21 Temmuz 2012 Cumartesi

ev günlüğü-2

bu yazı tam bir hafta önce yazıldı.. anca yayımlayabildim..bu hafta tamamen dr.larda geçti.. zaman ne çabuk geçiyor..pes !!!!!

.....öyle çok şey yazıyorum ki kafamda..klavyenin başına oturunca,resmen yazdıklarımın tadını almış,doymuş ve kağıda-ekrana dökmeye mecalim kalmamış oluyor..

hava çok sıcak ama olsun ,arada pilav da çekiyor insanın canı..
pirinçleri kavururken tuz serpersen, pirinçler parlıyor,göz kırpıyor..

hele, nemlendiricileri buzdolabına koyarsan, çıkarıp sürdükten sonra, sürdüğün yerler sana teşekkür ediyor, sarılıyor,öpüyor..

akşama kadar öyle çok şey yazıyor,okuyor,izliyor ve düşünüyorum ki bunların hiçbiri kuru kuruya gitmiyor..boğazım kekre olana kadar çay, damağım o yapay vanilyalı şekerli tada "yeter" diyene kadar latte, son kurtarıcı olarak da orta şekerli Türk kahvesi içiyorum.. hala kendi kahvem dışında hiçbir kahveyi beğenemiyor,köpüklü bulmuyorum..

su içmekse, bu sıcağa rağmen bir görev hala..ulunine misali " yanlarım beleriyor, arkalarım yanıyor" ne zaman, su içiyorum ozaman! dalaklarımdı böbreklerimdi demişken, yumurtalığımda 4 cm.lik cici bi kistim var, hoşgeldin mistik kistim !

yumurtalığım demişken, uterusum desem daha iyi olmaz mıydı ? yumurtalık kisti dendiğinde aklıma gelen tek şey, porselen minik şık yumurtalıklar içinde haşlanmış ,yarısına kadar soyulmuş yumurta geliyor!

ışık hızıyla aldığım, 2sini verdiğim ve hemen yerine 2 buçuğunu aldığım şey nedir? nedir ?nedir ? bildiniz..kilo !

sabahları uyanınca ( sabahları uyanmıyorum gerçi,yeni yatmış ve iki saat sağa sola tepinme eyleminden kalkmış olunca diyelim ) bi koca bardağa ,sabrımın elverdiği kadar limon sıkıp ilaç niyetine içiyorum! eski usul şehir efsanesi ola da çok çok bi yakınım, farkında olmadan sadece bunu yaparak 7 kilo verdi ! şok şok şok !

sabrımın elverdiği kadar, terimi ise şu oluyür : kolumu kıpırdatmaya mecal olmayınca, hastalıklardan şikayetsizce yorgun düşünce, kendimden bunalınca, limonu sıkacak güç bile çok güç olunca..bardağa 10 damla limon düşse kafi oluyor..

dün koncam,annem,babam,ben ( kardeşimsiz:)) Saros!a gittik yine..4 hafta pazar günleri bol deniz, bol bol deniz gözlüğüyle şaşı bak şaşır, bol mangal ve bol yüzük-bileklik- mayo izi ile geçti..ramazan sonra bikaç hafta daha o lokum suya,Emintoşum,Nurtişimle birlikte doyana kadar yan,ters,yüz,sırtüstü yüzerek ve o muhteşem denizaltını inceleyerek geçsin istiyorum ! Tdağ-Saros arası 2 buçuk saat kadar sürüyor,yol üstünde Malkara'ya gidiş ve dönüş istikametleirnde Yamanlar Süt Ürünleri var; orda kahvaltı tabakları ya da tost çok leziz oluyor!
Edirne-Keşan-Barağı- Kılıçköy-Abdurrahim Köyü vss. içinden giiit giit bitmeyen yol sonunda Ege ile Yunan arası enfes bir denizle " bu kadar yola değdi" dedirtiyor.. yaklaşık 15 yıldır bu keyfe bizi gark ettirdiği için,babacığıma anneciğime sonsuz teşekkürler...

postu güncellemişken, polistik over kist'lerim nurtopu gibi! amilyat ya da sürekli bir tedavi gerektirmeyecek ölçüdelermiş şuan,şükür..
ıykkkk,nahoş muayeneler bitti, şükür!!


not -1 : yazacak o kadar çok şeyim var ki Allah'Im bu kadar olur ..yazcam inşallah yav..
not -2 : görseller çok sallamasyon, sadece şuan ki ruh halimle çapraşık orantılı:)


hadi herkeslere musmutlu Ramazanlar, hayırlı bereketli sofralar ....





Hiç yorum yok: