30 Haziran 2012 Cumartesi

kısa kısa diye başlarım, uzun uzun olur ://

her zamanki gibi yazacak çok şey oluyor ve her zamanki gibi üşeniyorum..

- kilo durumlarından bahsetmek istiyorum..geçtiğimiz yakın dönemde, bir hafta içinde tam 7 kilo aldım, rakam 7 ye ulaşmadan bahsetmiştim sanırım blogda..10 gün sonra 7 kilo sabitlenmiş ve kahrolmuştum..çünkü bir sebebi yok, hergün bi kuzuyu çevirip yese insan bu kiloyu alamaz..iki günde de 2 kilo veriverdim, anlayamıyorum ne oluyor bedenime:// üzülüyorum, zaten kilo sorunum hep var, bir de şimdiye dek olmayan şeyler olunca korkuyorum..zayıflatıcı 9 hayat bitki çayını aldım, sanırım bir parça da olsa faydasını görüyorum..

bu arada,gereken dr. kontrollerinde bu durumdan da bahsedince, 3 temmuz'a ,babalar gibi emmeli gömmeli, lavmanlı narkozlu tomografili momografili bir kontrol verdi cerrahım! o gün gelip geçsin, bakalım neler olmuş vucuduma,anlatırım yine..

- "böyle birşey olsaydı asla yaşayamazdım; yaşardım ama dayanamazdım; dayanırdım ama nasıl geçerdi günlerim.." dediğim olaylardan bir kuplesini çoktan verdi rabbim,oldu;gayet oldu; gayet yaşanıyormuş!
( dip not: odun yanınca kül- adam yanınca kul olur inşaallah)

- geçen hafta Saroz körfezine gitmek suretiyle, rüzgarlı falan da olsa denize ayağımı sokmuş bulundum..ondan önce ve sonra sadece yarımşar saat güneş banyosu yaptığım halde, 30 yaşıma kadar bronzlaşmadığım kadar bronzlaşıp,soyulmadığım kadar soyuldum ! fotosunu çekip koyucaktım, ivreençç demeyin diye yapmadım bunu.. insanın omzu, sırtı soyulur dimi ? el bileklerim ve totom bile 3. ye soyuluyor; görsel çok şaşırtıcı !

- yazın sıcak banyo hiç çekilmez lakin bu sıralar yine keselenmeye taktım kafayı; soyulma olayım da olunca..cork cork nemlendiriciye boğup kendimi,kutularca bitiriyorum.. amma çok krem varmış orda burda, zoim son postunda aynı şeyden bahsetmiş..alıp alıp kenarda dursunculardanız vesselam!

- bir can dostumun başına olmayacak cinsten işler geliyor üstüste..onu dinlerken bikaç yerde nefessiz kalır gibi oldum; Allahım yetiş, diyorum, yetiş ! ama biliyorum ki zafer sabredenlerindir!


- kardeşim numnum üni. tatiline geldiğinden beri sık sık kalıyor ,bana yoldaş oluyor akşamları.. geçen yaz da ona çok alışmış ve kış boyu, hep koltukta yanyana cips poşetleri arasında oturduğumuzu kurmuştum..bu yaz yine alışıcam, o yine kış başı dönecek..ayrılıklar, sağlıkla, gerçek amaçlar için olduğu sürece katlanılıyor ne de olsa değil mi ?

- babamın doğum günü hediyesi olarak ladığı fantom pratik uzun saplı süpürgemden delice memnunum.. koca süpürgeyi ,amilyat yerlerim gerilmesin diye, zorlanmayım diye kullanmamı istemeyip bu inceliği gösterdiği için Allah onlardan razı olsun..hunharca kullanıyorum süpürgeyi..sabah gözümü açıyorum, " ahaa süpürçem ben, negzel.." diyorum karikatür fırat gibi.. horş horş, fırr fırr gezdirip duruyorum süpürgemi..

- eşimden,dostumdan,ailemden gelen doğum günü ganimetleri..ilerde çocuk mocuk yaparım, blog dünyası hala duruyor olur; anı kalsın burda istiyorum bu tip şeyler..

- dün, kendimi gebertmek suretiyle derin bir yaz temizliği yaptım..camları sildim,tüm halıları kaldırdım, heryeri toz aldım, heryeri defalarca süpürdüm,bulaşık,çamaşır,balkonlar vs derken akşam resmen yorgunluktan uyuyamadım..çok aceleci, çok sabırsız, bir işi hemen olsun bitsin isteyen ve ayrıntılarla hayatı kendine zindan eden yapımı, bazen ikiye ayırıp dna'larımı kızgın yağda sotelemek istiyorum!

- bu gece şık olmak istediğim bir kına gecesi, yarın erkenden gitmek istediğim bir Erikli -deniz günü var..kuyruklu eyeliner, dipliner çekmeye elim accık alışsa da, bloglarda pürüzsüz ve güzel kuyruklu eyeliner çalışmalarını görünce mest oluyorum !

- otacı'nın bronzlaştırıcı kremini aldım bim marketten.10 liraydı koca kavanoz..memnun kaldık lakin acaba beni ve kardeşim numnumu bu kadar soyan acaba bu krem mi, diye düşünüyoruz..kullanan varsa bi ses versin arkadaşlar..

- yaz gibisi yok yav..
at balkona bi kova su..ser çamaşırları,mis..tepede kuş yuvası yap saçı, açık camların yanına uzan dergiyle,tv'yle.. kaldır halıyı paspası..soğuk parkelere bas temiz temiz..yemek derdi desen, kızart biber, patlıcan..yanına koca bi kase buz gibi yoğurt..oh..
doğalgaz faturası yok..üşüyenler yok, sıcak için çözümler sanırım biraz daha kalıcı..bir de köpeciklere koyduğum su kaplarını alıp çöpe atmasalar..be hey cahil, eğildin madem o kadar temiz pak su dolu kabı almaya, akşam yerlere attığın çer-çöpü de alsana ! ( sonsuz küfür.....)


güzel bir günün ardından..

gündüz süpriz doğum günü kutlamamın ardından dışarı çıktığımız bir andan; kardeşim ve kelebeğim.


                              

sevimli kelebeğim/ manevi kızımın doğum günüm için elinin kalıbını çizdiği, iki satır yazdığı ve o minnak duduşlarına ruj sürüp öpücük kondurduğu kartım ve silikon fırın eldivenim..

doğum günü pastam- 1

doğum günü pastam- 2





23 Haziran 2012 Cumartesi

bitenler # 15


epeydir yazamadım..sağlık sorunları, hayati boyuta taşınan uyku sorunları.. yine de vakit bulunan ve keyif alınan gezmek tozmak, alışveriş, doğum günü hede hödöleri ve hediyelerim,denize ayak basmanın verdiği güzel his, hafif bronz ten, altın sarısı saçlar ..
uvv beybi ,hahahahaha :)

 16 haziran'da 30 yaşıma ( 3 onluk :) girmenin verdiği dayanılmaz hafiflikle, 30 yaş sendromuna resmi olarak girmiş bulunmaktayım..

                             


şu fotoları küçük küçük aynı kareye sığdırma işini, foto programlarından başkası yapamıyor ne yazık ki..blogger'da keşke böyle bir özellik olsa ya da sizlerden biri bana bu işin kolayını öğretip bi güzellik yapsa..



zaman su gibi akıp geçiyor..biten ürünleri, ha bugun ha yarın postlayacağım derken, az önce bi hışım fotolayıp, diğer postta yeni alınanları ve genel ; ne yaptım ne ettim'leri yazmak üzere bloglamaya başlıyorum canlar !


1- excipial hydro losyon : bloglarda su gibi kullanılan,e tabi benim de eksik kalamayacağım,alıp tükettiğim bir ürün.. ben su bazlı olanını aldım; daha hafif olur düşüncesiyle; ki yine su bazlısını alacağım..
nemlendirmesi gayet iyi.. 5 liraya ve ilaç niteliği taşıyan bir losyona her zaman yer var dolabımda.. foş foş sürüp bitirdim, yaz sıcaklarından beridir duş sonraları..

2- nivea dry comfort roll-on : çok severim, she ile dönüşümlü kullanırım..cam şişe,ve her kol kaldırışta burnuma gelen nivea kokusu ve temizlik hissi..

3- neutrogena yoğun bakım kremi : kaçıncı kavanoz bilmiyorum.. hem ekonomik hem de yoğun nemlendirme..yeni açtığım bu kavanozu ,iki gün içinde deniz sonrası duşlarda foş foş sürüp bitirdim,oh.

4- gliss ultimate repair :  5 puan 10 yıldız!
 hc complex 19 'dan sonra ( hc bir yağ idi ve bekletmek gerekiyordu tabii) asla vazgeçemem,dediğim bir saç ürünü oldu..kaygan,yağ gibi taranan saçlar, yoluk yoluklarımı düzelten kıvam, mis gibi koku, 15 lira fiyat..bitmeden önce yedeklemek için ,nereye baksam da kavanozunu bulamadım ve normal krem şeklinde olanını aldım..ilk bulduğum yerde stoklayacağım..nereye baksam bu siyah seri kavanozun olduğu sıralar hep boştu !demek ki çok satıyor!

5- palmolive koku giderici sıvı el sabunu : vazgeçilmez diyebileceğim kıstasta bir sabun ! günde 50 kere el yıkarken, bu rakamı 500e çıkartan nefis kokulu bir şey! parfumu çıksa anında alırım, o denli sevdim ..deepbeauty'ciğime de önermiştim hatta.. koku mükemmel..soğan sarmısaktan sonra bile elleri bi yıkamanız yetiyor..hem banyo hem mutfak sabunu kısacası..

6- sebamed intimate wash : trilyonuncu kutu bitti..yenisi çoktan beşli paket olarak alındı ve kullanılmaya başlandı..

7- apaks disk pamuk : bim ve a101 ürünü..her uğradığımda alıyorum, kumaş dokulu, gayet iyi..

8- sebamed bebe compact sabun : muhteşem bebek kokusu, hassas temizleme ve yağ gibi kayma özellikli bir sabun. tek kötü yanı çok çabuk bitmesi..bir bar, 10 banyo dayanırsa, kar..beşli paket almıştım,son 3teyim..

9- vazelin : ponza sonrası ayaklar için..eşimin bazı ayakkabılarını da hafif parlattığım oldu, tavsiye ederim.. deri ayakkabılaırnızı hafif yağlayıp süngerle parlatabilirsiniz..arabanın torpidosunu da sıklıkla yağlarım,özellikle yaz aylarında

10 - loreal preference renk yenileyici saç bakım kremi : annemden çarpmışımdır muhtemel, saçlarımı çok kolay taradı.bir kutu boya ürünü olduğu için satılmıyor lakin satılsa da zaten almazdım :)

11- loreal excellance krem : yine bir saç boyası ürünü..bikaç tane tükettim bunlardan..kolay saç açma amaçlı..

12- signal white now : ben bıktım yazmaktan, siz bıkmadınız mı okumaktan bunu..amma stok yapmışım, fırçala allah fırçala,son pakedi bitirdim !

13- dermalogica barier : muhteşem bir şey bu! kaçıncı paket bilmiyorum,ara ara elime geçiyor ve bayılıyorum bu hisse! paracıklarıma kıyıp alacağım bundan ! harika nemlendirme, harika cilt yenileme..

14- grassroots super anti oksidan jel : bu tester'dan da bikaç tane vardı, ara ara sürdüm..nemlendirmesi çok iyi..dukan diyetiyle orda burda okuyup tanıdığım goji berry yemişi ve nar özleri içeriyor sanırım..ismi çok uzun ,hepsini yazmak zor geldi :) almayacağım lakin biryerlerden yine çıkarsa sürüneceğim bir hedehödö :)

***

bir bitenler postunun daha sonuna gelirken herkese çok güzel haftasonları diliyorum..xoxo!



10 Haziran 2012 Pazar

MAC cosmetiks - evimde workshop :) MAC ürünlerim -toplu post- ve aldıklarım..



ALDIKLARIM : MAC TURQUATIC PARFUM VE GLITTER&HOLIDAY KOLEKSYONUNDAN mac 129 SE ALLIK FIRÇASI.
sanki hergün makyaj yapıyormuşum gibi, deli gibi para saçıyorum mac'tir, sally hansen'dir.. olmuşken tam olsun, artık yaş 30, iyisi olsun ;mantığı güdüyorum..canıma değsin, güle güle kullanayım :)

***
bundan sonraki fotoğraflar, kendi çekimim olup, bana kendimi özel hissettiren, çok keyif aldığım,evimde gerçekleştirdiğimiz harika bir "makyaj artistliği" çalışmalarından kareler :
..


 

                                     





                                     




Ataköy a plus avm, Mac mağazası müdüresi ve finalleri biten Numnum kardeşim, dün misafiirimdi..Müdiremin tüm malzemeleri yanındaydı, aynı zamanda çok genç ve yetenekli bir mua, benim sarışın çıtırım ! ve dün, evimde, hiç üşenmedi, herşeyi yaydı döktü ve abartmış olmam,gerçekten kişiye özel, muhteşem bir workshop sundu bana. akşamüstü atıştırmalarımız ve kahvemiz sonrası,şık ve samimi bir tekne davetine katılmak üzere ayrıldılar..ve sabah 6 suları kapımı tıklattılar tekrar :)

biz 3 çılgın çakırkeyf kız, öğlene kadar uzun bi kahvaltı eşliğinde ,sıfır uykuyla, hafif dumanlı ama hala muhteşem görünen mac makyajlarımızla, tadı damağımızda kalan bir muhabbetin dibine vurduk..
bu arada, zaten sıklıkla almadığım mac. ürünlerini,online ya da mağazalardan internet yoluyla edinmek yerine, müdire kardeşim/ biriciğim ,T.dağa geldikçe getiriyor siparişlerimi.. İst. gittiğimde kendi çapımda sağlam bir Mac çeyizi düzdüğümden beridir, fırçaları, farları," is that!" dedirtiyor.. rimeli hariç ; o kadar kusur, kadı kızında da olur..mac ürünlerinin çoğu, benim görüşüm, verdiğim her kuruşu hak ediyor.. " kalite,kendini şüphesiz belli ediyor" diyorum..


gelelim parfüme..
harika bir kokusu var..Müdire hanımı ve benim biricik aristokrat kardeşimi, Marc Jacops'dan, Bvulgari'lerden,Chole'lerden gayrisi kurtarmadığı içün, " gayet uygun fiyatlı" dedikleri ama kardeşim aldığında ve onda ilk kokladığımda çarpıldığım içün bu arzu nesnesine 109 lira bayıldım..
fırçam ise, bir mac kolesksiyoneri olmadığım için ve önemli olan, ergonomik /standart özellikli iyi bir allık fırçası edinmeyi istiyor olduğum için Glitter Ice Holiday serisinden 129 SE, adlı bebeği aldım bir de.. bu da 70 lira civarında..


daha önce aldığım ve çok severek kullandığım Mac ürünlerim ise şunlar : 

( 1 adet prep prime - 1 adet lipglass - 1 adet allık- 1 adet terracotta far- 1 adet krem rengi ışıltılı far- 1 adet göz fırçası- 1 adet glitter makyaj çantası- 2 adet göz kalemi- 2 paket makyaj temizleme mendili / bir pakedini henüz açmadım kıyıp da )

gelirken yolda ve kullanırken evde biraz canlarına okudum tabi :( fotolar epey kullandıktan sonra çekildi ve toplu bir Mac postum olsun diye ertelenip durdular..kısmet bugüneymiş..

kalemlere bayılıyorum..sürümleri çok güzel ve renkler harika!

standart pembe renk bir allık..


çift renkli ,en sevdiğim ve yere düşürüp paraladığım farım :( simli krem renkli olan kısmının çoğunu tükettim..


valizimde kırılmıştı, ne üzülmüştüm..kopan parçasını çok tozuduğu için ayrı bir kapta saklıyorum..özel geceler için, göz renklerime uygun, bol ışıltılı, çok kalıcı bir far..

çantam.. içindekiler mağazadan eşantiyon göz ve dudak makyajı için birer kullanımlık fırçalar ve fondoten pedleri..


işte bunu tek geçiyorum..harika bir fırça..


wipes.. gereksizdi, bir daha alsa almam..çok para,yazıktır :(

prep + prime, tam bir mucize..cildini tam anlamıyla kaymak gibi yapıveriyor insanın.. muhteşem bir baz..


                lipglassı severek sürüyorum.. kalıcı ve nude tonlarda, standart bir renk.herşeyle uyuyor..






herkese mutlu pazarlar ve çok güzel bir hafta olsun inşallah..



9 Haziran 2012 Cumartesi

ber-bad!

besbeter, besberbad,çok very bad durumdayım, el-aman..

ne oluyor bilemiyorum..
1 hafta içinde, hem de onca bakla,sarmısak,ıspanak vs yiyerek tam 4 (döööört) kilo almışım.geçen sabah tartıda şok yaşadım!
acil ,ödem atıcı çaylar aldım, avuç para verdim, 9 otu karıştır, her öğün taze demle.. iç-iç-iç-kova-kova-kova..
üstüne,yeşil çaya başladım, nerdeyse 1 günde 25 li paketleri bitiriyorum o derece !
hayatım kettle ile wc arasında geçiyo.

artı : karnımın şişi azıcık indi..
eksi: tuvalet kağıdı takmaktan bıktım!

tırnaklarım, yemin edebilirim ki, hayatınızda gördüğünüz ( niye böyle bi rezaleti görmek istediyseniz )en rezalet tırnak!
şuan bu postu sırf sinirimden, kendime öfkemden yazıyorum!
yazamıyorum desem daha doğru, zira köküne kadar yediğim kan revan içindeki tırnaklarım ( hala varmış gibi tırnaklarım diyorum bide) resmen parmaklarımı ağrıyoo!

cildim harap durumda!
ne oluyor bana ,inanamıyorum !

30 yaşına kadar çıkarmadığım ne kadar sivilcem çıbanım varsa hepsi yüzümde, özellikle boynumda !
kıpkırmızı ve şiş şişler..

kendimi bu kadar kötü hissettiğim bi zaman dilimini hatırlamıyorum desem abartı olmaz..

hayatım tepetaklak, kilolar,tırnaklar, dipleri birden uzayıveren sanki 5-6 aydır dip boya yaptırmamışım hale gelen, uzadığına ilk kez sevinmediğim ve kovalarca gliss repair döktüğüm saçlarım !

boynum sivilce dolu ve batıyolar ya, kaşıycam ,tırnak diplerimin sızlamasından kaşıyamıyorum...

bi insan kendine bu kötülüğü niye ve nasıl yapar ?

sırf tarihe not olsun diye yazdım..arada okur, bidaha bu hallere düşürmem elimi kolumu..

hööh!

7 Haziran 2012 Perşembe

kuvvet mira..

Yunus,içine döndü umut,dışına baktı kaos var..
Demir atmak istediğim ıslak 
limanlarda lodos var.....
Fokurdayan suda kaynayan 
kıskaçlar....
Kaynar kazanda ıslık çalıp duran 
ıstakozlar....
Öyle güçlü sesim var ama kalpsiz 
kulağı kulaksız

...
Canımı ölümlerden çekip almaya ,bu güç yetersiz.............

Dinsin ateş arsız,yanık içim alevsiz.
Gördüklerim doğruysa,bu çekip gidiş vedasız.
Benimle yaşlandılar ama benden önce ölü anılarım.
Şu sudan kabarcıklar ölüm tanıklarım.
Yok ki topum tankım.
Ardımdan kaynar su döker kepçeler.
Yanar her yer...her yerim...
Hepsi gayet farkındalar,ruhum ölüme dalar.

Dalan dalıp gider.

Dalını terkeder yaprak,ölür...
Sesim artık gidercesine güçsüz.
Sirenlerim bağırmaktan aciz.

Ateşle taciz......


Bir den.....
Birdenbire olup bitiveriyor.kabus da rüya da aynı.
İkisi de geçiyor,ömür gibi,vakit gibi.
Dünya bir efsane bizler hikaye.

Bir söz ülkesidir rap,manadan manaya,deryadan deryaya...

Mektubum al,derdimi gör..

Pirimi bul,halini sor.
Er ya da geç yollar bir....
Ah!..zaman ahir..
Alametten alamete gider devir.
Vah dervişim yollar taş.
Fallar boş,işler yaş.
Sallanıyor tepete geçmişin kopardığı onca 
kesik baş.
Sen sarhoş,ben geçmiş
Kim bulmuş ? Kim ermiş?
Gönül sualle taştı doldu.
Gassalın biriyle iki kelam dilime hasıl oldu.
Vardı yanıma dedi "yaşam ,ölüm kadar 
soğuktu"
Medet!.. Dedim ya hak!... İçim dedi "kalk 
kalk kalk!..."
Geceyi yırt ve ileri bak.
Güneşin orda bak!...
Haydi bir an düşün. hayat çetin oldu.
Ecel meçhul vakit,gelir vakit sakit.
Ceset aldı yolunu.
Bir yol buldum avundum.
Ben en doğru bildiğim yolu sonuna kadar savundum.
Hasretimin kopmayan iplerine sıkıca tutundum.
Melankolia'da bir balon bulup uçtum.
Uçup durdum.
Gördüm ki kime kime dum dum insan-ı yurdum.

Sordum "neden bu yolsuzluk yolsuz dostum?"

Bir den.....

Birdenbire olup bitiveriyor.Kabus da rüya da aynı.
İkisi de geçiyor, ömür gibi, vakit gibi.
Dünya bir efsane bizler hikaye.

Bir söz ülkesidir rap, manadan manaya, deryadan deryaya...

Beni ancak bir ama gördü 

Göremeden anladı neler hissettiğimi

Dert-size zeval olmaz


Bana ancak dilsiz anlattı
Dili olanın dile getiremediklerini
Teşbihte kusur olmazzz.............