sıra sana gelecek,sloganının doğuştan fanatiğiyimm..

haklarımızı aramayı öğrendiğimiz zaman, hak aramama boşluğundan doğan " umursamazlık"ların sonlanacağına inanıyorum..

konu -1 : İNCİ DERİ AYAKKABI A.Ş.

zoi'min daha önce alıp memnun kaldığı,benim de özencik olduğum İNCİ - oneon- sandaletten satın aldım 24-10-2011 tarihinde..
incideri.com 'dan..indirimdeydi,1 adet kalmıştı, iyiydi hoştu da,10 gün olucak ne ürünümü yolladılar ne de geri dönüş yaptılar..

ödemem cartt diye çekildi kartımdan, anında; lakin o günden beri ne gelen var ne giden..


bikaç kez mail attım,nazikçe sordum..
ne yanıt var, ne mail ne bir telefon..sitede ulaşılabilecek bir tel. numarası yok zaten ,bugun farkettim.


dolandırıldığımı sanmıyorum ama İNCİ gibi, kaliteli,prezente bir firmadan böyle bi darbe alacağım hiç aklıma gelmezdi..


tüketici hakları derneğine yazılı olarak başvurdum, şikayetim.com'a bildiri yazdım..blogumda da yayınlıyorum..hala bir cevap gelmezse bittabi son aşamaya da adım atacağım..


10 gun olmuş,paramı almışsın,sipariş listemde kapı gibi ödeme tarihim ve meblağ yazılı..nasıl olur mail ile yada tel ile dönmezsin bana?

onlarca siteden yıllardır deli gibi alışveriş yapıyorum..kitap,kozmetik,giysi,dergi,elektronik,sağlık hizmetleri vs..

bunca senedir ne gittigidiyor'dan,ne vimjo'dan,ne hepsiburada'dan ne de diğer kurumsal online alışveriş sitelerinden,asla bi gecikme,bi nezaketsizlik,bir dolandırıcılık görmedim..bilakis, saniyesi saniyesine bilgi mailleri, hatta telefon ile geri dönüşler ile hiç sorun yaşamıyorum..

hatta HEPSİBURADA.COM, geciken bir ürün gönderimlerini iptal ettiğim halde, bikaç hafta sonra, ramazan ayıydı, bir kutu çifte kavrulmuş fıstıklı lokum gönderip,şık ve çok çok nazik bir jestle beni benden almıştı..blogumda yer vermek için fotolamıştım lakin foto kayıp:(

üstelik bu adamlar,benden para kazanmadılar,bilakis onlar harcama yaptılar..çünkü siparişim 3 gün gecikti ve ben de, o ürün ile işim acil olduğundan başka bir vasıtayla temin edip, hepsiburada.com'daki ürünü iptal etmiştim, bunun adına lokum yolladı bu adamlar bana !!!!

iptal edilen satışa özre binaen lokum yollarken bazıları,ee hani,benim ayakkabım nerde 10 gündür inci ???







konu -2 : DEICHMANN ayakkabı..

babam geçtiğimiz yaz, deıchmanndan 20 liraya aldığı sokak terliğini,sadece 1 hafta ve tertemiz,nemsiz,kuru,pasaj dükkanında,

sadece dükkan içinde, ayakkabısını çıkarıp bu terliği giydiği halde ,tabanı komple yarılmış bir terlikle başbaşa kaldı..

terlik okadar yeni ki, markasından tutun, tabanında ve iç kısmındaki her tür şekil şemal aynen duruyor gıcır gıcır..

yüksek ısı,nem,ıslaklık..asla böyle bir öğeye de maruz kalmadı bu terlikler..

beşer,şaşar..imalat hatasıdır, diyerek geri götürülen terlik, büyük bir terbiyesizlikle, nahoş cevaplar ve kaba-ters usluplarla geri çevrildi..

lakiiin...babam maalesef o lanet lerlikle birlikte 40 liraya bir çift de deıchmann günlük,dükkan içi giyim amaçlı ayakkabı almıştı..

ayakkabıların akibeti ,terlikten de beter.. iki günde açılan taban,kupkuru dükkan zemininde istesen parçalayamazsın..

onu da götürdü mağazaya, verilen cevaplar yine ters-umursamaz-ilgisiz..tabanı yapıştırmışlar paçavra gibi..

ne geri iade, ne geri ödeme, ne ürün deiştirme..

ne de bir nazik dil ile özür dileme..

sonuç:  hala saklanan terlik ve ayakkabı,saklanan faturalar ve en iyi ceza da, önünden bile geçilmeyen,artık şansını kaybetmiş olan deıchmann adlı mağaza ve eşe dosta anlatılan bu rezalet hikayesi..

http://www.sikayetim.com/ adlı siteye başvurularda bulundum inci ve deıch. markaları için..
tüketici hakları derneğine yazılı olarak başvurdum..
dayandım arkama, sonuç bekliyorum..

giden toplamda 100 liralık mal olsun,canımız sağolsun..
ama böyle adı sanı duyulmuş,kaliteli diye bildiğimiz markalar, her yıl sadece bizim çekirdek ailemizden kişi başı 2 şer çiftten, toplamda 10 çift ayakkabı satma şansını kaybetti..

üstelik babam motorsporlarıyla uğraştığı için,normalden daha pahalıya aldığı ve en az 30 senedir, senede 2-3 çift de ayrıca bu spor için tükettiği ayakkabı başına hesap yaparsak, ortalama 150 liradan,3 çifti 450-500 lira yapan bir alışveriş tutarını da kaybetmiş oldu bu markalar..





gelişmeleri yazarım..

ps : görsel çok hoş dimi :)))
xoxo.

29 Ekim 2011 Cumartesi

HANGİ ÇILGIN BANA ZİNCİR VURACAKMIŞ, ŞAŞARIM !!!

‎88.yılda bir ilk !



ATATÜRK ölüm döşeğinde iken iptal edilmedi !


ATATÜRK öldü ...iptal edilmedi ! İkinci dünya savaşında ve üçüncü ihtilal sırasında iptal edilmedi !


Kıbrıs savaşı sırasında iptal edilmedi !


1999’da 18.373 ölü ve 48.901 yaralı verdiğimiz Marmara depriminde iptal edilmedi!


Şimdi Niye ?...........................






İşgaldeki hali sakın unutma,


Atatürk'e dil uzatma sebepsiz.


Sen anandan yine çıkardın amma,


Baban kimdi bilemezdin şerefsiz...  NEYZEN TEVFİK..
 
 
 
...Kime Sordumsa Seni



Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler;


Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler...


Künyeni almak için, partiye ettim telefon:


Bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler!..


Neyzen Tevfik

25 Ekim 2011 Salı

Van için Herkes Tek Yürek!



Van Depremi'ne duyarlılık gösteren ve zor durumda olan depremzedelere yardım elini uzatmak isteyen vatandaşlarımız için bir liste hazırladık. Aşağıdaki kanallardan dilediğinizi seçerek yardımlarınızı en kolay şekilde Van'a ulaştırabilirsiniz:

1. KIZILAY
2868'e tüm operatörlerden boş bir SMS göndererek Kızılay'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Ayrıca havale yoluyla destek olmak isteyenler, tüm bankalardaki "Türk Kızılayı" hesaplarından bağış yapabilir. Ayni bağışlar Türk Kızılayı lojistik merkezleri ve şubeleri tarafından kabul edilecektir. Tüm Kızılay şubelerinin iletişim numaralarını buradan öğrenebilirsiniz.

2. AKUT
Tüm GSM operatörlerinden 2930'a göndereceğiniz AKUT yazan bir SMS ile AKUT'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Kredi kartını kullanarak internet üzerinden bağış yapmak isteyen vatandaşlarımız CardFinans ya da diğer banka kartlarını kullanarak bağışta bulunabilirler.

Havale/EFT için Banka Hesap Numaraları;
T. İş Bankası - Gayrettepe Şubesi - TR14 0006 4000 0011 0800 6666 63
Finansbank - Gayrettepe Şubesi - TR92 0011 1000 0000 0001 9576 70
Garanti Bankası - Ortaklar Cad. Şubesi - TR26 0006 2000 3570 0000 0029 30

3. BAŞBAKANLIK YARDIM KAMPANYASI
Başbakanlık tarafından Van’da yaşanan deprem nedeniyle başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde saptanan banka hesap numaralarına buradan ulaşabilirsiniz.

4. KARGO FİRMALARI
Yurtiçi Kargo, PTT Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo yardım gönderilerini ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktadır.

5. HÜRRİYET EVLERİ
Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan ve kış öncesinde evsiz kalan Van için Hürriyet Gazetesi de büyük bir seferberlik başlattı. Hürriyet, Van’da kış koşullarına dayanıklı, mutfak, banyo ve tuvaleti olan "Hürriyet Evleri" kuracak. Kızılay işbirliğinde başlatılan kampanya ile her biri 6 bin liraya kurulacak evler, evsiz kalan vatandaşlara sıcak bir yuva olacak.

Van Depremi - Hürriyet Gazetesi Bağış Hesapları
T. İş Bankası Mithatpaşa Şubesi
4228 - 0971947 / IBAN TR370006400000142280971947 
T.C. Ziraat Bankası Kızılay Şubesi
Hesap No 685-2868-5189 / IBAN TR060001000685000028685189
Garanti Bankası Kızılay Şubesi
Hesap adı: Van Depremi - Hürriyet
Şube: 082 Hesap No: 6294703 / IBAN TR72 0006 2000 0820 0006 2947 03

Yapacağınız ufak bir yardım zor durumdaki bir çok insanı hayata bağlayan bir umut olacaktır. Mesajımızın ulaştığı herkesi, deprem bölgesinde yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımıza yardım etmeye davet ediyoruz.


Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

24 Ekim 2011 Pazartesi

21 Ekim 2011 Cuma

aldıklarım / cilt bakım ürünleri..








ÜRÜN AÇIKLAMALARI :


DİADERMİNE KURU/HASSAS CİLTLER İÇİN NEMLENDİRİCİ BAKIM KREMİ  :
(hydradante nutriviva)


Diadermine’in kuru ve hassas ciltler için geliştirdiği özel formülü içerdiği Vitamin E ve Pro-Vitamin B5 sayesinde cildi nemlendirir, besler ve uzun süreli koruma sağlar. Hızlı emilmesi sayesinde deriye hemen nüfuz ederek gözle görülür sonuçlar verir.





FLORMAR ÇİFT FAZLI GÖZ MAKYAJ TEMİZLEYİCİSİ:
(eye make-up remover)


Pathenol ve salatalık özleriyle zenginleştirilmiş formülü ve içeriğindeki Bisabolol cildi yatıştırır, dinlendirir. Ciltte temizlik ve ferahlık hissi bırakır.
suya dayanıklı göz makyajınızı, hassas göz çevresini zedelemeden temizler,kalıntı bırakmaz..




OTACI LAVANTALI DOĞAL SABUN 100g :


Otacı Lavantalı Doğal Sabun bileşimindeki lavanta yağı ve çiçeği ile cildi tahriş etmeden temizlerken antiseptik etkisi sayesinde doğal bir koruma sağlar.


Lavantanın rahatlatıcı ,ferahlatıcı,uyarıcı etkisi ve hoş kokusu cilde tazelik ve canlılık verir.


Vücut kokularının giderilmesine yardımcı olur. Uykudan önce banyoda kullanıldığında rahat bir uyku sağlar.


Bileşimindeki lavanta çiçekleri cildi uyararak kan dolaşımını hızlandırır, cilde tazelik,canlılık ve hoş koku verir.


İçeriğindeki saf zeytinyağı cildi besler, kurumasını önler, kalıcı nemlilik ve yumuşaklık sağlar.


Bileşimi:



Doğal sabun bazı,Lavanta yağı,Zeytinyağı,Lavanta Ekstresi, Kayısı çekirdeği yağı,Lavanta çiçekleri
 
 
 
NEUTROGENA YOĞUN BAKIM KREMİ :
 
özellikle kuru ve hassas ciltler için geliştirilmiş hızlı emilen konsantre formüle sahiptir. Vücut ve Yüz kullanımı için uygundur. Norveç formülünün nemlendirici etkisi 24 saat boyunca cildinizin nem ihtiyacını karşılayarak rahatlamasını sağlar. Yapışkanlık hissi vermeden cildinizi korur. Hızlı emilen formülü ilk kullanımdan itibaren pürüzsüz, yumuşak ve canlı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur..
 
 
BENİM YORUMLARIM :
 
1- diadermine krem :
 
bir haftadır sabah-akşam kullanıyorum.piyasada genelde 15-19 tl arası değişen fiyatları var.tesadüf,yerel bir markette 9.90 liraya aldım.
beklentim yüksekti.kullanmaya başladığımdan beri,burun kenarlarım çok ciddi kurudu,gerildi,pul pul olmaya başladı.nemlendirci sürmediğim halinden daha kuru, ne alakaysa..
bir hafta daha düzenli kullanacağım,hala etkisini görmezsem, 10 günde dibini kazıyacağım en iyi seçenek olan, ayak kremi olucak kendisi..
loreal çakması cam kavanoz ve karakter benzetmeleri var..memnun olanlar ve olmayanlar,ortalama eşit sayıda sanırım..gelişmeleri yazarım yine..
 
2- otacı lavanta sabunu :
 
6-7 kez oldu hergün kullanıyorum duşta.
tek kelimeyle harika..kokusu, kremsi yapısı ve doğal oluşunun belirginliği..banyo sonrası, verdiği his gayet nemlendirilmiş ve sağlıklı görünen bir cilt..
içindeki lavanta parçaları, banyoda pıtır pıtır dökülüyo ama bu güzel oldu ilk kez.. daha önceki bitki parçacıklı sabun tecrübelerimin aksine,ne küveti batırdı ne de vücuduma yapıştı,gayet başarılı..tekrar alırım,tavsiye ederim..fiyatı 4 tl idi..
 
3- flormar çift fazlı göz makyajı temizleyicisi:
 
şişeyi yarıladım.10 kez makyaj temizlemişimdir bununla.bitsin diye foş foş kullanıyorum.
flormarın kendi sitesinde 6,90 tl gibi düşük bir fiyata satılıyor..
ben 8-10 tl arası bir fiyata aldım yanılmıyorsam..bidaha almam, neutrogena alacağım anda,şiddetle bunu almamı tavsiye etti parfümeri sahibi ..( üstelik çok yakınımdır-geri bildirim yapacağım ona tabii )
neutrogena'nın yerini hiçbir ürün alamaz..böyle biline,kendime not düşüle..
 
4- neutrogena yoğun bakım kremi :
 
fiyatı 10 tl gibiydi yanılmıyorsam.genel vücut nemlendiricisi olarak kullanıyorum.sürümden hemen sonraki ipeksi hissi sevdiğim için alıyorum.
3.kutu sanırım bu, memnunum.ortalama verimlilikte bir ürün..ekonomik,kaliteli bir marka,yuvarlak kavanozda sürümü kolay..hepinizin bildiği,az çok kullandığı bir üründür zaten..
 
 
ps : ŞEHİTLERİMİZ İÇİN ,DİĞER SOSYAL AĞLARDAKİ PAYLAŞIMLARIM DEVAM EDİYOR..BLOG GÜNCELLEMESİNİ ERTELEMEK İSTEMEDİM..

18 Ekim 2011 Salı

bitenler # 3 ve maurers zayıflama hapı postu / uzun post..






selamm..

2-3 ay gibi uzun bir süre bloga yazmayınca, epey ürün birikti elimde..

malum yaz mevsimiydi,sürekli duş,sürekli tazelenme ihtiyacıyla,bol bol ürün kullandım bitirdim..
hepsini toplu olarak çektiğimde,net çıkmadı görüntü..

içlerinde, genelde çoğumuzun kullandığı, ekstrem olmayan ürünler var..
yine de merak ettikleriniz olursa ayrıca yazarım..

1- pantene aqua light,durulanmayan 2 fazlı saç bakım spreyi:

pantene aqua light serisini,beklentiyle alıp kullandım set halinde..şampuanı,saç kremi ve bu spreyi aynı anda bitiremedim..saç kremi hala banyoda, 5465454tane saç kremiyle birlikte bitmeyi bekliyor..sprey,herhangi bir saç açıcı spreyden daha verimli değil..vasat bir ürün..kokusu güzeldi,çoğu kez saç kokusu olarak kullandım..saçlarımı açma konusunda çok başarısızdı..bidaha almam..

2- bioblas onarıcı şampuan:

benim bin kat röfleli saçım için tabii ki ancak daha çok sertleştirdi saçlarımı..Emin kullandı çoğunu..aynı serinin kremiyle birlikte kullansam belki daha verimli olurdu ama 2.şişeyi almadım dolayısıyla kremini de almadım..2.şişeye geçsem belki fayda etmeye başlardı..

daha önceki postlarda da dediğim gibi, ürünler tamamen kişisel fikrimle yorumlanıyor ve saç ürünlerini barındıran yazılarım, benim yoğun hasarlı saçlarım için yazılıyor..
3- fresh white somkers macun :
sigara içenler için, normal macunlara göre daha katı yapıda, orta kalitede ve en az 10 kutu bitirdiğim yardımcı macunum..genelde evde yedeği oluyor,piyasada bulamadığım olursa üzülmem,muadilleri çok..


4- avon rare pearls edt parfüm :

kaçıncı şişe..10,15.. avonun en sevdiğim ve tenime yakıştırılan kokusu..yenisi alındı, hatta o bile bitmeye yaklaştı..

5- sebamed Q10 lifting eye cream :
elimde bu üründen 15 adet tester vardı..sebamed mümessili bir yakını var Emin'in..sebamed vajina duş jelleri ( bunun postu daha sonra ) ve göz kremleri , yaklaşık 2'şer ay kullanabilecek kadar çoktu elimde..eşe dosta verdiklerim dışında,bu göz kremini düzenli olarak 1 ay kullandım ..

gözüme bakım gerektirecek ciddi bir sorunum yok henüz,şükür ki..lakin yaş 29ve hem bozuk hem de renkli gözlerin genel sorunu,kışın bile gözleri kısarak dolaşma sebebiyle ,kırışmalar alarmda..göz kenar kuruluğum had safhada..öyle ki ,göz çevremde yanmalar ve ciddi bir acı oluyor..sırf nemlendirsin,en azından korusun diye ve yaş da geldi artık tabii, iyi bir göz kremine başlamak istiyorum..

sebamed ile iyi bir başlangıç oldu ama beni çok tatmin etmedi.sürdüğüm zaman nemli ama kalıp gibi yapışmayan bir göz kremi arıyorum ve yorumları, tavsiyeleri bekliyorum..

6- neutrogena yoğun bakım kremi :
bu sanırım 3. kutum.. yenisi alındı..kol, bacak, dirsek,hatta bazen yüz kremi olarak bile kullanıyorum..daha iyi olmasını bekliyordum, normalin üstünde bir nemlendiriciliği olmasa da, hassas cildime dokunmadı,fiyat olarak da herzaman ulaşılabilir ve bolbulamaç sürmeye kıyılabilir..nedense Türkiye'deki neutrogenanın sahte yada az kaliteli olduğunu düşünüyorum :SSS


7-neutrogena göz makyajı temizleyici:
bu 2.şişem idi..yerine, bi tavsiye ile flormar 2 fazlı göz makyaj temizleyici aldım,pişman oldum..foş foş döküyorum çabuk bitsin diye..en iyi göz makyaj çıkarıcısı budur,ikinci sırada niveanın ki geliyor..

8- nivea çift fazlı göz makyaj temizleyicisi:
bu da 2.şişem idi..firma tarafından deneme amaçlı tam boy olarak gönderilmişti ilk şişe ve memnun kalınca 2.yi de alıp bitirdim.gayet başarılı buluyorum ama tekrar almayacağım şuan..neutrogena ile devam edeceğim,dediğim gibi flormar bitince..

9- pantene doğal sentez şampuan :
memnun kalmadım..şeffaf ve kokusu kalıcı olmayan bir yapıda idi..saçımı yağlandırmaz,dengeyi düzenler diye düşünmüştüm..vasat bir ürün..tekrar almayacağım.

şuan elimde çok fazla şampuan,saç kremi,saç maskesi var..hepsini bol bulamaç kullanıp bitirip artık bi karar verip ,sadece o ürünler ile devam etmek istiyorum..belki de çok fazla ürünü ,hem düzensiz hem kısa süreli kullandığım için verim alamıyorum..bu ayrı bir post olucak yakında..

10- fuji aseton :
dün gece bitirdim,atacakken,posta koyuverdim..vasat bir aseton..hoş, bir aseton için uzun uzadıya ne yazılabilir ki.. ucuz,sürekli alınan birşey..bunu bir daha almam ,gülşah aseton ile devam ediyorum şuan ve gerçekten çok memnunum ..

11- clinomiyn smokers diş macunu :
en az 6 yıldır kullanıyorum ve favori macunumdur..yenisi alındı,yarılandı bile..
ciddi bir sigara,çay,kahve tiryakisi olunca diş ürünleri için smokers seçmek gerekiyor..normal diş macunlarına göre 2-3 kat pahalı ama değiyor..

12- johnson baby cologne floral:
benimle özdeşleşmiş bir kokudur..çoğu parfüme bin basar..birine sarıldığımda genelde "ohh mis gibi kokuyosun yine" deme sebebidir bu kolonya ( bide her yıkamada yarım şişe vernel :))
ortalama 10 yıldır kullanıyorum..çantamda mutlaka bir şişe vardır..bu belki bininci şişe,yenisi alındı çoktan..

13- vaseline cocoa butter nemlendirici krem :
vaseline gayet iyi bir geri dönüş yaptı sahalara bu kremleri ile..
tereyağımsı koyulukta,güzel kokulu,sürülünce hemen emilmeyen ama tekrar alınası bir ürün..aloe veralı olanını hiç denemedim,sanırım yine bundan alacağım,elimdeki kremler bitsin önce ..

14- maurers :
bunun için post kıvamında bir yorum yazmalıyım.

17 nisan da kullanmaya başlayıp,iştahımı kestiği için,canımın yemek,çikolata,tatlı istemediğinden mütevellit kilo vermeye başladığım bu 5. kutum idi..
fiyatları 60 lira ile 20 lira arasında değişiyordu,ben genelde vimjo'dan ve sıklıkla gittigidiyor'dan alıyordum..son kutular sahteydi sanırım ya da benim bünyem alıştı,hiç bi etki etmedi..

kullanmanızı tavsiye etmem..ölümler ve hastalıklar küçümsenir oranda değil bu haplardan ,biliyosunuz..
kendime not düşmek amaçlı bir kutusunu fotoladım ve yazıya döktüm burada..

şuan "zero size" kullanıyorum,yine iştahımı bastırmasına yardımcı olsun diye..15 kilo verdim 17 nisan-17 ekim arası..çok değil,evet daha fazla olmalıydı ama yiyerek verdim,bu hapların desteği olmasa,bozuk psikolojim nedeniyle bu kilo vermede istikrar sağlayamazdım..ki daha vermem gereken 20 kilo var:(( olcak olcak:)))

gayet sağlıklı verdim bu 15 kiloyu..maurers özellikle zayıflatmıyor ya da yağ yakmıyor..sadece iştahı kapatıyor,azıcıkbirşey yeseniz bile mide dopdolu oluyor,bundan mütevellit zayıflamaya başlıyosunuz.

"zero size" için ayrıntılı post yapmak istedim ama sakıncalı olursa, okuyan alan birine bir zararı olursa diye korkuyorum ve benim kullandığım,bu blogda yer alan hiçbir zayıflama ürününü kullanmayın diye uyarıyorum !!!

15- koleston yoğun onarıcı saç kremi :
saç boya kitinden çıkmış idi,annemden yanılmıyorsam..5 yıkamalık bir üründü..memnun kaldım,saçımı çok çabuk açtı ve yumuşattı..ne yazık ki satılan bir ürün değil, olsa alırdım..

16- she sexy roll-on :
burda biten 2 kutuyu fotoladım,şuan 4.kutuyu kullanıyorum,yarıladım..alıp hediye ettiğim de çok oldu,herkes memnun kaldı.
ilk kez parfüm içerikli ve roll-on yerine daha ziyade koku amaçlı bir ürün kullanıyorum..
genelde nivea,en çok 8çarpı4 ve lady speed stick kullanıyorum..
markette öylesine koklayıp,kokusuna vurulup,bittikçe aldığım bir ürün oldu..yoğun yaz günlerinde işini başarıyla yaptı.3,50 lira yanılmıyorsam ve tavsiye ederim..

17- signal diş fırçası :
her 3 ayda bir firçamı yeniliyorum mutlaka.not almak amacıyla burda bulunsun istedim.her seferinde başka bir fırça alıyorum..signal de gayet iyi bir fırçadır,alınır..

18- hobby baby ıslak havlu :
uzun yıllar jonhsons baby ıslak havlu mendil kullanıyordum.fiyatları çok arttı.evde oturup da arada keyiften silinmek için:)) gereksiz ve hatta bir israf..

insanlar genelde bebeklerinin altlarını silmek için alıyor,bi paket ıslak havluya 6-7 lira vermek için,gerçekten bebek poposu silmek lazım bence:)zira öylesine arada elimi kolumu siliyorum,her açışta pakedi,3er 5 er alıyorum.
bu kez hobby'yi denedim,verim iyi sayılır,kokusu hoş değildi yeşil pakedin,şuan güllü olan pembelisini aldım,ondan memnunum..

19- marks & spencer burun-siyah nokta temizleme bandı:
vasat bir ürün idi..tekrar almam..burnumla ilgili böle bir ürün kullanmayı gerektirecek sorun yaşamıyorum çok şükür ki..

20- flormar max. crowth tırnak uzatıcı cila:
tırnaklarımı yiyorum 2 senedir, eski okuyucular bilir..
şuan maşallah ki uzadılar,yemeyi bıraktım,inşallah bu son olur..bu ürüne çok şey borçluyum,mutlaka alın derim..tırnak uzatmaya çok yardımcı,beslediğine ve yapılandırdığına inandığım bir cila..

iyi bi manikür ve akabinde alix avien tırnak bakım yağı, ve her 2 günde 1 yeniden sürdüğüm bu flormar max. ile 15 günde tırnaklarım o perişan hallerinden çabuk kurtuldular ve olabilecek en sağlıklı noktadalar..kullanmaya devam edeceğim..

sally hansen'lerden denemek istiyorum ama 5 liralık flormar max. bu işi başarıyla yaptığına göre ,gerek var mı 30 liraya sally almaya bilmem? tavsiyeniz varsa yazın ..


bu postu buraya kadar okuyanların gözlerinden öperim :))))

3 ay post yazmayıp,bi seferde bi milyon satır yazan tutarsız bılogırdan sevgiler :)))



15 Ekim 2011 Cumartesi

kitap..

üst foto : 5 adet okunmayı bekleyen (evet hala okumadım zoi) kitap..( foto kalitesi kötü,kusura bakmayın.okunabiliyor yazılar,zaten bu kitapları benden başka okumayan kaldı mı ki??)


zoi'me ait, "okuycaksın bunları" diye,kafamı dağıtmak için,ben istemeden ( yiringg:) ,bana getirdiği kitaplarım..

alt foto :

YIKA BEYNİNİ ve İÇİNDEKİ GÜCÜN SIRRINI KEŞFET..bu ay idefix.com'dan aldıklarım..

Nuray Sayarı'nın bu kitabını severek okudum, bilmediğim şeyler yoktu içinde,evet..oldukça gaza getiren,faydalı ve kolay okunan bir "kişisel gelişim"kitabı..
okunacaklar dağ gibi, biriktikçe birikiyor..

YIKA BEYNİNİ..facebook'da yoğun tanıtımlarına dayanamayıp,çok zyıf bir anımda " tamam anasınısatiim,bunu da alıyorum " dediğim bir "kişisel gelişim" kitabı daha..

NERO-FORMAT ;çok farklı ve cazip bir kelime dizisi..beyni formatlamayı öğretiyor..farklı tekniklerle hayatımızda olan her tür sorunu çözmenin abc'sini, kendi buluşu teknikleriyle anlatmış bu arkadaş..okudum ama hiçbirini henüz uygulamadım..faydalı olacağına inanıyor muyum ? evet..neden uygulamıyorum ? totokaldıramayanmanikdepresifgillerdenim,ondan:))



ve tabii onsuz olmuyor..bu ayki cosmo..

ps -1 : yazmadığım bu uzun dönemde "neler okudum" postu yapacağım..
ps -2 : tekrar teşekkürler zoi,emanete ihanet etmeyip,okucam bak söz valla:))

13 Ekim 2011 Perşembe

syoss şampuan faciası ve saç-baş sorunsalı..


Saç bakım ürünlerine karşı ciddi bir ilgim ve merağım var evel ezel..en iyisinden en kötüsüne, erişebildiğim tüm ürünleri kullanma yanlısı oldum her zaman..

Blogumda da ,zaman zaman " dün gece 03 suları saçımın içine ettim, şöyle boyadım,sonra kuaför sabahın 8inde benim telefonumla uyandı ama yine de sağolsun,saçımı şöyle yaptı,böyle kurtardı" gibi cümleler sık sık yer alıyor..
( blog sadeleştirmesinde çoğunu kaldırdım sanırım )

çok sabırsız oluşum, yeni çıkan bir şeye hemen merak sarışım, yanar döner ya da ayran :) gönüllü oluşum, beni sık sık hata yapmaya itiyor..hem fiziksel hem de genel hayatımla ilgili..

elidor,blendax,dove,pantene,gliss, head&s;., otacı, avon, oriflame, tresan,hobby,komili vb.. piyasa şampuanı, ne var ne yok denedim,hepimiz gibi ben de..boyalı saçlar içinlisini:)) düzleştiricilisini, hacimlendiricisini ve en çok da " onarım " kelimesinin yazdığı her tür şampuan ve saç kremini..

bu tür şampuanlara " piyasa şampuanı" deme sebebim, tabii ki kötü olduklarından değil.. tresanlar falan hariç,diğerleri ekonomik, herkesin kullanımına uygun, çok fazla bi getiri-iyileştirme ya da mucizevi etkiler beklenmeyeceğini bildiğimiz şampuanlar, manasında kullanıyorum bu kelimeyi..


ki aralarında favorim olan elidor'un onarım serisidir ( turunculu- kullanmayan kaldı mı ?)


elidor ile ilgili sıkça yazmışlığım vardır hatta blogda da..3-5 sene önce, bu yenilenmiş seriyi ilk çıkardıklarında, piyasaya sürülmeden önce, cosmopolitan sayesinde test etmişliğim olmuştu ve bayılarak kullandım senelerdir..


sabun da kullandım bikaç kez..İzmir'den aldığım yıpranmış saçlar için el yapımı bitki sabunlarından, efendime sööliyim, bebe sabunlarından ve dalan dolive'nin sabunlarından..

çoğumuz gibi ben de saçım başım için adeta bir savaş veriyorum..kendi rengine boyatıp,bob modeli kestridiğim geçen yıl bu zamanlarda ise,saçım zirvedeydi..kremsiz bile taranıyor,gürleşmeye başladığını söyleyenler çoğalıyor,günde en çok 3-5 tel dökülüyor idi..dolgun dolgun geliyordu elime..

tabii, mutlu aşk yoktur ve hem mutlu hem boyalı saç yoktur misali, varsın röflesiz kalmayım,diyerek yine gidip gidip röfledir balyajdır yaptırdım..

kısacası, saçım 12 senedir full boyalı,röfleli..gürlüğü çoktan gitti,çok zayıfladı,seyreldi,inceldi,kırıklarından kurtulamaz oldum..

sebeplere gelince; liste uzun :

-en az 10 yıldır röfle kullanmaktan,
-bir günde bazen 3-4 kez boyadan,
-gün içinde kızıldan röfleye bile geçiş yaptırtabilecek kadar acımasız olduğumdan,
-çalışırken fön çektirmekten,
-düzleştirici kullanmaktan,
-her bulduğum otu b.ku saçıma sürmekten,
-kronik sigara tiryakisi olduğumdan,dumanından,
-15 yıldır her tanrının günü duş aldığımdan,
-hem de hergün ikişer üçer şampuan yaptığımdan,
-tüm bakım malzemeleri ve deterjanlar gibi şampuanlarımı da insan gibi değil, avuç avuç sürdüğümden..

liste uzaaar gider..

işte bunlardan sebep, saçlarımın misal son hali, barbi bebeklerin saçlarını hani yıkardık ya çocukken ( ben yıkardım en azından-te allaaan delisi)
işte o yıkanmış barbi bebek saçı gibi, bildiğin keçe.. al saçımı kes, yakana broş yap, o denli keçe..

kimi zaman gürleşti sanıyorum, bi hafta sonra oluk oluk yolunuyor tararken, bazen düzelmeye başlıyor tamm,hoop röfle zamanım geliyor..

derken derkeen , işte piyasa şampuanlarından farklı,iyileştirici,gerçekten toparlayıcı ürünlere sardım iyice..

zeytinyağı,badem yağı maskeleri,tresan vb gibi bikaç markanın saç friksiyonları, evde olduğum için saçımı bi gün yıkamadan sabredip,doğal yağını salgılamasına fırsat vermeye çalışmak gibi girişimlerim oldu elbet..

istiktarlı olabilsem belki bitanesi bile işe yarayacak ama bende o sabır, o istikrar nerdeee??

piyasa şampuanı kategorisinin dışında olan, pahalı,vaatleri yüksek,ecnebi mallarına yani john frieda ve toni&guy dönemine girdim yakın zamanda da..

bunlar ile ilgili post hazırlarım,özelikle toni&guy volume conditioner mask ile ilgili.. konumuz bu değil şimdi..

neyse..
geçen gece, canım sıkıldığı bi vakit, "atla arabaya-git uzak bi market gez" adlı gereksiz para harcama seanslarımdan birini :) gerçekleştirirken, syoss şampuanlara gözüm takıldı..

hayy ben o gözü..

file paketlerle ikili setler yapmışlar, set fiyatı 9.90, tanrım sudan ucuz..( baban da mı toni&guy ile büyüdü haspam:))gramajlar 750'lik,hemi de onarımlı monarımlı, syoss syoss diye duyup duruyorum bloglardan falan..hoop hemen sepete..

eve geldim, yangından mal kaçırır gibi banyoya koştum , şampuanı deniycem ya..

facia..saçlarımı yıkarken, ben su tuttukça, birisi kurutuyor misali bi tıkızlaştı, bi haşırdamaya başladı..içimden de diyorum " kesin iyiye işaret bu, farklı bi tepki verdi saçım,demek ki farklı bişi kullanıyorum,kesin krem işe yarar"..

ki ne kadar aksi,ne kadar negatif biriyimdir..syoss hakkında o kadar yüksek tutmuşum ki beklenti çıtamı, pollyanna geldi saçımı yıkıyor yani , o derece umutlu ve pozitifim..

siyah şişe olması,kuaför şampuanı olması falan gözümü boyamış bayağı..
evet hakikaten kuaför şampuanıymış.. dökme-kilosu 2 tl olan muz kokulu şampuan kullanan kenar mahalle berberlerinkinden beter etti saçımı..
ehehe,sanırsın ki,  bi erdem kıramer, bi kırık tarak müdavimiyim,brrehh:))


neyse..şampuanı geçtim,kremi, abartısız kocaman iki avuç ve durulama + yeniden kremleme yöntemimle iki kez saçımı kreme boğduğum halde, o gece 45 dk. saç taradım, Emin şahit, sorabilirsiniz:)

hadi dedim bu ilk deneyim..vespagirl de yazmış idi blogunda, "ilk 2 hafta kötüydü ama sonraları iyi geldi saçıma" diye, syoss için..öyle umdum ben de..

ama cıksss..önceki gün son yıkayışımda, artık bununla ancak balkon yıkanacağını ya da beğenmediğim her ürün gibi Emin'e kakalayacağımı test ettim onayladım..
" senin saçın kısa,sen erkeksin bişi olmaz, hem bak onarımlı monarımlı,belki sana iyi gelir" diye diye adama kakaladığım şampuanın,sabunun haddi hesabı yok :))

fena taktım ama kafama..akşam muhteşem yüzyılı izlerken,birden aklıma syoss geliyo,cep.ten pıt pıt syoss aratıyorum,forumlara girip bişiler okuyorum falan..syossla yatar,syossla kalkar oldum..

şimdii..

gelelim ihtimallere ve sizden yorum isteklerime :

1- sabredip (vespa gibi ) bikaç kere daha kullansam mı ?

2- sıfır silikon olayı var bu syossta, bu sonuç aslında olması gereken ama saçlarımız silikonlu şampuanlara alıştığından mı ?

3- boyalı röfleli saçlar içinlisini alsaydım yine böyle mi olurdu?

4- forumlarda falan " saçınızı silikondan ve dolayısıyla bikarbonattan arındırırsanız,syoss ve türevi şampuanlar iyi gelir..bunun için de saçınızı her 3 haftada 1 bildiğimiz karbonat ile yıkayın,arınsın sonra syossların faydası olmaya başlar asıl" gibi sıkça okuduğum yorumların içeriklerini mi denesem?

5- hiçbişi yapmasam, balkonları mı yıkasam bununla?

ya da bana başka önerileriniz olur mu saç baş için?..

neblim, bi syoss dalgasıdır gidiyor bloglara bakıyorum da..kimisi çok memnun, kimisi " ammann düşman başına" diyor..

bide henkel & schwarzkopf yani arkadaşlar..adamlar senelerin markası..bin türlü ürününü kullanıyoruz..neden böyle kötü bişi sürsünler ki piyasaya..
öte yandan,iyi de, saçı keçeleşen bi ben değilim:SSS

durum böyleyken böyle işte kızlar..sonuçta markaya da b.k atmak değil ki niyetim,neden kötüleyeyim ama gerçekten saçım facia durumda syosstan sonra..hatta fotolamayı düşünüyorum..


yorum bekliyorum, kullanan var mı, sonuçlar neler,saç baş tavsiyeleriniz neler ?

xoxo

12 Ekim 2011 Çarşamba

BEN GELDİM.. BLOGLAMA BAŞLASINNN..

selam..selam herkese..
aylardır yazmıyordum,böyle tercih etmiştim..blog dünyasından asla kopmadım tabi..blogg-roll'um,okuma listem,kayıtlı bloglarım, hepsini hergün okuyorum,nadiren de olsa yorum yazıyorum..

ne yaptım,ne ettim'li bir post hazırlamaktansa, kısaca " iyi diyelim-iyi olalım" diyeyim..

blogumu,açtığım ilk günden itibaren ,bütün postları elden geçirerek, ciddi bir ayıklama yaptım, kekomançi postları kaldırdım,yazı karakterimi büyüttüm,fotolarda vs. ayıklama yaptımm..
sanıyorum insan ,yaş aldıkça, hayatında bol bol sadeleştirme işlemi yapar oluyor..

kafamın içinde,kuyruğu birbirne değmeyen ne kadar çok tilki varsa, hayatımda, görünür-görünmez her alanda sadeleştirme işlemini daha çok yapıyorum..

otomatik birşey bu, istemesem de oluyor..
uzun süre yazmamak, benden çok beklenilmeyen bişey değildi :) daha önceleri de olmuştu bu, bu kadar uzun olmasa da..


ehh, benim suçum değil, ikizler burcu kadını olmak zor iş miriim..

blogumu sadeleştirme çalışmalarım hala sürüyor..
bu, beni epey ferahlattı..zira, sımsıkı geri döndüm sahalara :)

yazmadığım bikaç ay içinde, çok fazla ürün kullandım,bitirdim ve çokça alışveriş yaptımm..

bunlarla ilgili bol bol foto hazırladım, dosyaladım..kozmetiğe çok daha fazla ilgi duyuyorum şu sıralar..

tez zamanda postları gelecek..söz vermiş olayım diye, aklımdaki ilk konulardan post başlıkları listesi..
buyrun :

- biten ürünler ( çok uzun,çok fotolu olacak,belki uzun tek post ya da kısa çok post olarak düzenlerim..)

- aldıklarım
- okuduklarım
- okunacaklar listesi
- tasavvuf ve ben
- eksi 15 kilo ve hikayesi..
- istek listeleri
- diğer bloğum "foto.roman.tik" için çalışmalar..

şimdilik beklemedeki konular bunlar..

bu arada..yazmadığım süreler içinde, mail atan- hatır soran herkese içten teşekkürlerr..

bloglama başlasın..
yeni postlar geldi-gelecek..belki yarın, belki yarından da yakın :))))



fotoğraf : ağustos 2011- liman- gün batımı..

" ne güzel geçmişti bütün bir yaz..."