31 Aralık 2011 Cumartesi

2011 nasıl geçti ?



Adettendir ; yılsonunda secret'lar yapmak, bitmek üzere olan yılın analizini yapmak..ofislerde,işyerlerinde yıl sonu sayımları,stok kontrolleri..geçmekte olan yılın son gününü temiz,pak iade etmek ilahi adalete..
Yazmayı çizmeyi pek sever olan ben,kusur kalamam tabii ,2011 analizinden..

Bu yıla ait not defterlerimi,fotoğraflarımı,çok da didiklemeden hatırlamaya çalıştığım önemli ve değerli oluşumları , kulak memesi kıvamına gelinceye dek kurcaladım..
Hayati meselelerim olmuş olmasına ammaa çok da miladi ya da yol ayrmlarım olmamış..
Bu yılı teşekkür ederek uğurlamak ve kendime not bırakmak adına,başlıyorum maddelerle 2011'in temel taşlarına :

  • termojenik yağ yakıcı desteğiyle olsa da, bu yıl, nisan-ağustos ayları arası 13 kilo verdim.bu rakam 13-15 arası gidip gelmeye devam ediyor.ilk maddeye kilo konusunu almak istedim zira benim için sanıyorum en önemli sorun bu!  Desteği kullanmaya devam ediyorum ve 2012 de inşallah,istediğim kiloya ineceğim..ARTI PUAN
  • Bu yıl,kötü bir evlat olup,annemi ve babamı (10 dk. mesafe olmasına karşın aramda) az görerek sürekli vicdan yaptım..annem periyodik olarak bana kahvaltıya gelmese ve doğumgünlerimiz olmasa,daha da az vakit ayıracakmışım onlara demek! Püüü,yazıklar olsun,seneye telafi et bunu kötü evlat !  EKSİ PUAN
  • Bu yıl kardeşim Nunumu en çok gördüğüm yıl oldu sanırım, son 4 yıldır, o üni.ye başladı başlayalı..yaz boyu genelde bende kalması, bu ay 10 gün İstanbul'a gidip onda kalmam ve sık görüşmeye çabalamak..  "arkadanda kapı gibi ablan var,korkma!" cümlesini beynine kazımaya çalışmam,sanırım iyi oldu.. 2012de daha çok görüşmeliyiz.. ARTI PUAN
  • 2011 yılının ilkbaharı ve yazı,evet,bir dönüm noktası,bir viraj olan hususi olaylar ile dolu geçti..olan olaylar akabinde, dostum M. ile çok sık sabahladık ve çok sık teati yaptık..bu baharı ve yazı unutmam mümkün olmayacak..iyisiyle,kötüsüyle.. PUANSIZ
  • 2011e girerken geçen yıl, İzmir'e bir haftalık seyahat edip, can dostum psikolog N.K. ile dopdolu geçen terapiler ve dertleşmeler,her zamanki gibi bana çok şey kattı.. ARTI PUAN
  • Bu yılı bitirirken de, İstanbul'u 10 gün,hem de kardeşimle yaşamak,çok şey tattırdı bana..sürekli güzergah değiştirerek,durmadan yiyip içerek,arkadaşlarıyla tanışıp sabahlayarak ve kardeşimin o güzel öğrenci evinin tadını çıkararak,harika ve dopdolu bir 10 gün yaşadım.. ARTI PUAN 
  • üstteki maddenin akabinde, İst.da 3 yıllık emektar ve çok sevdiğim fotoğraf makinamı takside düşürdüm ve giden fotolarıma çok üzüldüm..lakin,dikkatimi çeken birşey oldu..maddesel bağlılığımı,tahminimden çok aşmışım ve boyut değiştirmiş maddeler-nesneler bende..makinam için sadece yeteri kadar üzüldüm ve bunun için bir çaba sarfetmedim..üzülmemek için çabalamadım yani..hemen ertesi günü,daha oradayken yeni ve yarı profesyonel nitelikli daha güzel bir makina alıp,onun tadını çıkarmaya başladım..lakin kesinlikle dikkat etmem gereken birşeyi artık bu son dersle kanıksadım : dikkat dağınıklığımı,unutkanlığımı yenmeliyim.  EKSİ/ARTI PUAN
  • Bu yıl saçımı 6 kez boyattım..geçen yıla girerken radikal bir kararla saçlarımı kısacık ve bob modeli kestirip kendi rengine boyatmıştım..bu yıl saçlarıma en çok bakımı yaptığım yıl oldu..sürekli röfle yaptırdım ve sarı tonlarından vazgeçmemem gerektiğini kanıksadım. PUANSIZ
  • Tasavvuf ilmi ile ders almamın bu,2.yılıydı..etkinlikler kapsamında çok özel insanlarla tanıştım ve hayatımızdaki hiçbirşeyin tesadüf olmadığını ve kaderin her yönüyle ne olduğunu öğrendim..derslerimi hiç yapmadığımda bile,bir kez girmiş olduğum bu yolun,beni herzaman doğru yönlendirdiğini gördüm.  ARTI PUAN
  • bu yılın son dilimlerinde bir kalp rahatsızlığı yaşadım ve Emin'in felç geçirip ölümle yaşam arasında gidip geldiği o ince çizgilerle dolu olan 2009 yılına sürekli geri döndüm..kalbimi hasta eden şeyin,"ben"den başkası olmadığına emindim ve ölmekten hem korktum hem de korkmadım..araf'ın kalp sızılarıyla dolu kapılarında bekledim,bekledim ve bekledim ... PUANSIZ
  • Sanal alışverişte bu yıl rekor yılımdı ve nerdeyse yıl boyunca her hafta internetten alışveriş yaparak aile bütçesinde yara ya da oyuk değil bildiğin kuyular açtım :)) alışverişin,gerçekten bir hastalık olduğunu ve duygusal boşlukla çok ilintili olduğunu kanıksayarak,2012 de daha tutumlu olmaya karar verdim .. PUANSIZ
  • Kozmetikte bir hit olan MAC  markası ile birebir tanışma fırsatını bu yıl istedim ve yakaladım..MAC'ten bir "temel makyaj malzemeleri çantası" düzerek mutlu oldum ve kaliteli fırçaların makyaj için ne kadar önemli ve şaşırtıcı olduğunu bizzat deneyimledim.. ARTI PUAN
  • 2011 de bloglar ve firmalardan irili ufaklı hediyeler ile her zaman mutlu oldum..buna vesile olan insanlara ,gerçekten daha iyilerini diledim ve seve seve kullandım armağanlarımı..vespa girl'den koccaman bir kozmetik sepeti, birkaç blog arkadaşımdan gelen değerli hediyeler, hc care 'den hediyeler, dishie topuklardan ve  doa kozmetikten gelenler.. ARTI PUAN
  • hele ki doa kozmetik saç ürünlerinin yanında bir paket erguvan ağacı tohumu göndermişti ki,beni benden aldı.. ARTI PUAN
  • doğumgünümde Emin'in,annemin,babamın,kardeşimin,yakınlarımın hediyeleri,annemin özel gün gözetmeksizin her an bana süpriz yaptığı irili ufaklı hediyeleri..dostum M.nin sürekli bişiler alarak beni sevindirmesi..ve ismini saymak isteyip de upuzun bir liste ile sizi yormak istemedğim tüm güzel insanların güzel anıları ile her zaman onore oldum..ben de karşılığını vermeye çalıştm kendimce..umarım 2012 bu konuda çok daha bereketli olur,karşılıklı olarak.. ARTI PUAN
  • biricik yeğenim Taşkın'ın askerlik sürecinin başlaması ve onu ne kadar çok sevdiğimi ve herkesce ne çok sevildiğini , o giderken anlamak..
  • Sevgili manevi kız kardeşim Serap'ın, temmuz ayında nurtopu gibi bir kız evlat dünyaya getirmesi..   ARTI PUAN
  • Yeğenim T.nin, nisan ayında ikinci oğlunu kucağına alması VE Taha'mızın artık tek başına değil, kardeşiyle bizi güldürmesi.. ARTI PUAN
  • korkunç terör ve şehit haberleri...  EKSİ PUAN
  • yılın son ayında blogger dostlarla, GOOGLE KİTAP KLÜBÜ toplantımız..Taksim- Midpoint'in o güzel manzarasına karşı kahve içip laflamak,tanışmak.. ARTI PUAN
  • hiç ağlamadığım kadar ağladığım ve hiç gülmediğim kadar güldüğüm bu grift senenin,benim tam bir duygusal manyak olduğumu ispatlaması..  PUANSIZ
  • İnterneti ve sosyal sanal mecraları en çok kullandığım yıl olarak 2011'in ,hayatıma çok değerli insanlar katması..  ARTI PUAN
  • Gazete Rumeli Ekspress'i kurmamız ve köşe yazılarıma beğenilerin gün geçtikçe artması ve beni kalemimle yeniden barıştırması..ARTI PUAN
  • Giysi,aksesuar,kozmetik ürünü kategorilerinde,en çok alışveriş yaptığım yıl..yeniden dolap düzmek..ve en çok çocuk-bebek hediyesi aldığım yıl..  ARTI PUAN
  • ev işlerini ve temizliği biraz arka plana alıp,hijyen ve temizlik takıntılarımı sadece çamaşır yıkamak üstüne abarttığım yıl..gereksiz yere ev temizlememeye karar verişim.. PUANSIZ
  • yılın ilk yarısında çok alkol tükettiğim,son yarısında galonlarca çay tükettiğim yıl.. PUANSIZ
  • Skolyoz hastalığı ile tanıştığım ve ağrılara, iğnelere gark olduğum yıl.
  • yılın ilk yarısında çok kitap okuuyp,son yarısında nerdeyse hiç okumadığım ve kitaplığımda biriken kitapların her önünden geçişimde bana göz kırpması..benimse onlara "nah" yapmam.. ESKİ PUAN
  • 365 günde,1 gün çalıştığım yıl..işe başlamamla çıkmamın aynı olduğu gün komedisi.. PUANSIZ
  • en çok rüya ve kabus gördüğüm,en çok kehanet dinlediğim yıl.
  • müziksiz yaşayamayacağımı anladığım ve 30 yıldır hiç dinlemediğim kadar müzik dinlediğim ve bu konuda kültür edinmeye çalıştığım yıl.. 
  • VEEEE..  geriye dönüp baktığımda şuan, "amma çok şey öğrendim,ne ilginç günler yaşadım", diyebildim sadece..burada genelde somut şeyleri paylaşmaya çalıştım ,yazmayı istediğim ama özet yazma kabiliyetimin olmadığından sebep,hiç yazmamayı tercih ettiğim, mühim; lakin hayatımda henüz köklü değişikliklere sebep olmayan nice olay yaşadım..
bu yıl da,29 yıldır hep aldığım ve eşsiz bir hediyeydi "365 günlük bir yaşam pakedi"..
iyisiyle kötüsüyle,acısıyla tatlısıyla, rabbimin bana verdiği bu güzel yıl için sonsuz şükürler olsun..
2012 de ,hazineleri sonsuz olan Hakk'tan, benim ve herkesin hakkında hayırlısı ne ise, onu diliyorum..
zira, biliyorum ki " OL ! dediğini  OLDURAN ,SADECE ALLAH'TIR"

BU SEBEPLE, İSTEYELİM..BOL BOL İSTEYİN..ONUN YAPAMAYACAĞI HİÇBİŞEY YOK..PARA İSTEYİN,SAĞLIK İSTEYİN, AŞK İSTEYİN..

İSTEKLERİMİZİN KAPISININ NE ZAMAN AÇILACAĞI BİR SIR..LAKİN YETER Kİ O KAPIYI ÇALMASINI VE O KAPIDA DURMASINI BİLELİM..

2012 ,bakalım hangi süprizleriyle şaşırtacak beni ??
görelim Mevlam neyler, neylerse güzeL eyler..

HERKESE İYİ YILLAR..HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN... kalp kalp kalp :)

16 Aralık 2011 Cuma

bitenler # 4


1- otacı lavanta doğal sabun : uzunca yazmıştım bunun hakkında..
tekrar alacağım bir sabun, pıtır pıtır lavanta tanecikleri var içinde.kokusu enfes..doğal oluşuna inandığım ve çok memnun kaldığım bir sabun oldu..cildi yumuşatıyor ve gergin bir duşu engelliyor..


2- watsons soft round balls, 100 lü pamuk : pamuk işte.. disklerden sıkıldığım bir zaman alıp kullanmıştım, çok pamuk harcarım ben zaten, bunun üstüne iki paket daha bitti..bidahaki bitenler postuna belki koyarım..


3- oriflame ginger&lime aromalı şampuan..zoim asla eli boş gelmediği için, her gelişinde illa ki bikaç sürprizi olur bana 
( muck )
ben kullanmadım zira saçım çok işlem gördü ve sürekli röfleli..koca kişisinin kullanıp bitirdiği,zoimden ötürü, manevi değeri yüksek bir ürün idi..


4- elidor co & cre. onarıcı yapılandırıcı besleyici bakım kremi..sanırım hayatımda en çok gliss ve elidor kullandım..bu vazgeçilmez bir şampuan ve kremdir..750 lik koca şişeyi bitirmek bana 1 ay gibi kısa bir süreye mal oluyor..tekrar alacağım, elimdeki saç baş bakım hede hödöleri hele bitsin..


5- yine elidor co & cre. düzleştirici seri şampuanı..750 ml bu da..bunun kremini de kullandım ama atmışım, fotolamayı unuttuğum biçok ürün gibi.. çok fazla bir etkisi yok idi..ama hep diyorum ben on tane ürünü birden kullandığım için, birşeyi istikrarlıca kullanıp yorumlamaya sabrım yok :))


6- elidor co & cre. ipeksi yumuşaklık besleyici bakım kremi : 750 ml idi..güzel bir saç kremi..fazla beklentisi olmayanlar için , kolay tarama, mis kokma yeterli oluyor..gayet iyi bi kremdi..tekrar alana kadar deneyecek çok ürün var, şuan almayacağım..bu arada elidorların bu kremleri pompalı biliyorsunuz..dibinde eğey kalıyor, şişeyi ters çevirip öyle kullanıyorum bitene kadar.


7 - elidor.. şaka şaka.. :)))  arko nem cotton 24 nemlendirici :
bildiğiniz krem işte..fena değil, ekonomik ve zararsız..elimde varmış,bitirdim..özellikle tekrar alacağım ya da sürekli aldığım bişi değil..


8- bepanthen krem : bitenler postlarımda en çok görünen üründü, bunun üstüne son bir tane daha bitirdim..artık almıyorum, almayacağım..teramicyn aldım bunun yerine..zira , şehir efsanesi mi bilemedim ama tüy çıkarmada üstüne yokmuş ve sanırım bana da bu olumsuz etkiyi yaptı..şimdilik by by bepoşş !


9- seba med intim likid : kaçıncıyı bitiriyorum saymadım, son iki tane kaldı elimde ..ondan sonra avonunki var, açılmamış duruyor.. harika bir ürün..verilen parayı son kuruşuna kadar hakediyor..kokusu nefis, prospektüsünü incelerseniz kullanmaya kesin başlarsınız diye düşünüyorum..


10- golden rose top allık: annemle zorrrruna bitirdiğimiz bişi.. bidaha almam şuan elimde kullanılmamış en az 7 tane allık var ve hepsi çok daha iyi markalar..şuan nivea allık kullanıyorum, çok memnunum.. allık bitiren insanlara hayranım..hergün gece gündüz 50 kere sürsen bir allık yine de bitebilir mi yav :SS.. şimdiye kadar hiç allık bitirmedim..bigün bitirirsem 40 gün yazıcam bloga : allık bitirdim diye :)


11- fresh white smokers diş pastası . bu da çok sık kullandıklarımdan.. şuan yine clinomyn kullanıyorum..tekrar almadım bunu, bulamadım..bulunca alırım..


12- flormar göz makyajı temizleyici iki fazlı ürün : dik duran beyaz kapaklı şişe..yazısını yazmıştım daha önce..neotrugena'nın yerini tutamasa da fiyat olarak uygun ve açtığım ikiinci şişeden daha bi memnun kaldım sanki, ya da cildim alıştı, bilemedim..benim gibi iki gıdım rimeli bile 6 pamuk ve şar şar temizleyici dökerek kullananlardansanız, alın deneyin.. iyiye yakın bir ürün..


13-  ve bir kutu daha neutrougena rahatlatıcı yoğun bakım kremi : her ay bi tane bitiriyorum sanırım..yenisini çoktan açtım..yüzümden ziyade vücüduma kullandığım ve gayet iyi bir nemlendirici..ekonomik ve zararsız..alınası bişii..


....
zoim demese, ben daha totoyu kaldırıp yayınlayacağım yoktu, yazı çizi ile biraz fazlaca meşgulüm şu sıra..bunun üstüne epey ürün bitirdim..bidahaki bitenler postunu bu kadar uzatmam..yeni biçok ürün aldım denedim, postları inşallah yakında :))

12 Aralık 2011 Pazartesi

bu haftaki köşe yazım..



DÜN-YAA !

Bir hafta daha geride kaldı..

Bazı zaman birimleri, diğerlerinden daha farklıdır..Benim için de öyle bir haftaydı bu..

Sevgili Tayfun Şahin ile tanışma fırsatı buldum ve kısa ama öz, koyuca bir sohbetin tadını çıkardım..

"Renkli ve farklı bir karaktere sahip", tanımlamasını kullanırız ya bazı insanlar için ; Tayfun Şahin bu kalıba " cuk " oturanlardan..

Çay, nescafe ya da soda içmedi mesela..Taze sıkılmış havuç suyu istedi :))
Biz ne içeceğimize kararsız kalınca da,bu dertten beni de kurtarmış oldu ve " karışık meyve kokteyli" ile işi çözdü:))

Sevgili Tayfun'un,ne içtiğini ne yediğini anlatacak değilim..Verdiğim örnekle " çözümsel,uyumlu ve nazik" oluşunu anlatmaya çalıştım..

Bundan yola çıkarak da, böyle bir adamın,hele ki bu saydığım sıfatlara sahip olan adam, bir yazar ise, sinema filmi gündemde olan ve peşinden koşulan bir Tekirdağlı yazar ise, kim olursa olsun ,Onu reddetmez ,değil mi ?

Yanılıyorsunuz..Benim gibi siz de..
Belediyemizce maalesef henüz kıymeti ya da " kim olduğu" bilinmemiş olacak ki, böyle bir redde maruz kalmış..

Bunu ve Tayfun Şahin'in birçok yönünü bu hafta gerçekleştireceğimiz özel söyleşide kendisi anlatacak,bizler de merakla okuyacağız..

Bu hafta, "farkındalık" ile ilgili, tokat gibi şok ve etkisi hızlı geçen eylemler değil de, "yavaş at" misali, ağır ağır süzülen ve her an " buradayım" diyen hissiyatlar ile mücadele verdim..

Nefs..Evet adı "nefs" olan ama hiç de "nefis " olmayan bi ne idüğü belirsiz zat ile sürekli çatışma halindeyiz..
Hangimiz değiliz ?
Hepimiz ?
Hiçbirimiz?..

Entellektüel adıyla "ego" olan bu eski isimli mazoşist ve nahoş zat,gölgemden bile önce gidiyor..
Bakın hele ukalaya,densize,kitapsıza !

İlacını biliyor, dozunu ayarlayamıyorum..Ya hep- ya hiç, diyen zavallı ruhuma günde 5 doz vermem gereken
" herşeyin ilacı" nı veremedikçe, bu zat, kendini bişey sanıyor da sanıyor..

Gelmiş,geçmiş,herşey birbirine karışıyor..Gerçekler hayal, hayaller gerçek oluyor.Gelmişine geçmişine..diye saydırmaya başladığımız an, işler daha da sarpa sarıyor..

İşler sarpa sarmıyor da, " sarpa sarmak" dile kolay,beyne kestirme geliyor..
Sarpa sardırdığım şeyler, yoğurdu sarmısaklasak da mı saklasak sorunsalıyla boy ölçüşür cinsten de değil..
Hoş, neyin boyunu ölçmem gerekiyor, boy ölçecek olanlar terzi değil mi, niye terziliği de öğrenmek zorunda bırakıyorum kendimi ; nefsim bundan çok hoşlanıyor..Nefsim için bu karmaşık hisler adeta bir " nutella" kavanozu, hem de kiloluk olanlarından..Öylesi seviyor, öylesi bayılıyor gidi kerata..

Dibini görmeden ve paçalarımı, işime geliyosa sıvayıp, işime gelmiyorsa sıvamadan dalıverdiğim bu "dünya" denen dipsiz deniz, işime gelmediğinde " kalleş", işime geldiğinde de" dünya varmış" oluyor..

Halbuki "dünya" ,sadece " dün yaa !!"..

Ve bu farkındalık, her an acıtıyor, her an iyi hissiyatları azaltıp,kötüleri çoğaltıyor..

Halbuki "farkında" olmamız gereken tek şey " ölümlü dün-ya" ise, bu nefs denilen zat, ne öldürüyor, ne güldürüyor..

Kafanız karıştı değil mi ? Sormayın, benim de ..

Bir başka düşündürücü etken, bu hafta, ben bu yazıyı tıkırdattığımda hala aynı şehirde, 10 dakikalık yol mesafesinde olduğumuz ama bu gece yola çıkacak olan, askere gidecek olan kardeşimle, daha doğrusu " ayrılık" eylemiyle yerle yeksan etti beni..

Burada, yanıbaşımızda olduğunu çok iyi bildiğimiz ama biraz uzaklaşacak olsa, bu ani gelişen acı ile dağıldığımız
"ayrılık" eyleminin ,sadece fiziksel bir ayrılık olduğunu iyice hissedip sindirdikten sonraki rahatlık,paha biçilmezdi..

Kardeşim,fiziksel olarak bir süreliğine " burada " olamasa da, buna çok üzülmeme, ağlayıp dertlenmeme gerek olmadığı kanısında beynim ve kalbim,hemfikir oldular nihayet..

Hani " kalbimizdeki, Yemen'de de olsa yakınımızdaydı " ?
Bunu savunmadım mı ben evvel-ezel ?

Allah'ın izni olduğu sürece, Yemende de olsa yakınımda olan sevdiklerim var, şükürler olsun..
Üstelik Yemen'de değil ya hu , o kadar uzakta değil :))

Hem artık öyle kanıksadım ki bunu, Yemen'de bile olsalar üzülmeyeceğim..Yemen'e kahve almaya gitti, ha döndü, ha dönecek, diyeceğim :)

Evet, bu özlem ve ayrılık ile ilgili görüşümün " fiziksel ayrılık" oluşunu da kendime kabul ettirdiğimi burada yazarak
bir nevi beyan ederek bildirdiğime göre, sözünden dönenin kaşığı kırılsın :))

Artık aksini düşünmem kabil değil. Burda söyledim paylaştım. Ağlamak yok, dua var, sonsuz sevgi var, her daim şükür var..

Hayırlı tezkereler kardeşim , vatan sana, sen Allaha'a emanet..

Her ana kuzusu, her bir asker; her bir gurbetçi, haddim olmadan,burda kalemime,duama "sesli" düşecek kadar yaktı bu kez içimi..

İyi haftalar Trakya..

Farkındalık, nefsle çatışma ve kimbilir daha nelerle karşılaşacağımız bir hafta daha bizi bekliyor..
ve ne mutlu ki, "herşeyin ilacı" parayla satılmıyor..

8 Aralık 2011 Perşembe

saç bakımı yaptım,abarttıkça abarttım :)

selam..selam..
yoğun ve güzel günler geçiyor,eskiye oranla..şükürler olsun ! 
yarasa misali, sabah 5 te yatıp, garfield gibi de 11 suları uyanınca,ayıkmam da epey geç oldu..
kahvaltı tabağımı ve demli çayımı alıp, güncellenmiş blogları okuyarak 2 saat geçirince, pijamaları çıkarma vaktinin geldiğine anca kani olabildim :))




1haftadır,cildime gereken özeni minimumda olsa da göstermeye çalışıyorum..istikrar ve abartmamak,bence her işte olduğu gibi cilt ve kişisel bakımda da en önemli iki unsur..


istikrar sıfır, abartı da yüz puan olunca, haydin bi saç baş bakımı yapayım diye kalkıştım:)


saç ile ilgili postlarımı okuyanlar ve beni tanıyanlar bilir..saç ürünlerine karşı zaafım var ve açgözlüyüm bu konuda..
(sadece bu konuda mı  sence a bııloggır ? :)


ERC  kozmetik, HC HAıR CARE COMPLEX 19  ile ilgili övgülerimi hala tam detaylı bir post yapamamış olsam da, saç bakımı için artık temel ve olmazsa olmaz ürünüm budur, biliyorsunuz..


son bikaç gündür,duş alıp hızlıca çıktığımdan mütevellid, saçımı nerdeyse hiç taramadığımdan, çok dolaşmış saçlar ile güne başladım zaten..sabahlamaların verdiği korkunç yan etkiler ise, aşırı sigara dumanı, uykusuzluğun verdiği genel tüm negatif etkiler,saçıma da fazlasıyla yansıyor haliyle :S


banyoya raflara ve etajerimdeki ürünlere göz atıp, kullanacaklarımı lavaboya dizdim..
DOA KOZMETİK  saç bakım yağı ( ayrıntılı postu ileride ), biopon yoğun saç onarıcı maske, avon geniş dişli tarak, HC HAIR CARE COMPLEX 19, watsons biralı saç maskesi ve mudo banyo sepetinde yer alan,çeyizden beri ilk defa kullanmış olduğum, selülit gereci ( ! ) ..


önce doa saç yağı ile saçımı bolca nemlendirdim, saç derime ve saçlarıma kocaman bir avuç boca ettim..hc hair care ile tekrar yağladım saçımı, bol masaj eşliğinde..15 dk. kadar avon tarak ile tarayıp, kocaman bi avuç saç teli çıksa da, tüm saçımı açmış oldum ve yağlar tamamen erişmiş oldu her saç teline..


o an nerden esti bilemedim, lakin, selülit aletini saç derime masaj yaparak kullanmakla çok iyi ettim,saç derim çok rahatladı, başıma maaj da yapmış oldum..doğal ahşap olduğu için,zararı da olmadı..


fotoladım nasıl kullandığımı..zira nasıl kullanıldığı tahmin edilse de, komik ve abesle iştigal bir eylem bu benimki :))


en son watsons saç maskesinden koca bir avuç alarak ,saçlarımın boy ve uçlarına yedirdim, dişli toka ile topuz yaparak saçımı sonsuzzzzz beklemeye aldım :)


çilekli yeşil çayım için su kaynarken, garnier 3 in 1 ile yüz maskemi de yaptım..maskemin bekleme süresinde, telefon konuşmamı aradan çıkardım ve yüzümü sıcağa yakın ılık su ile bol bol yıkadım arındırdım..


ardından buz gibi soğuk suyu, yüzüme 10-15 kez çarparak, kan dolaşımını hızlandırmaya çalıştım..


havlu kağıt ile bastırmadan kurulayarak, şelale gül suyu ile şişesinden avucuma bol bol dökerek yüzümü yıkadım ve yine kağıt havlu ile kuruladım..


yağlarım, şuan hala saçımda..postu bitirdikten sonra yıkamayı planlıyorum..yaklaşık 2 saat beklemiş olacak..



hc care ile tanıştıktan sonra ,bu işlem benim vazgeçilmezim oldu lakin bugün çok abarttım.. biraz daha oyalansaydım banyoda, ponza taşıyla saç derimi ovalasam mı, saçıma iki fıs cif banyo sprey sıksam mı,  diye düşünmeye başlayacaktım, eminim..:)))



5 Aralık 2011 Pazartesi

rumeli ekspress gazetesi, 8.sayı, 2.yazım..

BURALAR ESKİDEN DUTLUKTU..
CEHALET MUTLULUKTU...


Gecenin bir vakti, bilgisayar başında "şimdi ne okusam ?" diye düşünüyorum..Elimin altında şuan dünyanın en büyük devi olan " internet" gibi bir canavar var ve ben uzunca bir süre, beni oyalayacak, okuyacağım, istediğim birşey bulamıyorum..

Bulamıyorum çünkü bugün de interneti kullanarak yapılabilitesi olan herşeyi yaptım..

İnternet bankacılığı ile ,hesaplar arası eft yaptım, kredi kartı borcumu ödedim..
Bilindik bir alışveriş sitesinden, blog yazarı olan ve postlarıyla okunma rekorları kıran bir bloggerin yeni çıkardığı kitabı aldım..

Birikmiş puanlarımı kullandım.Bloglar arası gezinip tüm yeni yazıları okudum..
WebMessenger zaten açık, arkadaşlarımla dertleştim ya da " kakara kikiri " yaptım..
Skype ile, yurtdışındaki arkadaşımla hasbihal ettim..

Şiir okudum, online oyun oyandım, gazetelere göz attım,müzik dinledim..

Öksürüğe iyi gelen " ballı kara turp nasıl yapılır" diye sordum, google efendiye..

Ve kapanış..
Olmazsa olmazımız " feysbuk", birbirinin aynısı yazılar,şiirler,özlü sözler ve bilimum komik paylaşımlar ile dolu..Aynı kişiler, aynı şeyleri paylaşıp durmuş yine.. Olsun,yine de girdim ve en az yarım saat -yine- çıkamadım..

Birbirlerinin duvarına "çiş edip" kaçanlar..
Eller havaya-vur patlasın çal oynasın takımı yine gece bol alkol,bol dans ile nasıl kendinden geçtiğini çarşaf çarşaf fotoları ile göstermiş..

Sevgi pıtırcıkları, yapışık ikiz karı-kocalar ya da " kankalar ve panpalar" (!) bir elinde telefon, değişmeyen, sol üstten kendini çekme ritüeliyle birsürü fotoğraf paylaşmış..

Kimisi çok sinirli belli ki, "...." ile başlayan ağız dolusu vermiş veriştirmiş..Kimisi de her zaman yaptığı gibi, iğneli,ağdalı sözleri ile " üstüne alınması gereken alınsın" demiş..

" Hey gidi hey, buralar eskiden dutluktu." dedim gülerek kendi kendime..

Twitter, afedersizin, wc'ye girerken ve çıkarken, bunu saat kaçta ve nasıl gerçekleştirdiğini yazan,minibüsten inip sahile gelse "@sahil-@kofteciX" diye hemen paylaşan Ayshe,Fhatma,Yhusf...ile dolu..

Berkhecan, Aysheee ile layla'da laylamlom'daydı..

Vaay, harikasınız gençlik..

Evladım,senin adın Ayshee mi ,gerçekten? Japon musun, İrlandalı mı, uzaylı mı?

Aysheee nedir ya ?  biri bana bunu açıklayabilir mi " please !!! "

Annen-babangil, sana Ayshee adını koymadılar ki.. nüfus cüzdanında  Ayshee Aydınsss yazmıyor ki..Bildiğimiz Ayşe Aydın değil misin sen ?

Deden ninen, sana şey mi diyolar : "Ayshee heyy dostumm hadi ama kaldır şu koca totonu ,bi bardak su getir bize hadi ama dostumm başarabilirsin ""

Bildiğimiz " Ayşe kızanım be uzatıver şurdan bi bardacık su " demeleri gerekiyo benim bildiğim...

Hay Allah iyiliğinizi versin yahu .. isimleri okuyacam diye bazen karnım çatlıyo..

"choKk pis baSim aGriyo.bgUn bHenle ugraSSmayin vHalla choKk pis kizİcAm aRtik.zhAten ShElinsu ile mHmt cikiyOlarMss, aLLh biLdigHi yhaPsin nEdiim YAne dmi yAne asgfasgfahafhs..."

Dilaltı hapımı getirin çabuk..Fenalık geçiriyorum, kesin beyin göçü yaşıyorum, gözlerim kesin bozulmuş, karmakarışık bişiler okuyorum..eyvah !

Nedir bu, evladım, bunu yazarken zorlanmıyor musun sen Allahasen?

Yok yani, şuan bu yukarıdaki satırı buraya yazıcam diye 3 dakika falan uğraştım..Özellikle kopyala-yapıştır yapmadım..Elle yazdım,denemek için..

Shelinsu, muhtemel Selin'dir..mhmt hakkında ise birtakım olasılıklar söz konusu.Mahmut olabilir lakin Mehmet de olabilir..vhalla,allh,chock ise yeni bulunan kimya terimleri değil..

Neden 3 satır yazılacak süre ve harfi,sadece bir satır yazmak için tüketiyorsun evladım?
Neden olmayan şeyleri yazıp yeni kelimeler türetiyorsun..neyine yetmiyor Türk Dil Kurumu'daki milyonlarca güzel kelime ?..

82 modelim ben de, çok uzak yaş farkları yok aramızda..O zaman ben neden anlayamıyorum seni @Bherke ?

Ya ben çok gerikafalıyım, ya şimdiki gençlerle kesinlikle aynı topraklarda yaşamıyoruz..Farklı bir ülkede,farklı bir dil kullanarak yaşıyor bu gençlik ..Desem, o da değil..Doğum yeri kısmında @afhyon yazıyor..

Evladım orası Afyon..Burası da @thekirdg değil ayol, Tekirdağ burası..

Bunları çözmeye çalışıp " aman napıyorum ben yahu?" deyip kapatıverdim pc (!)'yi..

Yalan değil, ben de bilgisayara pc diyor, ben de acil yazışacağım bir arkadaşıma " msn gel" diyorum..

Tamam'lara ok, acil beklediğim cevaplara da hızlıca "?" yapıveriyorum..

Ama yaşadığım şehir " Tekirdağ", adım da "Nilay"..

Böyleyken böyle işte..

Velhasıl, buralar eskiden dutluktu ve sade-doğal-temiz yaşarken insanlar, hele ki internetten uzakta, gerçekten de " cehalet mutluluk" tu..

ghorssmek uzere @thrakya, bayss khanka.. lav'U kalp kalp kalp :))

3 Aralık 2011 Cumartesi

durum..



  • blogumu hergün güncellemek istiyor lakin kalpazanlaşıyorum .."bugun de yazmak kısmet değilmiş.." diyerek blogu da kadere bağlayıp, kırıp dizimi oturuyorum.
  • caaanımız gazetemiz RUMELİ EKSPRESS  8.sayısını dağıtacak ptesi günü..sayfa sayımız 8, lakin yetmez oldu şimdiden..12 sayfaya çıkmak için sabırsızlanıyoruz..
  • biricik yeğenim,canım kardeşim Taşkın,halihazırda asker..sınavları dolayısıyla henüz free olsa da, perşembe akşamı "asker yemeğine" aldım dayımları..o gece anladım asker olduğunu,11 aralık da gidecek..ve benim ağlamaktan gözüm çıkacak..
  • cosmopolitan şimdi ulaştı elime, daha dolu bir yılsonu sayııs bekliyordum,okumadım gerçi,göz attım henüz..dergilerin yeni yıl sayılarını seviyorum ama heryerde şu geyikler,yılbaşı askı çoraplar,şakır şakır çam ağaçları çok bayıyo be blog..
  • yarım gün çay içemezsem eskaza, akşama eve dönüp çay demlemek ve kendi demlediğim çayımı kendi servislerimle içmek için can atıyorum..ilk bardakta " ohh dünya varmış " diyorum..annem,evel ezel çay kahve seven biz iki kardeş için " b.klu tiryakiler" diyor, çok sevimli..
  • doğuş yeşil çay serisine sarmış durumdayım bir de..bu ara çok sık market alışveirşine çıktım,çok fazla çay inceledim bikaç haftadır..doğuş tarçınlı karanfilli yeşil çay, elmalı yeşil çay, çilekli yeşil çay,favorim oldu..hususen gece yatmadan son sigara tellemelerimde bir büyük kupa yeşil çay,iyi geliyor..
  • gül suyu ile cildimi toniklemeye başladım tekrar..gece yatmadan önce makyaj yoksa yüzümde, çok ürün kullanmamaya çalışarak yıkayıp, disk pamukla değil de normal paket pamukla bol bol siliyorum yüzümü gül suyu ile..faydası olduğuna artık eminim..kullanın..
  • google chrome ile ilk çıktığında çalışıp,çok ayrıntılı bulmuş idim..uuzn süredir blogda ve facebookda yaşadığım sorun meğer normal googledan kaynaklanıyormuş..chrome ile şuan blog son sürüm,donma kitlenme yok,yorumlarda elli saat gönderme uğraşması yok..sayfalar pırıl pırıl..önyargılı olmamak lazım işte..
  • xero size'den memnun kalmadım..boşa para vermiş oldum..maurers aldım tekrar..13 /14 te kitlenip kaldı ,verdiğim kilo sayısı..15 i tamamlayıp hızla ilerlemek istiyorum artık..duygusal krizlerimden ötürü aşırı tatlı yemeye başladım yine..geceleri şınav çekmeye başladım bir de..saçıma toka takarken bile mideme yumruk yemiş gibi " agggggghhhhhhhhh" oluyorum..olcak olcak..taş olcak taşşşş....
  • bundan kelli,her pazar gecesi, gazetedeki köşe yazısını paylaşacağım burdan kısmetse..geçen hafta start vermiş oldum blogdan, böyle bi tarihsel periyod ile gitsin, dağıtıma çıkmadan burdan vermek sevimli geliyor bana..
  • epey ürün bitirdim, epey ürün aldım..epey de foto çektim..pc ye yüklesem,çekmediklerimi fotolasam çogggsüperolucak:))
  • asker yemeği gecelerinde, bu akşam annemde sıra..bu saat olmuş,ben daha duş,hazırlık,vs yapacam da evden çıkıcam,hahayttt,kalpazansın kızım kabul eeeettt:))  
  • zoim görsel sana armağan olsun..