29 Kasım 2011 Salı

SOKAKTAKİ KÖPEK DOSTLARIMIZ SORUYOR : KÜPELERİMİZ NERDE ??



RUMELİ EKSPRESS'in 6. ve 7. sayılarında, çok ses getiren bir haber hazırlayıp yayınladık..
blog arkadaşlarımdan çoğu, kedi-köpek besliyor, ciddi derecede hayvansever ve vicdanlı insanlar..

sizinle de paylaşmak istedim yazı dizisinin özellikle 2.bölümünü..
bu bölüm, 7. sayıya aittir ve belediyeye açık mektup niteliği de taşır..

ne insanların ne de zavallı dostlarımız,sokak hayvanlarının mağdur edilmediği bir Tekirdağ,bir Türkiye,bir dünya diliyorum.....


Sokaktaki Köpek Dostlarımız Soruyor : Küpelerimiz Nerede?

Küpesiz Sokak Hayvanları Dosyası Devam Ediyor...

Taraflı Gazete -Yıl : 1 Sayı : 7 - 28 Kasım 2011

Geçtiğimiz sayıda konunun sadece sokak hayvanlarının küpesiz ve dolayısı ile sağlıksız olduğu yönünde haber
yapmıştık. 

Bunun üzerine gazetemizi arayan yetkililerle, konunun muhataplarıyla ve konuyu detaylı bir şekilde bilen
uzmanlarla konuştuk. Kanunları ve bu kanunlar çerçevesinde nelerin yapılması gerektiğini, asıl sorumluların kimler
olduğunu araştırdık. 

Sokaktaki dostlarımız için kanunlarla belirtilen asgari şartlar uygulanana dek bu dosyayı
kapatmayacağız.

Sokak Hayvanları İçin Yürürlükte Olan Kanun Diyor ki;

Bu İşi Yapacaksın!

6. sayı haberlerimizi okuyan bazı yöneticiler rahatsız olmuş olacaklar ki, konunun kanun kapsamında olmayan
muhataplarını bizimle irtibata geçirerek açıklama yaptırdılar.Biz Rumeli Ekspress olarak, sorumluluk
sahiplerinin aramalarını tercih eder ve bu konuda ne yapabiliriz ,diye fikir sormalarını isterdik.
Fakat niyet; eksik ve hataları düzeltmek olmayınca bizler de konunun ciddiyetini,kanunları atlayanlara kanunlarla anlatmaya bu sayımızda da devam ediyoruz. Bu yüzden elimizde bulunan çok sayıda
küpesiz köpek fotoğraflarını,yayımlamak yerine, birkaç kanunu sizlerle paylaşmayı uygun gördük. Çünkü, yükümlülük sahibi olanın önce kanunu bilmesi, sonra o fotoğrafları görmesi gerektiğini düşündük. 

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 6. maddesinin dördüncü fıkrası “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır.
Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle
alındıkları ortama bırakılmaları esastır” demektedir. Aynı kanuna göre çıkartılan 12.05.2006 tarih ve 26166 sayılı resmi gazetede yayınlanan Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesi ise; 

b) "Belediyeler; Geçici bakımevine gelen hayvanları öncelikle Ek-2 deki Sahipsiz Hayvan Kayıt Defterine
kaydederek müşahede altına almakla, gerekli tedavilerin yapılmasını, kısırlaştırıp aşılanmasını ve işaretlenmesini müteakip, alındığı ortama bırakmakla, geçici bakımevlerine gelen hayvanların sahiplenilmesi
için yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yapmakla,

 c) Bölge ve mahallerindeki, özellikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, işaretlenmesi ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, alındığı ortama geri bırakılması ve sahiplendirilmelerinin yapılması için hayvan geçici bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm
faaliyetlerde yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile belediye veteriner hekimlerinin koordinasyonunun sağlanmasıyla, ilgili hususlarda gerekli tedbirleri alır. ”

Aynı yönetmeliğin 20. maddesi “ (1) Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar aşağıdaki esaslara göre
toplatılır:



 c) Eziyet edilmeden toplanılacak veya toplattırılacak sahipsiz hayvanlar, nakliye araçlarında kafesler içerisinde geçici bakımevlerine kısırlaştırılıp ve aşılattırıldıktan sonra tekrar geri bırakılmaları için nakledilir. Toplanan hayvanların nakil esnasında herhangi bir zarar görmemesi için tüm önlemler alınır.

 d) Geçici bakımevlerinde on gün süre ile gerekli duyurular yapıldığı halde sahiplendirilemeyen hayvanlar kontrolleri, aşıları ve tıbbî müdahaleler ile kısırlaştırılmaları yapıldıktan ve operasyon yaraları kapandıktan en az yedi gün sonra kayıt altına alınıp, müdahale görmüş olduklarını gösteren işaretleri üzerlerinde olacak şekilde veteriner hekimin onayıyla alındıkları ortama geri bırakılır." demektedir. Kanunda görüldüğü gibi, maddeler, yükümlülükler çok açık. Sahipsiz sokak hayvanlarını alacaksın, aşılayacaksın, kısırlaştıracaksın ve bunları yaptığına dair işaretlemeyi (küpeleme) yapıp hayvanı alındığı yere bırakacaksın. Bunu yapacaksın ki bizde günde 3 defa değiştirdiğimiz evimizin önündeki mama kaplarını gönül rahatlğıyla dolduralım, onlarla
çiçe rahat yaşayalım. Sevmekten çekinmeyelim, çocuklarımıza veya herhangi birisine zarar vermelerinden
korkmayalım. Geçici hayvan bakımevinin açılmasının büyük faydaları vardır evet ama çözüm; hayvan bakımevlerinden nasıl rant sağlanır diye düşünmekte değildir. Çözüm yerel yönetimlerin kanunları bilmesinde ve acilen uygulamaya koymasındadır. 



DÜŞÜNCE VE YORUMLARINIZ BENİM İÇİN,BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ..SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ARKADAŞLAR ??

28 Kasım 2011 Pazartesi

VE RUMELİ EKSPRESS GAZETESİNDEKİ İLK KÖŞE YAZIM..

Nilay Kıvan
AYDIN

Nilay’ın
Not Defteri

KIŞ GEÇECEK ELBET..
İLK YAZI, İLK YAZA ŞİMDİDEN DİLEK
OLSUN..
Merhaba Trakya..Merhaba Urumeli :)
İlk yazıların biraz genişliği, biraz şımarma
hakkı olur, değil mi ?
Gazetemiz için arzuhal oluşturayım istiyorum
bu ilk yazımda..Arzuhal, yerini çoktan " wish
list " lere bırakmış olsa da, arzuhali
yazıyorum bu yâre..Yok, yardan medet;
medet, Yaradan..
Kalem-kağıt çocuğuyum..Geceleri annembabam
bağırana kadar yorgan altında fenerle
"Çocuk Kalbi" okuyangillerdenim..
Trakya evladıyım..Kalemim yanlış yazarsa,
ben kırarım, hiç acımam..
Ucunu sivriltmeye kalksam, köreltmesinler isterim..
Bilirm ben ,ne vakit açmak gerekir
kalemi, ne vakit susturmak..
Zira bilinir ki, Trakya çocuğu, " has kızan"
dır..Yalanları olsa olsa beyaz, yergileri olsa
olsa şakacı, övgüleri olsa olsa, katmerlidir..
Heyecanlıdır Trakya çocuğu..Nerde güzel bir
iş kotarılmış " helal olsun beyaa" der.. Nerde
bi haksızlık görsün, sıvar gömleği girer
yumruğa,köteğe..bodoslama..
Duyulur ki,bir gazete basmaya başlamış
Tekirdağ'ın gençleri..
Bulurlar ofisi, Utku'yu, tüm ekibi. İster
belediye otobüslerini şikayet eder, ister
pahalılıktan dert yanar. İster meraktan gelir
çay içer,ister acı dolu aşk hikayesini anlatır "
meşhur edin beni abi " der..
Polis gelince olay mahalline , en ince
detayına kadar anlatır, "boylu poslu,yeşil
ceketli,buralı değil gibi sanki polis abi.."
"Yoksa, sonra bırakırsın abla" der ,esnafı..
Geçirir karşıdan karşıya,gördüğü ihtiyarı..
Benim dileğim, " verecek bir haberin olmasa
da, hayallerini anlat Trakya genci..Çiftçi
amca, Halime teyze, Alamancı Rıza,
çırçırdaki yeniyetme, Çorlu'daki göçmen
teyze.."
İnşallah " koşun abi.." diye aradığınız, kapıya
gelip dert yandığınız haberleriniz,haberlerimiz
olmaz.
"Hayalleriniz " olur, en güzel haberleriniz..
Parlak zekalar, az-biraz ezilmiş fikirler..
Çiçççek gibi fotoğraflarınız olur,
"Vay be.." dedirten, parmak ısırtan..
Bir ses veriver Tekirdağ'ım..Gel bi el atıver,
toparlayalım İlkyaza kadar;bu ilk yazıyı..
Genci,yaşlıyı,hastayı..enteresanı,doğalı..okulu
,parkı,edebiyatı,dini,kitabı..
Bi el atıver, çok dua ettim zaar; uğurlu gelsin
ilk yazı..
Bu ilk yazı, İlkyaza girer girmez, nasipse o
kadar ömrümüz ; dileklerimiz su gibi
gerçekleşmeye başlamış olsun..
Hamiş : Bu değerli yayında, beni mahcup ederek,
kadrosuna canla başla davet eden, çok
kıymetli bilge anamız Sayın Nermin Tuna'ya
ve sevgili kardeşim Utku Çakır'a, sonsuz
sevgi ve hayır-dualarım ile..
Hatam olduysa, affınıza Trakya..
Selametle


7.BASKI BUGUN DAĞITILIYOR..MUTLUYUZ,HEYECANLIYIZ,ÜMİTLİYİZ !!!!

24 Kasım 2011 Perşembe

RUMELİ GAZETESİ ÇOK YAKINDA BURADA !!

Güzel şeyler oluyor, olacak da inşallah ..

yerel gazetemiz, haftalık GAZETE RUMELİ 'yi kurduk nihayet ve yayına başladık..


Tekirdağ'ın " doğru taraflı" bir gazeteye çok ihtiyacı var evvel-ezel.. 1999- 2001 yılları boyunca başka bir bölgesel gazetede hem yarım sayfalık bir köşe yazıyordum hem de tasnif ve teknik ile uğraşıyordum..o vakit, sabit bir görev, ezbere bir düzen ile, çok da övünülecek bir yanı yoktu benim için..

lakin bu çok başka..Rumeli,bizim gözbebeğimiz, zor şartlar altında doğan,nefes almaya gayret eden ve tüm ezberleri bozacak kadar da kuvvetli ve korkusuz !!

Şuan Tekirdağ,Merkez ve ilçelere 8 hafta, yani 8 sayı boyunca deneme gönderimleri yapıldı..

sıfırdan kurulan, sabit bir merkez ofis ve teknik malzemeler ile birlikte arı gibi çalışan bir avuç genç için, bizim için bu gazete "kundağa sarılı yeni doğmuş bir bebek.."

en yakın zamanda,gazetemiz ile gerekli linkleri buradan yayınlayacağım..
bu sayı itibariyle köşe yazılarım ile inşallah ben de artık somut olarak gazetenin bir neferi olacağım..

çok mutlu, pek heyecanlıyız..

dualarınızı esirgemeyin..

22 Kasım 2011 Salı

Yeniçarşım.com ile Evden Çıkmadan Çarşıya Çıkıyoruz!

Ekim ayından bu yana yayında olan Yeniçarşım.com, alışkın olduğumuz e-ticaret sitelerinden oldukça farklı. Site şimdiden sloganı olan “Evden çıkmadan çarşıya çık” mottosunu fazlasıyla yerine getiriyor. Çünkü şimdiden Yeniçarşım.com’da yüzlerce mağaza var ve siz dilediğiniz ürünü bu mağazalar arasından seçerek kolaylıkla satın alabiliyorsunuz. Üstelik, internetten alışveriş yaparken en çok çekindiğimiz “güvenlik” engelini Hürriyet Güvenli Alışveriş Sistemi ile çözmüşler. Sistemi açıklayan video:



Yeniçarşım.com’un diğer alışveriş sitelerinden önemli farkları var. Platformun en belirgin karakteristiği olan alıcı ile satıcıyı bir araya getirme stratejisi, satıcıların (mağazaların) ticari kuruluş olması gibi akıllıca bir taktikle desteklenerek, son derece başarılı bir sistem getirilmiş durumda. Yeniçarşım.com’da satış yapan her mağaza, ticari unvana sahip, fatura kesen ve dolayısıyla garantili ürün satan mağazalar. Bu sayede aynı ürünü birden fazla mağaza arasından güvenle seçerek satın alabiliyorsunuz. Herhangi bir problemde “Hürriyet Güvenli Alışveriş Sistemi” ve Yeniçarşım’ın başarılı müşteri hizmetleri departmanı hizmetinizde.


http://www.yenicarsim.com/'da 24 farklı kategoride onbinlerce ürün bulunuyor. Giyimden aksesuara, elektronikten beyaz eşyaya kadar aradığınız her şey Yeniçarşım.com’da.

Ayrıca, www.facebook.com/yenicarsim ve www.twitter.com/yenicarsim adreslerinden ise Yeniçarşım’ı takip edebilir, kampanya ve fırsatlardan haberdar olabilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

sansürlü filtreli internet başladı!! nolcak şimdi ??

19 Kasım 2011 Cumartesi

viva'nın mimi..

uzun zamandır mim yapmamıştım..bana paslanan ama yapmadığım mimler için, paslayan blog arkadaşıma mutlaka yorum bırakıyorum, kırılmasınlar..bazı mimler gerçekten çok klişe oluyor..

hoşuma giden bu mimi,  çok sevdiğim blog arkadaşım viva ,yapmak isteyen herkese paslamış,hemen üstüme alınıverdim :)

son soruyu kaldırdım ben..
 "gizli ünlü aşkınız kim ?" diye bir soru idi..mimi yapacak olan arkadaşlar,bu soruyu da eklesinler isterlerse..

bu mimi zoi' me vee özüm arkadaşıma paslıyorum..haydi özüm, pamuk eller klavyeye, kafan dağılsın biraz..

ehuehuehu, zoi, mim çıkardım bi de başına dimi..:))


MiM : )


Hayalinizdeki meslek nedir?

doktor olmak-tı :(

Kışın sürmeyi en sevdiğiniz parfüm nedir?

GIVENCHY ange'ou'demon ve avon rare pearls

Çay mı kahve mi? Kaç şekerli? Sütlü/Sütsüz?

hergün mutlaka iki demlik şekersiz,orta demli çay,hergün mutlaka bir fincan orta şekerli türk kahvesi..

En en en önemli makyaj hileniz?

göz pınarlarıma beyaz,sedefli ufak bir far dokunuşu, iki kat rimel..

Eğer tüm masrafları ödenmiş bir yere tatile gidebilseydiniz, nereye giderdiniz?

kesinlikle Paris..sonra Portofino,Italya,Tayland..

Tam şu an kucağınıza bir cin düşseydi ve 3 dilek hakkınız olduğunu söyleseydi, ne dilerdiniz?

1- kendime,aileme ve tüm sevdiklerime sağlık,bol kazanç ve ahirette cennet.

2- onbeş yıl ( sekiz yıl öncesi de olur :)) öncesine geri dönmek ve yeniden yaşamak..

3- ehehe,65 kiloya pıt diye düşmek ve o kiloda kalabilmek..

Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği veya tatlı. Bu öğünlerden ömrünüz boyunca yalnızca bir tanesini seçmek zorunda kalsaydınız, hangisi olurdu?

kahvaltı sanırım..çünkü günün her öğünü yenir,sağlıklıdır,tok tutar ve çok çeşit içerir..

Eğer Hello Kitty olsaydınız, kurdelanız ne renk olurdu?

yahu, şu hello kittyi sevemedim gitti..ne hello olayım ne kurdelam olsun:))
haa, illa ki olucaksam da kurdela takmazdım..takmam hacı, sevmem ben kurdela napimm ..
illa kurdela da takacaksam bari siyah olsun da, hem terörü kınasın, hem blogger sorunlarını, hem meme kanseriyle mücadeleyi temsil etsin..

Eğer ömrünüz boyunca yalnızca bir tane takı takma seçeneğiniz olsaydı, bu ne olurdu?

mutlaka özel bir yüzük..şimdi olduğu gibi tektaş ya da alyans..yüzük için de bir alt satır açmam gerekirse, mutlaka tam-tur..

Sahip olmak istediğiniz yetenek nedir?

çok yeyip kilo almamak:)
iradeli olmak..

Bitince almaya devam edeceğiniz kozmetik ürünü?

hc care complex 19, kesinlikle..
neutrogena göz makyajı temizleyici,
dermalogica skin refining masque,
avon super magnify maskara..

b.kunu çıkarma hacı :))

Eğer geleceği görme şansınız olsaydı, görmek ister miydiniz? Evetse, tam olarak neyi görmek isterdiniz?

aslında hayır ama ilkel benliğim ile evet,evet..

hususi durumumun sonuçlarını hemen-şimdi- çok acil görmek..
alacaklarımı ne zaman tahsil edebileceğimi derhal öğrenmek..

18 Kasım 2011 Cuma

müjdeee !!! saç sorunumuz bitti kızlar !!!!

 
 nasıl mutluyum, nasıl mutluyum,anlatamam!!

blogumda da sürekli bahsettiğim ve yakın çevremle sürekli paylaştığım ciddi bir saç sorunum vardı biliyorsunuz ki..

emincan,evde saçlarımı tararken, abartısız,oluk oluk yolunan saçlarıma hayretler içinde bakıyordu..

yıllardır röfle,onlarca saç bakım ürünü,sigara vs..her tür olumsuz koşul ile, zaten zayıflamaya yatkın olan saçlarım mafolmuştu.."syoss şampuan faciası" postumda ayrıntılı anlattım bunları..linkimi veremedim kusura bakmayın,internette sorun var,azıcık aşşağı inip bir önceki sayfaya dönün ve o postumu okuyun,ne çektiğimi görün !!!

annemle saçımı açmak için yarım saat-45 dk. uğraştığımızı çok bilirim..

gelelim müjdeme !

kurban bayramı arefesine bikaç gün kala,saçlarıma yine bakım yağları,toni&guy'lar, kremler sürüp açmaya uğraşırken tam 50 dk. bununla uğraştığımı,emincan'ın banyoya girdiğinde ,bi kenara topladığım yolunmuş avuç avuç saçlarımı gördüğündeki yüz ifadesi..o gece sinirden ağlayarak açtım saçlarımı..

ne krem,ne şampuan,ne maske..sadece o an için kurtarıyordu saçımı..saç açıcı spreyler,mavi sular,sadece taradığım bölgeyi açana kadar işe yarıyor benim saçımda..

ki bunu tek kendimde gözlemlemedim..syoss şampuan faciası adlı postumdaki yorumlar,benim gibi ne çok insan olduğunu gösteriyor..

forumlar,kadın klüpleri,bakım siteleri..saç sorununu çözüm arayan insanlarla dolu..

en son o 50 dk. saç açmakla uğraştığım gece, saçıma havluyu sarıp oturdum internetin başına.. ( başka nerde oturduğun var ,iki gözüm bılogırım :))

hc care hair complex, çok uzun zamandır ilgimi çekiyodu lakin o kadar çok şey aldım ki reklamlarına inanıp..sonuç hep hüsran, hem yarım yarım kalan şişeler ve verdiğim onca para..


hc care hair complex 19,sipariş ettiğimin ertesi günü ulaştı elime ve inanılmaz ilgili halkla ilişkileri ile zaten ürünüm daha elime ulaşmadan fethetti kalbimi..

ilgileri,bayram kutlama mailleri,gönderdikleri hediyem, ürünün cam şişede,şık kutuda ve bonesiyle birlikte gelmesi..ürünün prospektüsünün fotoğrafını çektiğimde göreceksiniz, ki kullananlar biliyor,çarsaf gibi bir bilgi prospektüsü :) 

ayrıntılı,akılda başka soru bırakmayan,kolay anlaşılır bir dille yazılmış..

mest oldum hc 'ye..saçıma sürdüğüm ilk denemede,parmak uçlarımla yumuş yumuş tarayıverdim,açıverdim saçımı..

çok vaktim yok kızlar..akşama ruhum'a (melek) yemeğe davetliyiz ve şuan saçımda,geceden sürüp uyuduğum hc complex var,duş alıp çıkmak zorundayım..

ayrıntılı post,merak ettiğiniz herşey,nerden ne kadara alırız bilgileri ve fotolarım ile burda olacak hc care hair complex 19..

sağolsunlar,firmadan bikaç logo istedim,derhal gönderdiler ; siz kendi sitelerindeki yorumları okuyun,ürünü inceleyin..ayrıntılı postum bikaç gün içinde burada olucak..

şişeyi yarılamadan yorumlamak istemedim..şimdi size gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim..

bu arada,hc care,sadece saçı tedavi etmek amaçlı değil, hızlı saç uzatıcı etkiye de sahip..kullanmadan önceki saçımın fotosunu yakından çekmediğime çok pişmanım..en yakın fotolarımı bulup,şuanki haliyle ekleyeceğim..

ilginç tarafı, bahsettiğim süre,kurban bayramından bu yana geçen süre!!
bu kadar kısa sürede, 3-4 kullanımda saç nasıl toparlanır,pes diyorum..

hoşçakalınn !!!

hc care candır :)))



15 Kasım 2011 Salı

akşam postu..




 iyi bir akşam olsun herkese..
"öyle bir geçer zaman ki" yi beklerkenn bloglar arası kısa bir tur attımm..




fon kağıdı ile dairesel çizgiler kesilerek çok basit bir şekilde yapılan bu kağıttan güllerde aklım kaldı..fotoyu nerden arak yaptım vallahi unuttum..


bu gülleri yapmayı düşünüyorum, kuru dallara sabitleyebilirim ama evde fazlalık sevmeyen biri olarak, kısa süre sonra sıpıtıp atarım..







geçen akşam taze mısırları haşlamak yerine, közlemek istedim..ev ortamında ateş yakıp közleme yapamayacağıma göre,heheh ,mini fırının ızgara kısmında denemek geldi aklıma..


zaten mini fırının ızgarasında denemediğim şey kalmadı..yakında mini fırın ızgarasında tütün kurutma ve közde türk kahvesi gibi saçmasalak "yok daha neler" başlıkları görürseniz blogumda, hehe, şaşırmayın :)

yalnız mısır olayını tavsiye ediyorum şiddetle..harika oldular, 10 dk.bile sürmedi.birebir közlenmiş tadı vardı..favori atıştırmalığım bu oldu !!!


POST ARASI ÇAĞRI :
elmalı tarçınlı kek pişiyor.bir fincan sıcak çay eşliğinde, misal zoim gelebilir..gelmesi için davetiye bastırmasam da,yıh yıh ,blogdan çağrı atıyorum :))






okumam gereken ,gereklilikten ziyade okumayı çok istediğim tasavvuf kitapları hala, zoimin getirdiği kitaplar ile, kitaplığımın en görünür yerinde beni bekliyorlar (aylardır)..

cıks..okuyamıyorum bu aralar ..




pucca'nın yeni kitabını aldım, geçen hafta hem de..hala elime geçmedi ve sinirleniyorum bu duruma..

ilk kitabını da ,blogundaki yazıların derlemesi olduğu halde seve seve alıp okumuştum.


bu kez,kitapyurdu.com dan online olarak satın aldım ama hala ne gelen vaaar ne giden, ne de mailime yanıt veren..bu sitede benim için finitooğğ listesine girdi..



son foto, bayram öncesi çekildi,minik bir anı olsun diye..bikaç yıldır arefe günleri çekiyorum bu fotolardan..bayram hediyeleri yerlerine ulaştı, çikolatalar götürüldü..miniklere ufak tefek bişiler alındı,verildi..


lakiin her bayram olduğu gibi ,bu bayram da evde çikolata yada bayram şekeri kalmamıştı, 3.ye almak zorunda kaldım..


"bitane tadına bakalım bakalım",diyerek horşşş diye yırtılıp açılan çikolata ve lokum kutuları,bayrama iki gün kala temizzz..hepsini ben yemedim bittabi..yok daha neler..tabii ki suç ortağım var !!!


verdiğim 15 kilonun,3'ünü bayramda corrrrk diye geri alarak..hem de sadece 3 yere gidip de geri alarak
(2 günde) o 3 yerde ne kadar baklava ve çikolata yediğimin hesabını yapabilirsiniz ...

cevabı bulan ve bilenlere ne hediye edicemi düşüneyim sonra yazarım :))))

14 Kasım 2011 Pazartesi

yeniler.. ( son 10 günde alınan herbişeyler:))

 
















sabahın kör kırağısından merhaba merhaba:))

ayrıntılı postlarını yapmak isterdim ,inşallah o da olur:))

sabah sabah bu ne neşe nilmoon, derseniz şayet..
"bugün de yaşıyorum a dostlar" :))

istediğiniz bir ürün olursa yazabilirim,yorum please..
giysi,takı,önemli kozmetikler gibi henüz postlayamadığım diğer demirbaşlar için ennn kısa zamanda burada oluciim..

SIRADAKİ MÜHİM KONULAR:

1- TEKİRDAĞ'IN KURTULUŞ GÜNÜ,13 KASIM..

2- ERC KOZMETİK -HC HAIR CARE MUCİZE SAÇ BAKIM POSTLARI

3- DOA KOZMETİK

4- KUSUR KALMAYIM : MY'WISH LIST

5- TASAVVUF..


facebook'da ve bilimum sosyal hedehödöde zaplayıp duruyorum, bloga üvey evlat muamelesi yapıyorum..

bunu "günün özlü sözü" ile bağlıyor ve kaçıyorum :

" SENİ SEVENİ ZEHİR DE OLSA YUT..SENİ SEVMEYENİ BAL DA OLSA UNUT!!! " HZ.MEVLANA


 iç ve dış ses : " yine mi darbe aldın nilmooon?? yaa bi yiter yaaa:))

iyi haftalar..xoxo..

10 Kasım 2011 Perşembe

5 Kasım 2011 Cumartesi

4 Kasım 2011 Cuma

KAY-DI YAYIN-LAMA !

" hayat devam ediyor" ,
 sanırım yeryüzünün en sadist ama en gerçek cümlesi!!

gencecik evlatlar teröre kurban gidiyor.. ki bu bir kader, şehadet çok üstün bir basamak, o da herkese nasip olmaz..

depremler oluyor, canlar yanıyor,hayatlar yıkılıyor,cenazeler,yaralılar..

insan gazete okumaya,tv de haber izlemeye ,, gardını alıp da oturmalı, dişini sıkıp, antidepresanını alıp..

ama ama..

hayatın diğer yüzü..

birileri ölüyor..kalan en yakınlar, ne ölebiliyor ne yaşayabiliyor..
birileri ölüyor..kalanlar " hayat bitti,şimdi ne olucak" la kavruluyor..
birileri ölüyor..feryatlar arşa yükseliyor..

zaman geçiyor..bir gün, üç gün, bir hafta, iki ay..bir sene,on sene..

acı bitmiyor, belki kabuk bağlıyor ama " ölenle ölünmüyor,zaman herşeyin ilacı oluyor.."

beşer ,doğası gereği şaşıyor..

canı makarna da istiyor, kahve de..belki aylar sonra bi penye almak, belki bi fıkra okuyup,farkında olmadan tebessüm etmek..

o acıyı veren "O", dayanma gücünü de veriyor..ne kadar ve nasıl dayanabilirsen, ödülünü de veriyor..

sen nebildin bunu blogırr?? kimin öldü allahasen..ne çektin karnın tok,sırtın pekken..bu laflar da nerden çıktı ,demeyin bee.. okuyun işte, ne gelirse kaleme,tek bi harfini düzeltmeden kaydı yayınlayacağım..

asla bu konudan bahsetmeyecektim,klavye tıkırdayıverdi..

bunca insanın çilesini,acısını,yangınını yazmak kiiim,, ben kiim ?

utanıyorum blog güncellemeye.. öte yandan, konu kremse,allıksa,kitapsa,avm'yse,kek tarifiyse,her ne haltsa da, bikaç cümle serpiştirmek, yanan canlara, isyana, acılara..daha mı iyi..daha mı kötü ??

karar veremedim..
Allah sonsuz sabır,sonsuz kuvvet versin..


bunlar oluyor,bitiyor..izliyoruz,okuyoruz..sonra telefon çalıyor,biri arıyor," hadi gel falancaya gidelim "diyor..

yarın bayram alışverişi yapalım,diyor..

karnımız acıkıyor, üç tas has hoşaf da yapıyoruz,kek de, ıspanak da..

kaşımız çıkıyor,dip boyamız geliyor..bir berber bir berbere, bre berber,diyemeden,, berbere de gidiyoruz..bayramlık da alıyoruz..

yine biri arıyor, " hede hödede buluşalım" diyor..
 " ayy tamam du hazırlanıcam" diyoruz..

terör ve deprem haberlerini izlerken akan gözümüzü ,burnumuzu silip," hayata devam ediyoruz"

asıl etmesi gerekenlerin, edemediği kadar..
asıl etmesi gerekenlerin edemediği yerden..

ne yapalım..aç susuz oturup 24 saat ağlayalım mı ??

bittabi hayırr..

bu yazıyı yazmak gibi bir niyetim yoktu..

bilakis.. 
watsons'dan ,Wella'dan , bu ayki cosmopolitan'dan bahsedecektim..batik'den ,kemal tanca'dan, lcw 'den..

süprizleriyle yakında " tam da burda " olacak olan HC CARE'den bahsedecektim mutlu mutlu..

.. yaklaşan bayram için yarın kardeşimin tdağa geleceğinden.. ne kadar sevinçli olduğumdan..
ona pişirdiğim yemeklerden..

DOA KOZMETİK'ten bahsedecektim..

aldığım bayramlıklardan, hediyelerden..blog aktivitelerinden..yeğenimin güzelliğinden, onlarla nasıl kikirdeyerek oynadığımızdan..

inci deri'nin pabucumu gönderdiğinden.. kargoyu parçalayıp ayağıma geçiriverip,koca gece evde nasıl "adriana lima" gibi salındığımdan..

pabuçları dama atılalı çok olmuş,ayağında kundurası kalmamış insanlar milyon taneyken..

gene de yazdım işte..
bahsedecektim ,derken bile bahsettim, iyi halt ettim..

nefsiyle yaşayan,egoist,ettiği iki şükrü iç rahatlaması sayan bi faniyim nitekim..
yarın olur, bluzdur,dondur,saç kremidir,kitaptır yazarım,hiç süphem yok kendimden..


" niye yazdın o zaman ,be allaaan tevekkeli" diyecekseniz ki, ben olsam derdim, yabancı yok, deyin deyin..

bişi isticem bu postu okuyan herkesden..

nolur "dünya" için dua edin birer kerecik..
herkes için..
şehitlere,depremzedelere..herkese..
birer kerecik..

ben de edicem şimdi söz.. " kaydı yayınlaya" basayım.. kay-dı ; düzelteyim demeden..kay-dı dünya, yayın-lama ,demeden..

hadi..dua kardeşliği..bi kerecik ...

amin..
üzdüysem,haddimi aştıysam,affola..



                                       ve başka bi konu :


fötö: taş gibi bi taşikardim var..babalar gibi kalp spazmlarım,24 saat canlı bomba gibi gezmişliğim var,
 üstüme takılı ekg holter'larla..yaş kaç mı ? tavşan kaç, tazı tut  ! kadar akıcı ve
manidar..

 age 29, cam var mı cam, msn var mı msn ?? :))

hayatımın baharı ama ilkbahar mı, sonbahar mı ,bilemedinggg..
bir bar taburesi üstünde geçmese de artık yıllar,bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı hiç, kadar kulakmemesi kıvamında azıcık rocker ve çokça arabesk..

o aletlerle gezdiğim günler , horşş diye eşofmanımın fermuarını açıp, " kasayı boşalt patlatırım allaaama" diye kekomançi espriler yapmışlığım bile var eşe dosta..

fötölerim var ,aletlerle çektiler, "hatıra olsun",dediler..her saniye şarlayarak yaşadığım için bişeylere,birilerine.."baktıkça sigarayı azaltırsın", diyemedikleri için kimilerinin..

edep yerlerimi karalayıp post ederim belki bigün.. göbeğim ,omzum, kolum molum öylesine   " var" ki bedenimde, edep yerlerim orası benim:))

günde 2buçuk paket sigara, maksimum 4 saat uykuyla,üç demlik çay,kilo dengesizliği ve otaboka sinirlenen,adını "bünyamin" koyduğum,davşan bünyemle bu da bana kapak olsun.. 

lakin bu kez lütfen gazoz kapağı değil, harbi bi " silkelen kendine gel topraaam" kapağı olsun..

dilaltımı getirin..dilimin altındaki kelimeler çıkıçıkıveriyo..hapla örtün orayı...