27 Nisan 2012 Cuma

zoi ve hasta ziyareti :)))




akşama bana geçmiş olsuna gelip, ( geçti ama babalar gibi izleri kaldı :))))
özlem gidermece- yeyip içip yayılmaca planları içinde olup da bu sefer ıskalamayan zoi-nilmoon ikilisi ,gün içinde yüz elli bin kez akşam için bişi konuşurlar..

( cümleye gell ! başka türlü anlatması namümkün :))

mekan : messenger :))

zoi : akşama sana gasteye sarılı piskevit getircem nan !

nilmoon : istemiyom bişe kızım yav, sölerim istersem

zoi: olmaz kuzum, hasta ziyaretine gelip de gazeteye sarılı bisküvi getirmeden olur mu ?

nilmoon : hahahahahaha

zoi : geleneklerine bağlı biriyim ben :))

nilmoon :  hahahahahah

zoi : kısır için bişi lazım mı ?

nilmoon : domates.migrosa gitmek çok zor hacı !

zoi : tamam o zaman akşama sana gasteye sarılı domtes getircem :)

nilmoon : hahahahaah

aradan zaman geçer..domates,kısır..zoinin bu kez geleceği aracın ticari olup olmayacağı:)) ..gibi konular konuşulur..

zoi : birazdan belli olur kaçta geleceğim..bişi istiyo musun kuzum ?

nilmoon : evet istiyorum. zayıflamak. çok aşırı para. istanbulda yaşamak...bi de 10 yıl öncesine geri gitmek..

zoi : o son istediğinin formülünü bulana kadar diğerlerini yapmaya çalışırım bebeyyimm :)))))))





  akabinde gülmekten yarıla yarıla ,bunu post yapmalı,tarihe bi not daha düşmeliyim zoiğ için; diye düşünerek.. google'da ,
" hasta ziyareti"
" hastaya gazeteye sarılı yiyecek götürmek "
" gazeteye sarılı bisküvi "

gibi absürd şeylere görsel ararken bula bula gazete kağıdına sarılmış esrar,eroin buldum :)))))) töbeler olsun :))


abi, aradığım şey belli yani çok net kelimeler.. hadi " saarılı" ve " yiyecek " kısmını geçtim lakin " gazete" aratınca, Tanrı bizi korusun, esrar eroinden bol bişii çıkmadı yahu :))))


hasta karikatürlerini aratınca da en üstteki karikatürü görür görmez atladım :)))


petibör büskivi aratmalarıma da daha fazla devam edemedim zira Allahım,ağzımn suları akıp adeta küçük bir niagara şelalesi oluşturmuştu..

 insanlar petibörden mucizeler yaratmış.. kule gibi pastalar, dehşet tatlılar..piiyyy!
benim bildiğim petibör bisküviden bi mozaik pasta yapılıyo bi de sütle ıslatıp pudingle dizilen uyduruk pasta ..
boşuna evde oturuyorum zoi boşuna... petibörden bi kule şekilli pasta yapamadıysam püü yazıklar olsun bana !!

not : zoi 'nin bana bu akşam neyle- nasıl ve ne tip bir araçla geldiğini ve yedik içtik yayıldık kısmını yarın işşallaaa çiziktiririm :) xoxo !


TTNET Genç Yeteneklerin Yanında!


TTNET’in “Yeteneğe Destek, Yaratıcı Ekonomiye Destek Projesi”yle, gençlerimiz yeni kariyer firsatlarını keşfediyor.

Bilişim sektörüyle tanışan gençler, aldıkları eğitimlerle iş hayatına hazırlanıyor. TTNET, Türk ekonomisine destek oluyor. Siz de bu ücretsiz eğitimler hakkında bilgi almak için hemen tıklayın.






                                                      Bir bumads advertorial içeriğidir.

24 Nisan 2012 Salı

bitenler # 11




bunlar bitti, üstüne biçok ürün daha bitti..

onları fotolayana kadar hemen bunu anlatayım kısaca :

1- akat gardi saç spreyi : saç spreyleri konusunda en bilge kişi Nunum olmakla birlikte bu sprey yıllardır ailede en çok kullanılan oldu.. tekrar alırsam Nunumun kullandığı taft volume serisinden 3 ya da 5 no'lu spreyi alacağım..

2- akat gardi 5 deodorant : abartısız 8-9 yıllık bir sprey..bekarlıktan kalma, elime geçtiğinde atacakken bi koklamak istedim, muhteşem kokusu hala bozulmamıştı.. bunu tanımlamam gerekirse bildiğiniz Gucci Rush kokusu ! oda spreyi olarak kullanıp sıpıttım :)

3- oriflame nemlendirici : zibilyon tane nemlendiriciyi aynı anda kullanırken yaptığım hata yine ! tekrar almam..

4- ipek disk pamuk : ekonomik olanların içinde en güzeli..

5- darphin lifting and firming eye serum : online eczanem alışverişim sırasında gönderilmişti.. ufak bir tüp olduğu halde bol bulamaç 15 gün kullandım.. tam boyu 550 lira civarında ve evet gerçekten benim göz çevremi toparladı,faydası olan bir ürün olduğuna kanaat getirdim..

6- nuxe serum merveillanca : bayıldığım bir ürün oldu bu, tam boyunu almayı düşünüyorum.. cildi ipek gibi yapan, enfes kokulu ve gerginleştiren bir serum.. 3-4 adet tester'dan sonuncusu idi, 2 kullanımlık ürün içeriyor.. tavsiye olunur !


21 Nisan 2012 Cumartesi

uzun ve yoğun madde bağımlısı


*  eheueheheheh.. deep özge' ciğimin kozmo-moda çekilişini kazanmışım, sabah sabah sevindirik oldum,
yayvan yayvan gülerek giriş yapmamın sebebi budur :))

* blog yorumlarımı " gömülü yorum " olarak kullandığımı ve tekrar sayfa açtırarak yorum yazmak gerektiren bu "daha zor" durumu neden bana söylemediniz hıı ? kendim yorum yazmaya üşeniyordum, bu tip yorum biçimi kullanan bloglara, ayyy meğer ben de böyleymişim ://
" yeni sayfa açılan düzende" kullanıyorum artık yorum olayını ..
ben bile blogumda yorumlara cevap veriyoken azap çekiyomuşum yav...oh, dünya varmış !!!

* gliss hair repair / siyah serinin saç serumlu saç maskesinden aşırı memnun olduğumu söylemiş olsam da, 3. kez kullanmış olarak " harika" olduğunu yinelemek istiyorum !!!!!


* Türk kahvesi yapıp gelicem, bekleyin kıpraşmayın :))

* heh, nerde kalmıştık : annemde kaldığım dönemde hayatımda ilk kez bu kadar çok tv seyretme alışkanlığı edindim.. normalde koca kişisi eve gelene kadar sadece tozu alınan tv, şimdi sabah gözümü açar açmaz, tillahi şu şekilde konuşuyorum :
( kiminle mi ? bittabi kendimle :))

-ayy Gülben'i kaçırıcam..

-ayy Doktorum'da bugün hangi konu vardı..

-Saba'yı sevmiyorum ,çok itici buluyorum ama ayy çok iyi konuklar çıkarıyo..

-kıyafetinizi çogg beyendimm çogg beyendimm..

 -ayy Eve Düşen Yıldırım'da Muazzez bugun kıçını ne kadar açtı bi bakıyım hem kardeşimin okulunu görürüm yine..

-ev hediyesi şeysi olan yarışma (adını bilmiyorum ) du bakayım oha eve bak , sadece mutfak bile benim ev kadar..

-Feriha'yla Emir ne zaman ölcek, olsun du bi bakıyım kardeşimin okulunu görcem yine..

 -ayyyyyy...ayyy....
itiraf ediyorum : GEÇEN GECE gerçeğin peşinde  ADLI PROGRAMI İZLEDİM.. BUNU DA YAPTIM.. evet..BUNU DA...

*  ptesi-salı-çarşamba delice bahar temizliği yaptım. ilk 6 ay asla ve kat'a 900 gramdan fazla tek birşey bile kaldırmamam gerekirken ve bu bana 100lerce kez tembihlenmişken, evde didiklemediğim yer kalmadı.
zıplayarak fayans silme, gerinerek perde takma, sil-süpür-ov-bastır-cam-kapı-bla bla bla bla...

sonuç : operasyonumun 1.ayını böyle kutladığım içün ağrıdan kıvranıyorum günlerdir..iç dikişlerimi tek tek hissediyorum ve tam 10 gündür ,günde 2 saatten fazla uyumadım :(((


*  temizlikçi abla pazar dışında bir gün veremedi ve pazarlar asla uygun değil bana..

* operatörüm doktorum blogumu okuyo olabilir :))


* yoğun bir misafir trafiğim oldu..kemiklerim kırılıyor..hastane,çıkışta annemin evi,dönüşte kendi evim..doldu doldu taştı ..amma sevenim varmış..alkışlarla yaşıyorum..:)))
vallıyii çiçek koklayıp pasta yemekten bitap düştüm vallıyiii
 ( bu son cümle gönül yazar ses tonuyla okunacak  )

* akabinde , üzülerek de olsa misafir ağırlamaya ara vermek zorunda kaldık Emincanla..uzunca bir süre ayakta kalmamak, sil-süpür-yemek-çay-servis vs.. yapmamak adına..( istediğin kadar yakının,canın kanın olsun, iş yapılmadan vs olmuyor, kim ne derse desin ve bu ağrıyı çekmeyen bilmiyor ) nedenleri, bakınız alttaki madde :)))

*  CİDDİ SİTEM VE HASTALIK KELİMELERİ İÇERİYOR, İSTEMEYEN OKUMASIN :
üstüste gelen  depresyon,anksiyete, kalp / taşikardia  , safra kesesi, delice ağrılar, defalarca hastane yatışı, operasyon vs vs ..sonrasında, ziyarete gelenlerin ÇOĞUNUN  kendi sezeryanlarını anlatması, 3 günlükken bebeği nasıl emzirdikleri, ayyy ölüp ölüp dirildiklerini dinlemekten gerçekten çok sıkıldım ve sinirlenmenin ötesine geçti bu durum ! iyi de kardeşim , sen sezeryan yaptın, tek bi yerde dikişin var ..lazerle yapıştırdılar ve ayrıca 80 paket serum yemedin !!! hala damarlarım ağrıyor ve kollarım kabuk kabuk soyuluyor ! aga ben 2 saat amilyat oldum ve 4 yerde ayrı ayrı dikişlerim var, göğüs aramdan tut, göbek deliğime kadar paramparçayım !!! ziyarete gelmişsin, ne demem gerekiyor " kalkayım da sen yat buraya, 15 ay once olduğun sezeryan yerin madem çok acımış, buyur geç yat yatağıma" !!!


okuyan yakın ,tanıdık vs varsa, kimse gereksiz yere üstüne alınmasın,çok sinirleniyorum,çok !!!!!!

* görüldüğü üzere biraz övülmeye falan ihtiyacım var çünkü yüzyıl süren bi PMS yaşadım ://

* bu yılki  Türkiye TEFAL Yetkili Servisleri Seminerleri,  babamlar için yine Antalya'da 9558786969 yıldızlı bir otelde düzenlendi.. her yıl paintball turnuvası düzenlendiği için babam bu yıl da eşofman alışverişini yaptı, bavulunu ona göre hazırladı..lakin hava şartları nedeniyle paintball ve yüzme aktiviteleri iptal olunca haaaaaaaaaaaahahahahahaha " Türk sanat müziği orkestrası " kurdurmuşlar babamlara.. her yetkiliye bir Türk müzik aleti hediye edilip, koroda onu çalması istenmiş.. babama " def" düşmüş.. hani şu " cümbüş" dediklerimizden.. hahahaahhaaaaaaaa.. gülmekten yarılmışlar.. yıllardır bu ekibi ve gayet ciddi organizasyonlarını bildiğim için, fotolarını hala görmesem de , hatırladıkça gülmekten kırılıyorum :)))))
babamın artık bir defi var..bu madde tarihe not olarak buraya kazındı :))))))))))))))

* sinirleneceğim çok şey ile başlayan gün ya da gece, şükredeceğim çok şey ile devam eden duygu ve düşüncelerimle , gün içinde beni defalarca pollyanna ve iblis arası iki uçta götürüp getiriyor.artıların eksileri götürüp ortaya huzurlu,saçma,gerçek ve tatlı bir duygu çıkıyor.. o duyguya bayılıyorum !

* iştahım çok açık.. geçen yıl verdiğim 13 kilo, bu yıl serum-iğne etaplarıyla önce eksi 4 ve sonra artı 3 kilo olarak değişim gösterse de, daha fazla alacağımı sanıyordum, çok da üzülmedim o yüzden.. maurerse tekrar başladım ( deli cesareti)



* açken, ben, ben değilim.. sen, sen misin ey okur ?!


eh, bu kadar yeter şimdilik..
maddeli postları çok seviyorum..

siz madde madde yazılan postlar hakkında ne düşünüyorsunuz ?

güzel haftasonları ! xoxo



19 Nisan 2012 Perşembe

hayatımın karikatürleri - 1

aslında çok başka şeyler yazmak için açmış idim yeni kayıt sayfasını .. lakin  klasörlerden görsel seçmeye çalışırken vazgeçip, tebessüm ederek bunlara yer vermek istedim.. çoğunu mutlaka biliyosunuzdur.. görmemiş arkadaşlar vardır diye arada bu postları yapacağım..
belki benim gibi birilerinin daha yüzü güler, rastlar da blogda..


hayatımın karikatürleri devam edecek :))))   en üstteki FIRAT  karikatürlerinin abartısız aşığıyım..
Fırat'ın bu üstteki  karikatürü ( at boku doktoru, sümük doktoru :)))) birebir benim çocukluğum ; hatta en çok Emincan'ın çekisi; şimdiki genel halim :))) len manyak Fırat ,koyyim de tur at, e mi  ? :))))

bu karikatürleri hergün görsem ; ki belki 60 kez gördüm,okudum,detaylarına kadar ezberimde; 100 yıl daha baksam tillahi yine gülerim, yine gülerim :))










18 Nisan 2012 Çarşamba

sen yine mi saç şeysi aldın :))) GLİSS HAIR REPAIR SAÇ MASKESİ VE PALMOLIVE KOKU GİDERİCİ SABUN..






pazar günü tekira avm 'de ( sanki Tekirdağ'da başka avm var :)) watsons'a amaçsız ve hayasızca bir hışım girdiğimde " asla bişi almıcam " dedim..demiştim..

günlük hede hödöler..yedeklenen şeyler .. pamuk,aseton,ponza taşı,ojeler,diş fırçası vs..
asıl bahsetmek istediğim, kullanmayanlar var ise geçekten koşarak gidip alın ve saçınıza sürün diyeceğim ürün ise şudur :  GLİSS HAİR REPAİR

saç bakım ürünleri standlarında bakınırken, zaten elimde onlarca saç bakım ürünü olduğunu ve asla almamam gerektiğini içimden sürekli tekrar ediyordum..

dışımdaki ses ise satıcı arkadaşa şunu soruyordu : burdaki gliss serilerinin tümünü kullandım ama siyah olan hariç..sizce hangisini alayım ?

kız, hazırda bekliyormuş ve kendi saçını tutup, parmağıyla bu kavanozu işaret etti..
" saçlarım iki kez açıcı ile mahfoldu ve gliss'İn özellikle bu maskesi topladı saçımı.." dediğinde ben çoktan sepete bu şık ve güzel kokulu kavanozu atmıştım bile..

tekrar etmeme gerek var mı ? saçlarım yine berbat durumda.. geçen ay üstüste 5 kez işlem gördü yine aynı gün içinde..

ben  HC HAİR CARE ' ciyim biliyosunuz, saçımı HC hair complex'ten başka bişi toplayamamıştı şimdiye kadar..

şimdiye kadar ..çünkü artık bu siyah gizemli kavanozcuk da favorim oldu..

banyo sırasında sürer sürmez bi farklılık hissettim saçımda..haşur haşurluk yok, yumuşaklık var..duruladıktan sonra da devam eden yumuşaklık hem de..

ardımda banyoda kalan muhteşem koku, yıkayalı 12 saati geçtiği halde hala mis gibi kokan saçım,kendi halinde kurumaya bırakıp tararken odaya yayılan koku...

bir saç ürününün kokusu hakkında bu saydığım 3 veri benim için gayet kafi..çünkü sigara içiyorum ve saçıma siniyor,hergün yıkasam da,en güzel saç ürünü kokusu bile bikaç saatten fazla kalamıyor ://

kokusunu geçelim hadi..
tek bir kullanımda saçımı toparlamasına ne demeli ?

ha-ri-ka !!! demeli..

yoluk yoluk ve dehşet kabarık olan saçlarım bu üründen sonra şuan hafif fönlü gibi..dolaşma yok..düğümlenme yok..elimi attığımda yumuşacık ve çatalsız bir saç tutamıyla şaşırıyorum..

bana kalsa daha anlatmak isterim zira saç ürünleri çok önemliş benim için..lakin daha fazla uzatmayayım ve bu ürüne benden 100 üstünden 100 puan !!!

diğer muhteşem şey ise, en üst fotoda görülen ve bir marketten aldığım palmolive koku giderici el sabunu..
kendisi büyük boy..
başka şişeye aktarmak için ince ağızlı yapılmış ve etrafa dökülüp ziyan olmuyor evdeki sabunluğa doldururken..

güzel kokan iyi-kötü tüm sıvı el sabunlarını denemiş biri olarak, palmolive'nin bu sabununa gördüğünüz yerde yapışın diyorum..

yeşil limon, yazıyor. lakin pahalı,kaliteli parfümlere benzer, çok kalıcı ve elleri yıkadıktan sonra banyoda kalan bir kokuya sahip..
yani koku gidericiden çok öte bence..

hatta gece yatmadan evvel, diş fırçalama-el yıkama seramonisinden sonra uzun süre
 " güzel bişe kokuyo yav "
" hımm ne kokuyo böyle yav" 
diye kendimi, nevresimleri falan kokladım :))
evet, ellerimden geliyordu o koku..

bu iki ürün de şiddetle tavsiye olunur..

siz bu hafta neler aldınız ??


16 Nisan 2012 Pazartesi

ÇUBUK KRAKER..GAZETE RUMELİ- BU HAFTAKİ KÖŞE YAZIM

GAZETE RUMELİ // KÖŞE YAZIM

ÇUBUK KRAKER

Açım..Serumun bini bir para..
Damardan beslene beslene haniyse fanatik bir Müslüm Gürses'ci olacağım..
O denli..
İlk birkaç yatışta; ertesi günü illa ki yemek verirlerdi..
Tuzsuz çorba, haşlanmış patetes..
Nasılda burun kıvırırdım..

Ne patatesi, ne tabağı çanağı..
4 gün oldu,su bile yok..

" Dudaklarını ıslatın pamuk ile.." diyor , hemşire..
Bittabi, reddediyorum..

Ya hu,oruç dışında hiç bu kadar aç kaldığım olmadı..
Sadece aç kalmak değil , aç bırakılmak da aynı zamanda..
Hastanede bile olsa," aç kalmak" ile " aç bırakılmak" fiiliyatlarının aslında bir gereklilik hasbiyle birebir aynı şey olduğunu kestiremiyor insan..

Nasıl sövüyorum içimden, yemek yasaklısı olmayanlara..ona..buna..

4 gün oldu..tam 4 gün..önceki günün sabahından sayarsak hatta; 5 koca gün olacak akşamına..Serumu çıkarıp pakediyle yemek istiyorum..

Derken; " o" geliyor yine..
Beni en sevenlerden..
Bir Melek..
Eli kolu heryeri dolu yine..çarşafından kurabiyesine,sakızından pijamasına..herşeyi düşünmüş yine..

Nasılsın,diyor..
Çok açım, diyorum..
Ah, şimdi çubuk kraker yemek için neler vermezdim,diyorum..

İçini çekiyor..Ulu nineler gibi..Kızı da ondan görmüş demek, bu bilge iç çekişleri..

Kocaman çantasını dizine koyuyor; hareketlerini nefes almadan izliyorum..Biliyorum bana çubuk kraker verecek ,en iyi ihtimalle bir kez ısırtacak..hadi diyelim ki çubuk krakeri yok; ki olmak zorunda mı ? Bu ne umut bendeki de, pes ! İlla ki krakere benzer bişey bulur çıkartır o büyük ve içinde herşey olan çantasından..

Gözlerim parlıyor..bir paket çubuk kraker göründü..bayrak kırmızısı paket, beyaz yazılar..bedava verseler almam,diye burun büktüğüm Allah'ın krakeri işte..Hayır olamaz, bir krakere aşığım; ömrüm boyunca kraker yemek istiyorum!

Sevinçten deli oluyorum..
Yapmaması gerektiğini biliyor ama dayanamıyor..üzgün bakışlarla beni mutlu etmek, bişeyler yapmak için her zamanki gibi çabalıyor.." kolunu kes " desem, keser;biliyorum..

3 tane çubuk kraker besliyor bana sırayla ..gizlice çaktırmadan..elinin altından, yatağımın yanından ağzıma uzatıyor..

Karşıda yatan hasta, halimi, durumumun kritikliğini biliyor..Bağırıyor ona ; şuan hatırlayamadığım ama o an çubuk krakerli ağzımla kahkahayla güldüğümüz bir ünlem işaretiyle bağırıyor o kadın bize,karşıki yataktan..

Hemen ağzımı siliyoruz..
3 tane çubuk kraker yedim..
Öyle mutluyum ki..

İki gün sonra, amilyat olmuş bitmiş; hala açım..hortum ve serumlarlayım..ve evet son bir haftadır yediğim tek şey nerdeyse o 3 kraker.. doktor beni eve yolluyor; üstümdeki hortumdur,alet edevattır, herşeyi çıkarıyor.. " İstediğin herşeyi yiyebilirsin" diyor..

Odama gidiyorum seke seke..
Çekmecede dolaplarda bir market dükkanı var; çok şükür..
Lakin benim gözüm bir paket çubuk krakerden başkasını görmüyor !

Sağlıcakla kal Trakya !

14 Nisan 2012 Cumartesi

bitenler # 10


bu hafta 2 kez "bitenler" postu yaparak, tüketim çılgınlığının laçkalaşmasını ispat etmiş oluyorum :///


1- dove cream bar  : dove vazgeçilmez sabunum..bu,sade / normal olanıydı ve biraz daha ufak boy idi..


2- dalan d'olive yoğun  bakım kremi :nerde yoğun bakım kremi yazısı okusam aklıma bir karikatür geliyor ..mutlaka görmüşsünüzdür hani bir mezar taşı yazısı : dün yoğun bakım- bugün yoğum bakın :)))))

3- bepanthen : sevgili bepoş :)) merhem kıvamlı olanıydı; artık bepanthen almıyorum ve herkesi de tüylenme yaptığı yönünde uyarıyorum zaten.. eller, dirsekler, topuklar ve yaralar için evet tabii en vazgeçilmezimiz..içinde az kalmıştı bitti,gitti..


4- komili haymana kaplıca el sabunu : Allahasen, bi sabunun kaplıcalısı ne işe yarar..ellerimizi yıkayınca, ellerimizi kaplıcaya mı götürmüş kadar oluyoruz ,neyin kafası bu ,anlamadım :SS
ne kokusu kalıcı, ne nemlendiriyor..her seferinde başka bir el sabunu alıyoruz ya zaten hepimiz genelde değil mi ? el sabunlarını vs. koymuyorum genelde lakin az önce bir blogger arkadaşın bitenler postunda görünce atmadan evvel fotoladım..


5- parmex aseton : dökme deliği açık olduğu için favori asetonum.. işini iyi yapıyor..aseton işte..
şuan gülşah marka olanı kullanıyorum ve dökme yerini delmek yerine her seferinde kapağını dişlerimle çıkarırken kafayı buluyorum :))

bu arada, sonlarda, alışveriş postumda ,banu alkan kıvamında uzamış tırnaklarımı tebrik eden olmadı ?? :))))
dibine kadar tırnak yiyen biri olarak, bikaç sene önceki tırnaklarıma geri döndüm,adam ettim , şükür!
hastanede abartısız variller dolusu serumun en güzel yanı, tırnaklarımı da beslemesi,kaş kirpik fışkırtması oldu sanırım :)))

güpgüzel musmutlu haftasonları ....xoxo !

13 Nisan 2012 Cuma

yıka beynini !

selam selam..

"yıka beynini" adlı bu kitabı az çok hepiniz duymuş,görmüş,okumuş ya da okumaya yeltenmişsinizdir..

kişisel gelişmek isteyip, bir türlü kişisel gelişememekten mütevellid ne bulursam aldığım,okuduğum,ettiğim bir dönemde ( bu bir dönem 30 yıl aslında :))   Nuray Sayarı'nın " içindeki gücü keşfet" imtrak kitabıyla ve bikaç benzeriyle birlikte bunu da almış bulundum..

NLP ile, kişisel gelişme ile, psikoloji ve astroloji ile sanılandan çok daha fazla içiçe ve ilgiliyim aslında..

lakin cevaplarını bulamadığımı sandığım sancı dolu soruların, yıllarca düşünüp kıvrandığım herşeyin cevabını,ayrıntısıyla,herkese anlayacağı dilden veren, mucize boyut olan bir İslam yaşayış sanatı TASAVVUF ta bulduğumdan beridir ,kişisel gelişmeyi de bu kitaplarda çok şükür aramaz oldum..

ne zaman ve ne kadar " kişisel" gelişecekseniz, zaman ve mekandan soyutlu bir şekilde gereken size veriliyor zaten.. OLDUĞU KADAR,OLMADIĞI KADER ; ilkesini öylesine benimsiyorsunuz ki,kişisel gelişmek, çok da umrunuzda olmuyor açıkçası..

bu ve benzeri kitapları aldığıma pişman mıyım ? yoğğ.. lakin Barış Muslu' nun bu kitabı,gerçekten " çalışmayı" gerektiriyor..yani ben ve benzerlerim kalpazanlara göre değil :))

aylar önce aldım bu kitabı aslında.. lakin tekrar elime geçti ( demek ki yine kişisel gelişmek isteğindeyim :)) ve ilk aldığımda okurken altını çizdiğim yerlere odaklandım genelde...

bunu yapmayı seviyorum..kitaplarımın, alınış -okunuş tarihleriyle paralel, ne kadar eski bir tarih ise, altını çizdiğim yerleri gözden geçirmeyi o kadar da seviyorum..

o tarihte ilgimi ne çekmiş,neye şaşırmış, neye gülücük işareti koymuşum..nelerin altını çizmişim..şimdi okurken neyi saçma buluyor, neyi yeniden keşfediyorum; harika oluyor bunu yapmak..tavsiye ederim..

kitabı almayın demiyorum; ne haddime zaten ! lakin gerçekten oturup adam gibi motive olup söylenilenleri yapacaksanız fayda bekleyin..

yoksa tıpkı ,diyette elma serbest diye, benim gibi acıktıkça 3 elmadan günde 3 kilo elma yemek misali, tomarla sayfa okuyup " dalai lama" olmayı falan beklemeyin :))

ilgimi çeken ve ilk okuduğumda altını çizdiğim bikaç yeri paylaştım..özellikle bir test var; motive olup onu deneyin ,derim.. ( idiomotor sorgulama)

ps: bilmeyen, bloga yeni gelen arkadaşlar için, fotoların üstüne tıklayınca büyüyor..olabildiğince makro çekim çalışmaya gayret ettim..

herrrrkese kişisel gelişmeler dilerim :)))












bahsettiğim idiomotor sorgulama :