16 Nisan 2012 Pazartesi

ÇUBUK KRAKER..GAZETE RUMELİ- BU HAFTAKİ KÖŞE YAZIM

GAZETE RUMELİ // KÖŞE YAZIM

ÇUBUK KRAKER

Açım..Serumun bini bir para..
Damardan beslene beslene haniyse fanatik bir Müslüm Gürses'ci olacağım..
O denli..
İlk birkaç yatışta; ertesi günü illa ki yemek verirlerdi..
Tuzsuz çorba, haşlanmış patetes..
Nasılda burun kıvırırdım..

Ne patatesi, ne tabağı çanağı..
4 gün oldu,su bile yok..

" Dudaklarını ıslatın pamuk ile.." diyor , hemşire..
Bittabi, reddediyorum..

Ya hu,oruç dışında hiç bu kadar aç kaldığım olmadı..
Sadece aç kalmak değil , aç bırakılmak da aynı zamanda..
Hastanede bile olsa," aç kalmak" ile " aç bırakılmak" fiiliyatlarının aslında bir gereklilik hasbiyle birebir aynı şey olduğunu kestiremiyor insan..

Nasıl sövüyorum içimden, yemek yasaklısı olmayanlara..ona..buna..

4 gün oldu..tam 4 gün..önceki günün sabahından sayarsak hatta; 5 koca gün olacak akşamına..Serumu çıkarıp pakediyle yemek istiyorum..

Derken; " o" geliyor yine..
Beni en sevenlerden..
Bir Melek..
Eli kolu heryeri dolu yine..çarşafından kurabiyesine,sakızından pijamasına..herşeyi düşünmüş yine..

Nasılsın,diyor..
Çok açım, diyorum..
Ah, şimdi çubuk kraker yemek için neler vermezdim,diyorum..

İçini çekiyor..Ulu nineler gibi..Kızı da ondan görmüş demek, bu bilge iç çekişleri..

Kocaman çantasını dizine koyuyor; hareketlerini nefes almadan izliyorum..Biliyorum bana çubuk kraker verecek ,en iyi ihtimalle bir kez ısırtacak..hadi diyelim ki çubuk krakeri yok; ki olmak zorunda mı ? Bu ne umut bendeki de, pes ! İlla ki krakere benzer bişey bulur çıkartır o büyük ve içinde herşey olan çantasından..

Gözlerim parlıyor..bir paket çubuk kraker göründü..bayrak kırmızısı paket, beyaz yazılar..bedava verseler almam,diye burun büktüğüm Allah'ın krakeri işte..Hayır olamaz, bir krakere aşığım; ömrüm boyunca kraker yemek istiyorum!

Sevinçten deli oluyorum..
Yapmaması gerektiğini biliyor ama dayanamıyor..üzgün bakışlarla beni mutlu etmek, bişeyler yapmak için her zamanki gibi çabalıyor.." kolunu kes " desem, keser;biliyorum..

3 tane çubuk kraker besliyor bana sırayla ..gizlice çaktırmadan..elinin altından, yatağımın yanından ağzıma uzatıyor..

Karşıda yatan hasta, halimi, durumumun kritikliğini biliyor..Bağırıyor ona ; şuan hatırlayamadığım ama o an çubuk krakerli ağzımla kahkahayla güldüğümüz bir ünlem işaretiyle bağırıyor o kadın bize,karşıki yataktan..

Hemen ağzımı siliyoruz..
3 tane çubuk kraker yedim..
Öyle mutluyum ki..

İki gün sonra, amilyat olmuş bitmiş; hala açım..hortum ve serumlarlayım..ve evet son bir haftadır yediğim tek şey nerdeyse o 3 kraker.. doktor beni eve yolluyor; üstümdeki hortumdur,alet edevattır, herşeyi çıkarıyor.. " İstediğin herşeyi yiyebilirsin" diyor..

Odama gidiyorum seke seke..
Çekmecede dolaplarda bir market dükkanı var; çok şükür..
Lakin benim gözüm bir paket çubuk krakerden başkasını görmüyor !

Sağlıcakla kal Trakya !

2 yorum:

muazzez dedi ki...

Canım benim, gözledim dola dola okudum inanırmsın. Boğazımda bir düğüm oldu..

Rabbim kimseyi yoklukla imtihan etmesin. İmkansız olunca kuru bir kraker bile ne kıymetli oluyor.

Hasta insanı ziyaret etmenin önemini hatırladım yazını okuyunca. Süper yazmışsın..
Arkadişim kötü ettin beni ama...:(

NİLAY (nilmoon) dedi ki...

Muazzez'ciğim, canım arkadaşım..kötü olma ne olur.. sağlığıma kavuştuğum ve o ızdırap dolu anlatılmaz aylar geride kaldığı için sonsuz şükürler olsun rabbime..

şükür ki, farkındalık sahibi insanlarız, kıyısından köşesindne..

sen ise, çok fazla farkındasın herşeyin..

iyi ki varsın !