28 Mayıs 2012 Pazartesi

tumturaklı akdeniz ev hanımı memelisi

zoiğylen de onu konuşuyoduk messenger'da..

o şimdi " fellah köftesi " yapmaya gitti ,ben de bi koşu zebze doğradım ( z ile evet, zebze) geldim..

hemen yazmalıyım,dedim; bu hamaratlığı bir post haline getirmemek kendim ve sizler için büyük bir kayıp olucaktı keza..

iki parmak köpüklü türk kahvemi yudumlarken şuan ,size bu içim ferah ferah satırları yazarken inanın mutluyum!

dün geceki " pazar gecesi" yazımdan sonra bugun uyandığımda hala o " akdeniz memelisi " insanı içimde yaşıyor, adeta her saat başı yeşeriyordu.

sebze doğrama isteğiyle yanıp kavruluyordum.
maharetli bir ev hanımı gibi evi silip süpürüp, banyoya çok su sıçratmamaya uğraşarak sağlam bir hamamcı teyze sefası sürdüm.( evet duş kabinimiz yok,perdemiz var ve duş kabini çekilişi olursa blogu buna adıycam )

geçen, oraya buraya tıkadığım milyonlarca abuk subuk eşyaların arasında teeyyy çeyizime alınan hamam setini buldum.içinde en çok sevdiğim iki şey vardı :

1- obez bir kirpiye benzeyen , iki tavşan yemiş kadar iri kirpi dikenleri olan selülit masaj aleti
2- önü pamuklu arkası kabak lifli, upuzun, el tutma yerleri olan sırt ovalama şeysi.

elime geçirdiğim her fırsatta olduğu gibi, bunların da cılkını çıkararak , kolum bacağım yüzüm böğrüm kıpkırmızı olup derilerim haşlanana kadar kaynar su ve bu muhteşem hamam aletleriyle kendimi paraladım.evet paraladm. zira bu eşsiz deneyime " yıkanmak" kelimesi çok masum kalıyor.
saçıma başıma ise herzamanki gibi ,sürmediğim bir çiçek yağı kaldı.
ki yağlıdır, besler ; diye vazelin sürmüşlüğüm bile var bu çilekeş kafama..

sonra, kıpkırmızı, yer yer su toplamış bedenim ve yımışamış uysal ruhum ile o buhar içindeki banyodan ayılmadan bir şekilde bornozlarıma sarınıp kremlerimi eteğime topladım..
bastım kremi, bastım losyonu..

acılarım bir nebze olsun azalırken, aklıma her akşamüstü olduğu gibi o can alıcı soru takıldı :

" akşama ne yiycez ?"

dün de yazdığım gibi evde bakla, ıspanak türevi, kış sonu, yaz başı zebzeleri pişmiş ve soğutulmuş olarak mevcutken, henüz kahvaltı bile etmediğimi hatırladım ve işte o an içimde yaşayan " akdeniz memelisi" tekrar hortladı.

daha çay içip afyonumu bile patlatmamışken lakin saat akşamüstü olmuşken koca bir tabak baklayı resmen sömürerek yedim..

ne oluyor bana böyle bilemiyorum.

semiz otu, ıspanak, pırasa, bakla için yatıya gidesim var fena halde..
yumuşak cildim ve sersem kafam ile baklamı sömürürken, eğer akşama da zebze yemeği yedirirsem, bu adam beni kapıya koyar diyerekten ona farklı bir yemek bulmaya çalıştım.

o sırada da zoğiylen yemektir,hayattır, cüneyt arkın'In kıçında oklar olduğu halde yine de meralarda düşmanlarıyla savaşması anılarıdır konuşurken, sevgili kelebeğim " fellah köftesini" yapmaya gitti ben de kabaran sebze doğrama isteğimle buzdolabında ne kadar yeşil şey varsa ha babam yıkayıp ayıklayıp doğrayıp, patetes haşladım; salata için..

30 yaş sendromlarından da konuştuk zaman zaman zoğimle lakin ona söylemeyi unuttuğum şeylerden biri de, 30 yaşında olduğumu , artık sadece evi bal dök yala yapınca değil, ıspanakları 5 su yıkayıp bıçakla değil elle doğrayıp tazeyken pişirince anladığımdı..

annem ve diğer yaşı büyük kadınlar için gizlice iki dakikalık saygı duruşunda bulunmuşluğum çoktur; ıspanak yıkama konusunda..

ben mi ne yapıyordum, Emingil köyden ıspanakları yıkayıp durulayıp getiriyordu ve ben hala böğüre böğüre 1 su yıkayacağım diye söylenip krize giriyordum ; öylesi zor bir iş idi , ateşli ve genç bir hatun için ıspanak yıkamak..

lakin ben olmuşum hacı !

bikaç gündür aşkla zebze yıkıyor, doğruyor ve yiyorum..

en son ctesi gecesi akşam 22 suları oturduğumuz ,kuzen ve eski bir dostla felekten çaldığımız gece, sabah ezanıyla son bulup, evlere dağılma vakti geldiğinden beridir zebze doğruyorum billahi !

işte bugunlerde postlarımda böyle atarsız, gidersiz, sırf cilt bakım malzemeleri, salata tarifleri, içimde kabaran akdeniz memelisi bir hamarat,bir yeşil sever olarak; börülceler, enginarlar hayal etmemden sebep, bu blog çılgın günlere bi süre kapalıdır :))



not : görsel, yazı ile 180 derece ters olup, burda da dengesiz bir ikizler kadını can bulduğunun belgesidir..
sanmayın ki fotoğraflamadım doğradığım yıkadığım zebzeleri..lakin şu semizotları bi pişsin, sonra yüklerim artık..



5 yorum:

zoitsa dedi ki...

işte şuan komşun olmak isterdim:)en sinir olduğum şey yeşillik doğramaktır:)

NİLAY (nilmoon) dedi ki...

komşum ol tara beni :)

Judy Abbott dedi ki...

çok yaşa sen e mi nilaycım:))) birimiz değil hepimiz deliyiz üleyynnn:)))

NİLAY (nilmoon) dedi ki...

hahahahahah negüzel bir yorumdur böyle buuu omg judycannn..

birimiz hepimiz için hepimiz kimin için uleynn :)

seviyorum sizleri..
pek çok.

sevda s. dedi ki...

Ne güzel yazmışsın, 30 kusur yaşındayım ama bana akdeniz memelisi arada bi uğrar hiç uzun süre ben de kalmaz, niyeyse? :)